En son yazımda birçok mesele olduğunu, diğer yazıma kadar da birçok mesele daha olacağını söylemiştim.

Ülkemizde yaşayanlar olarak bu çok da bilinmez değil. Her gün farklı bir gündem ile uyandık, uyanmaya da devam edeceğiz. Ama benim merakım şu ki; gerçekten uyanıyor muyuz?
Uyuyoruz, uyutuluyoruz.
Bir güzel mışıl mışıl ninni söylüyorlar bize; ‘danalar giriyor bostana’ biz de heyecanla ‘kova bostancı danayı’ diyoruz. Ne güzel de uyuyoruz! Güzel uyanabilecek miyiz, güzelliğe uyanabilecek miyiz?
**
Altın almış başına gidiyor. Geçtiğimiz haftalarda o kadar şaşırtıcı bir gün yaşadım ki, ‘yuh’ çektim. ‘Altın rekora koşuyor’, haberini geçti internet siteleri aradan bir saat geçti ‘Altın rekorunu tazeledi’ diye tekrar gördüm. Bir günde iki kez yükselişe geçti altın. Yastık altındakilerin sevinç nidalarını duyuyorum ama sevinmemiz gereken bir durum var mı, ben göremiyorum. Biraz artık sorgulamanın vakti gelmedi mi? 21.yüzyıldayız, her birimizin elinin altında akıllı telefonlar var. Bu telefonların içerisinde ise dünyaya açılan kapı internet… İnternetin içerisinde sayamayacağımız kadar çok bilgi, yorum, uzman var. Ekonomistler var mesela, herkesin anlayacağınız dilde piyasada olanları anlatıyorlar ve dürüst olmam gerekirse ‘siyasetçilerden’ çok daha detaylı bir şekilde anlatıyorlar olanları, eksik bulamıyorsunuz. Öyle bilgiler sunuyorlar ki önünüze, inkar edeceğiniz bir kapı bırakmıyorlar. Girip bakmanızın zamanı gelmedi mi sizce de? Ha tabi sorumu değiştirmem de gerekebilir önce; gerçekleri öğrenmeye cesaretiniz gelmedi hala?
**
Üniversite tercihlerinin son günleri… Adaylar heyecanlı mı diye merak ediyorum. Malum pandemiden ötürü üniversitelerin online olup olmayacağı hala kesinleşmiş değil. Üniversite öğrencilerinin bile aklı karışıkken, üniversite adaylarının heveslerinin kaçmış olması kadar normal bir durum olamaz. Ne hayaller kurarken karşılarına koronavirüs denilen lanet çıkageldi. Ne normal bir ortamda sınava girebildiler, ne de normal bir ortamda üniversiteye başlayabilecekler. Yine de herkesin gönlündeki neyse o olsun dilerim…
**
Ağustos ayını neredeyse ortaladık. Zaten 2020 yılı bizim için neredeyse yok. Ha korona geldi ha evde kaldık derken, maskelerin esiri altında yazı atlatmaya çalışıyoruz. Havalar çok sıcak, maske nefes aldırmıyor. Korona desen köşe başında bizleri bekliyor. Buradan bakınca da işler içler acısı hale bürünüyor. 2021’e umutlu bakabilir miyiz? Türkiye’de yaşıyorsak sanki biraz zor. Umut kavramını bile yitirdik sanırım. Sözlükte anlamını arayacağımız bir kelime olarak kendini yaşatacak yakın zamanda ‘umut’. Bırakmamak için direniyoruz ama yorulduk, yoruluyoruz. Daha da yormaya devam edecekler mi?
Edecekler.
**
Mor ve Ötesi grubunun çok sevdiğim bir şarkısı var ‘Dünya Yalan Söylüyor’ albümünden. Şarkının ismi Uyan. Ondan bir bölümü de paylaşarak noktalıyorum kelimelerimi.

“Canım kardeşim, bak senin ellerinde hayatımız
Uçan kuştaki güzelliği kaybettik, hastayız
Çok sıkıldım ağlamaktan, durmaktan
Bu ahlaksız oyunlara devam etmek günah, günah
Uyan artık uyan
Uyan dostum uyan
Uyan artık uyan karanlık uykundan.”