Karantinanın bir diğer sabahından merhaba
Karantinanın bir diğer sabahından merhaba;İnsan evde olunca kendisiyle daha çok baş başa kaldığından, düşünmeye de başlıyor yavaş yavaş. Kendiniz gözlemliyor. Dünleri daha çok inceliyor.
Geçtiğimiz akşam bir şeyin farkına vardım ki, kendimizle vakit geçirmekten çok kaçınıyoruz. Bu pandemi döneminde belki sizler de fark etmişsinizdir. Toplum olarak böyle bir alışkanlığımız var. Kendimizle vakit geçirmek, kendimize yatırım yapacak şeylerden kaçıyoruz sanki…
Sürekli diğer insanlarla birlikte vakit geçirmek gibi bir isteğimiz var. Yapmak istediğimiz her bir eyleme yanımıza bir ortak arıyoruz.
Spora yazılmak istiyoruz, yanımıza bir arkadaş arıyoruz.
Sinemaya gitmek istiyoruz, yanımıza biri arıyoruz.
Denize karşı kahve içmek istiyoruz, yine bunu tek başımıza yapmak istemiyoruz.
Halbuki ne kadar da güzeldir, kendinle vakit geçirmek! Kendi kendinin arkadaşı olmak, düşüncelerle barışmak…
Belki de düşüncelerimizden kaçmaya çalışıyoruz ya da yalnızlıktan korkuyoruz.
Yalnızlık da kendince çok güzel bir arkadaştır. Korkmamak gerekiyor.
Hatta zaten günümüzde yalnız kalmak o kadar zor ki! Sosyal medya buna zaten önayak oluyor. Bu yüzden yalnızlığı tercih etmek insana çok büyük bir kazanç sağlıyor. Kendini daha iyi tanımanı, hislerine kulak vermene yardımcı oluyor.
Belki de bu yüzden ‘evde kaldığımız’ sürelerin ardından, biraz rahat alan bulduğumuz ilk anda doluştuk sokaklara. Toplanmalara katıldık, düğünlerden ‘1 saat’ geri kalmamayı tercih ettik. Ha bunu yaparken maskelerin neden kollarda, çene altlarında olduğuna dair ise bir fikrim yok…
Öğrenmemiz gereken bir süreç bu. Kendimizle vakit geçirmenin güzelliğini keşfetmek için harika bir zaman dilimi.
Evinizle vakit geçirdiğinizle, evdeki can dostlarınız ile ilgilendiğinizle, kitap okuduğunuzda, cildinize bakım yaptığınızda, gözlerinizi kapatıp sadece uzanarak müzik dinlediğinizde aslında kendinizle vakit geçirmiş oluyorsunuz. Bunları yaparken de biraz da hem zihninize hem de vücudunuza kulak kabartabiliyor ve ‘şu anda nasıl hissediyorum’ diye sorabiliyorsunuz. Bu da zaten alacağınız kararlara çok büyük bir etken oluyor. En doğrusunu seçebilmek için bazen ‘başkalarına danışmak değil’ kendinize danışmak gerekiyor.
Kendinizle vakit geçirmekten korkmayın, yapacağınız aktivitelerde illa yanınıza ‘birisi olsun’ mantığı ile birilerini oturtturmayın.
Yalnızlığınızı sevin!
Herkes gider, o kalır…