Pandemi dönemi hayatımıza yepyeni kavramları da beraber getirdi aslında.



Pandemi dönemi hayatımıza yepyeni kavramları da beraber getirdi aslında. Özellikle evde kaldığımız dönemde psikologlar bu dönemi ‘öz farkındalık’ için önemli olduğunu, kendimi tanımamız için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini söylediler.
Böylelikle hayatımıza girmiş oldu ‘öz farkındalık’.
Nedir peki bu kavram diye baktığımda şöyle güzel bir tanım ile karşılaştım; sizi siz yapan yani kimliğinizi oluşturan tamamıyla size has niteliklerin ve kendinizin farkında olmaktır. Size özgü bu bileşenler, düşünceleriniz, deneyimleriniz ve yeteneklerinizi içerir.
Bu tanımı bilince ise her şey yerli yerine oturdu. Evde kaldığımız dönemde kendimize dönmek, neyi sevip sevmediğimizi sorgulamak, isteklerimiz, hayallerimizi, hedeflerimizi ele almak için önemli bir dönem olduğunu anladım, anladık. Sonrasında ise normalleşme sürecine girmiş olsak dahi kimilerimiz için devam etti. Güzel bir yetenek elde etmiş gibi olduk aslında.
Öz farkındalık neden bu kadar önemli, sorusunu bir soralım kendimize.
Bu konuya önem vermemiz gerektiğini şu şekilde açıklayabiliriz; öz farkındalık sayesinde tercihlerimiz, kararlarımızı daha bir bilinçli alırız ve sonucunda hüsrana uğrama riskini azaltırız. Bu da bizi aslında daha mutlu insan yapar.
Öz farkındalığı arttırmak ve bu beceriyi elde etmek ise aslında o kadar kolay değil, biraz zaman istiyor. Ama sonunda kesinlikle olduğumuz yerden daha iyi bir yer bizleri bekliyor. Bunu nasıl yapacağız? Kendimizi gözlemleyerek.
Bir düşünün.
Gün içerisinde durup, şöyle bir dışarıdan kendinizi gözlemliyor musunuz?
Şu anda ne hissediyorum diye kendinize soruyor musunuz?
Hayatımın hangi noktasındayım ve neler istiyorum diye düşünüyor musunuz?
Bu soruları gün içerisinde sormak için kendimize zaman ayırmıyoruz bile. Sabah kalkıyoruz, kahvaltı telaşı, ardından işlerimize gidiyoruz, iş yerinde işten başka bir şey düşünmüyoruz, insanlarla sohbet ediyoruz, eve geliyoruz, belki biraz temizlik belki akşam yemeği telaşı, sonra kitabımızı okuyoruz, filmimizi izliyoruz ve uykumuz geliyor.
Yani aslında hep başka şeylerle meşgul oluyoruz ve bir 15 dakikamızı bile yukarıdaki soruları kendimize sormak için vakit ayırmıyoruz. Halbuki sadece ’15 dakika’.
O zaman hadi başlayalım!
Bunu bir program haline getirmemize de gerek yok, canımız ne zaman isterse. Belki sabah kalktığımızda, belki akşam yatmadan önce, öğle aramızda veya yürüyüşte… Bütün düşünmemiz gereken şeyleri 15 dakikalığına kenara bırakıp, ‘şu an nasıl hissediyorum’ diye sorabilir ve öz farkındalığımızı geliştirmek için adım atabiliriz.
O soruların cevapları, sizi bile şaşırtacak inanın.