Dün öğle saatlerinin ardından fotoğraf gelmeye başladı. Yoğun bir duman…
Dün öğle saatlerinin ardından fotoğraf gelmeye başladı. Yoğun bir duman…‘Neresi yanıyor’ soruları ile doldu mesaj grupları. Ardından farklı noktalardan farklı fotoğraflar. Her birinde duman gittikçe daha büyüyordu. Dumanın büyüklüğünden anladık yanan alanın ne kadar büyük olduğunu.
Gelibolu’da bulunan Ilgardere Köyü tarafında dediler ve o andan itibaren birçok basın mensubu olay yerine doğru harekete geçti.
‘Umarım’ dedim, ‘Sadece göz illüzyonudur ve hemen söndürülür yangın.’ Hemencecik bitiversin de bizim arkadaşlar ‘Biz bitene kadar söndürmüşlerdi’ desinler diye bekledim ama maalesef beklediğim olmadı. Öyle sert esen bir rüzgar vardı ki görüntülerde, durumun daha da kötüleşeceğini anladım. Hemen müdahaleye başlandığı bilgisini verdi arkadaşlar. Yaygın televizyon kanallarına bağlanmaya başladı tanıdık isimler, telefonlar çekmedi. Bütün geceyi orada geçirdiler, doğru bilgiyi vermek için ellerinden geleni yaptılar.
Herkes ayrı bir savaş verdi Gelibolu’da geçtiğimiz gün. Basındaki arkadaşlarıma, abilerime teşekkür etmenin yanı sıra en büyük teşekkürü orada canla başla mücadele eden 500 personele ediyorum. İyi ki varsınız! Umarım hiçbir kimseye zarar gelmemiştir. Gelen zarar zaten canımızı yeterince yaktı…
Akciğerlerimize duman dolu geçtiğimiz gün, doğadaki canlıların evleri yandı.
Sebep ne bilmiyoruz ama hepimizin bir tahmini var. Kimilerinin teorileri bile var. Var da var… Hangisi doğru bilinmez ama bildiğim tek bir şey var; böyle bir yangının sorumlusu ‘insandan’ başkası olamaz.
Küresel ısınmaya katkı sunan da insan, sigarasını otların arasına atan da…
Mangal ateşini yakan da insan, doğaya ihanet eden de…
Üzülüyorum… Artık ‘insan gibi davran!’ söz öbeğinin anlamını kaybettiğini düşünüyorum. ‘İnsan gibi davranmak’ artık çok ürkütücü geliyor bana. Haksızlık etmek istemediğim iyiliklerle dolu birçok insan da tanıyorum ama bana yeterli gelmiyor bir türlü karanın üstünü kapatmaya. İnsanlık elden gidiyor.
Üzülüyorum…