Askeri Eğitim, bütün Eğitim birliklerinde yapılır, son gün YEMİN töreniyle dağıtım başlar; özel çağrılı kurumlar yanında yemin edecek askerlerin aileleri, Türkiye’nin her tarafından katılır…

Çanakkale’de 116 Jandarma Alayında yapılan törene ben de Urfa / Akçakale’den gelen Salih Arslanhan isimli genci izlemek için (52 yıl önce 1974 yılında Urfa Ticaret Lisesi’nde derslerine girdiğim, İbrahim Arslankan
isimli dedesinin saygısı-ricası, üzerine katıldım…
Çanakkale 116. Jandarma Alayı’nda Yemin Töreni 28.08.2026 saat 09.00 başladı.

Uzun yıllar katılmadığım bu Yemin törenine, asker olan tüm gençlerimizi gurur duyarak, duygulanarak, izledim…

“Askeriyede temel askerlik eğitimi (acemilik) bittikten sonra yemin edilmesinin temel nedeni, vatan hizmetine hukuki, ahlaki ve kutsal bir bağlılık sözü vermektir.
Askerlik yemini, sıradan bir söz vermenin ötesinde derin anlamlar taşır:

Vatan ve Millet Sözü: Asker, aldığı eğitimlerin ardından vatanını, milletini ve cumhuriyetini canı pahasına koruyacağına dair herkesin huzurunda resmi bir taahhütte bulunur.

Hukuki ve Resmi Başlangıç: Yemin töreni, acemilik döneminin bittiğini ve kişinin artık tam anlamıyla bir "profesyonel/asli asker" statüsü kazandığını hukuken belgeler. Bu andan itibaren askeri ceza kanunları ve sorumlulukları tam olarak başlar.

Silah Arkadaşlığı ve Güven: Aynı anda yemin eden askerler, birbirlerine ve komutanlarına canlarını emanet edeceklerine dair ortak bir bağ kurarlar. Bu durum askeri disiplinin ve moralin temelini oluşturur.

Manevi ve Psikolojik Hazırlık: Yemin etmek, askerin psikolojik olarak "silah altına alındığı" gerçeğini kabullenmesini ve görev bilincini en üst düzeye çıkarmasını sağlar. Askeriyede temel askerlik eğitimi (acemilik) bittikten sonra yemin edilmesinin temel nedeni, vatan hizmetine hukuki, ahlaki ve kutsal bir bağlılık sözü vermektir.” https://www.google.com/search?q=askeriyede+e%C4%9Fitim+sonras%C4%B1+neden+yemin+edilir.
https://www.google.com/search?q=Vatan+ve+Millet+S%C3%B6z%C3%BC

Yukarıdaki ana başlıklarla, YEMİN etmenin boyutu açıklanmış, yemin ve namus kavramlarının birbirini tamamlayan unsur olduğu ortaya konulmuştur…

Bu vatanın, kolay kazanılmadığı, koruyup kollanmanın kolay olmadığı gerçeğini bilerek; dini-ırkı ayırımı olmadan, bir arada aynı marşları, aynı duyguları, aynı yemini; aynı emir-komuta söylemi içindeki “disiplini” yaşarken; heyecanlandım…

Hep beraber söyledikleri, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene ! Ve Vatan, sana canım feda” ! Söylemleri hem gurur verici, hem uyarıcı hem vatana ihanet edenlere-edeceklere, dikkatli bir göndermeydi …!?

VATAN,

Namık Kemâl’in Arif Nihat Asya’nın, Orhan Şaik Gökyay’ın, Mithat Cemal Kuntay’ın şiirlerinde ayrı ayrı yer alır eşliğinde

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır." Mithat Cemal KUNTAY

BAYRAK ve VATAN. Hamasi şairimiz Mithat Cemal Kuntay'ın “ONBEŞ YILI” Karşılarken” başlıklı şiirinin son beytini bilmeyenimiz yoktur.

Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.
“Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli:
Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli”
bugünün farkında olup ATATÜRK’ÜN askeri olmanın söylemini ve anlamını da çok iyi bilir…

“Arkamız Osmanlı ise önümüz ATATÜRK’TÜR !?...”

Çanakkale’den SEVGİLER ….


05. 09. 2026
Dr. Hayrettin Parlakyıldız
Akademisyen /Araştırmacı-Yazar
E-posta; [email protected]