TÜRKÇE !?.. ANNEEEEEEE !... __ Yine ne var, ne bağırıyorsun… ---Senin gönlünde, ruhunda, benliğindeyim, işte !?... kendince kal, kendine dön, kendi öz güvenine bak ben görevimi yaptım…
Anneler Günü’ne güzel konuşan annenin Türkçesiyle başladık… Neden, bu cümle, çünkü ANNELERİMİZ-KANDINLARIMIZ Türkçe’mizi iyi kullanırlardı da ondan !?...
Ya, şimdi nerede o güzel tonlamayla konuşan kadınlarımız-annelerimiz ?
Çocuğu küçükken onu BEBEĞİM diye sevenler, hâlâ çocuğu 15-20-30-40 vs yaşına gelmesine rağmen onlara bebeğim demeleri var YA !?..
Anneler bu açıklamamızı yadırgayabilirler; evlenmiş, “baba-dede” olmuş, kişiye eşinin yanında bu hitabın söylenmesi, annenin, oğlu ve eşi olan gelini tarafından yadırganır…
Annelerin-babaların, yöresellikten gelen konuşma biçimi Türkçemizin konuşma kurallarını zedeler ki, bunu da düzeltmek zordur… Halk arasında büyüyememiş ANA ÇOCUĞU söylemiyle anılmak, kişiliğimizi zedeler…
Bunlardan başka, kadınların, her canlıya söylediği yerli-yersiz aşkım demekten kendilerini alamıyor olmaları, birbirilerine aynı şeyleri anlatmaları, ”yani-li-aynen-li” annelerimiz-kadınlarımız çoğaldı, o güzel Türkçe konuşanlar kayb’oldu…
Erkeklerimiz ise, “bebeğim-aşkım” kelimesini az kullanırken; onların da bir sıkıntısı var; boşluktan mı hoşluktan mı “sokakta-çarşı, pazarda” elleri BURUNLARINDAN gitmiyor…
Bu özel günde bunları yazmak zor, Türkçe konuşmayı annesinden öğrenen günümüz gençlerine Türkçe konuşmadaki estetiği, “ağız ve şiveyi” kullanmadaki tonlamayı hatırlatmak istedik…
Lâkin, dilimizin güzelliğini veren kadınlarımız, kendilerine yakın biri seslendiğinde, en içten-riyasız söyleyişiyle CANIMMM, ifadesini kullanırlardı ki, bunda cinsellik yatmaz-barınmaz; barınırsa, o SÖZ söylenmezdi, çünkü, burada gönül hoşluğu, hoşgörü ve yardımlaşma gücü içinde beraberlik bulunurdu !?..
HİSLER aile bütünlüğünü, hisseler MAL bütünlüğünü etken kılar… Hisselere düşenler, mallaşır, hislere düşenler berraklaşır, zarafet değer bulur
Aile hayatında ben-le-y-en-in inlemesi, biz-le-y-e-nin gizlenmesi, sen-le-y-en-in siz-le-n-mesi olmayınca sızlanması; o-n-la-ya-n-ın onay-la-t-ması çok olur… Onaylatanlar demokrasiyi, onaylatmayanlar otokrasiyi yaratır.
Her türlü yokluğa ve çileye, göğüs geren, çalışan-üreten Anadolu ve Dünyadaki
kadınların hepsini kendi bakış açımızla YILIN ANNESİ ilân ediyor, MERHABA diyorum…
TÜM şiddete ragmen, küfrü bırakıp, şükür içinde ANNE olan-olmayan, aday olmaya hazır olan kadınlarımızla; garibin-fakirin, mahkûmun anası olanlar, sizlere de SEVGİLER-SAYGILAR…
Yaşam kalitemizi artıranların yaşayanlarına, sağlıklı yaşam diliyor; dost ve arkadaşlarımızın, aramızdan ayrılan annelerini-eşlerini rahmetle; bizim aileden anne olan, aramızdan ayrılanları, merhum eşim Mebrure Hanımı saygı ve özlemle anıyor. RUHLARI huzur bulsun, diyorum…
Çanakkale’den saygı ve SEVGİLERLE…
10.05.2026
Dr. Hayrettin Parlakyıldız
Akademisyen, E. Öğr. Üyesi
Araştırmacı-Köşeyazarı
E-posta: [email protected]