“Ne yersen O’sun” cümlesini daha önceden duydunuz mu? Ben bu cümle üzerinde düşündüğümde aslında bu cümlenin birçok şeye uyarlanabildiğini fark ettim.

“Ne yersen O’sun” cümlesini daha önceden duydunuz mu? Ben bu cümle üzerinde düşündüğümde aslında bu cümlenin birçok şeye uyarlanabildiğini fark ettim. “Ne giyersen O’sun”, “Ne dinlersen O’sun” gibi birçok kelimeye oturuyor bu cümle. İşte tam da bu anda dank etti bana…
Aslında “Neyi tercih ediyorsak biz O’yuz”…
Müzik, yemek, eş, arkadaş, iş, ev, koltuk, film…
Neyi tercih ediyorsak, bizi biz yapan şeyler oluyor ve bu şekilde tamamlanıyoruz. Bu yüzden bu kadar fazla insanın arasında her birimiz birbirimizden farklıyız. Bu yüzden robotik 21.yüzyılda, hala da farklılıklarımız var. Kombinasyon o kadar çok ki, ne kadar kızsak da nefret etsek de, insanlık kavramında takılı kalıyor aklımızın bir kenarı.

Bizi biz yapan şey tercihlerimiz.
Belki de bu yüzden sürekli doğru tercihler yapmaya çalışıyoruz. Sürekli en doğrusunu bulmaya çalışıyor ve en iyisini arıyoruz. Bulan var mı her aradığında? Bazen bu kadar kolay olduğunu hiç düşünmüyorum.
Bizi biz yapan mademki tercihlerimiz, iyisiyle kötüsüyle tercihlerimizi bir düşünelim bugün. ‘Gizem kimdir?’ diye soracağım bugün, ‘Gizem’in tercihleri neler acaba?
Neleri sever, neler alır, neler giyer, neler dinler…
Beni ben yapan her bir parçamı söküp, cilalayacağım bugün ve bunu sürekli yapmaya çalışacağım. Bazen parçalarımızı bir gözden geçirmek çok işe yarıyor.

Bizi biz yapan şeylerden biri de aldıklarımız.
Satın aldığımız her bir ürün/hizmet bizim karakterimizi somut hale getiriyor bir yerde. Bu yüzden olsa gerek, ilk çağlardan bu yana çeşitli kolyeler, çeşit çeşit bardaklar, farklı tasarımlar görüyoruz. Yani sadece aletlerin işlevselliğine değil, estetik algısına da dikkat ediyoruz. Estetik durmak ile ilgili kaygılarımız çok eskiye dayanıyor ve aslında kimse boşuna bunu yok etmeye de kalkmasın.

Almak isteyip alamadığımız tonlarca şey var. Peki onlar da tanımlar mı bizi? Yetmeyen maaşın yüzünden alamadığın şeyler de senin tercihlerin midir? Alamadıklarımız ile de var olabilir miyiz?
Almadan da yaşayabiliriz?
Bu soruların çeşitli cevapları olabilir. Kendinize sorduğunuzda ne cevaplar alacaksınız, bence bu önemli.