Aralık-Ocak-Şubat KIŞ ayı. ama yaprak dökümü devam ediyor, Şebinkarahisarlı tanıdık arkadaş ve dostların aramızdan ayrılmaları hüzün veriyor…

Bu dünyadan göç edenlerin-kaybettiğimiz arkadaşların, dostların, akrabaların, eşlerin yokluklarından oluşan ıstıraplarını hem yaşar hem eksikliklerini sık sık duyar, bazen gözyaşı bazen dua ile anarız…
08 Ocak 2026 günü aramızdan ayrılan hemşehrim, arkadaşım, aile dostum, Ankara’lı, Şebinkarahisar’lı ailelerin yakından tanıdığı, Ankara / İncirli PTT Müdürlüğünden emekli, Ankara Vakfı Şebinkarahisar Derneği yönetiminde olan Cevdet Tuna’yı maalesef kaybettik.
CEVDET: (Ar.) Er. 1. İyilik, güzellik. 2. Olgunluk. 3. Büyüklük. 4. Tazelik. 5. Kusursuzluk. . https://www.tahavi.com/isimlerin-anlami-c-harfi/
Adının anlamıyla uygun “iyilik-güzellik, olgunluk-tazelik ve kusursuzluk taşıyan, başak burcu olduğu için ayrıca titiz, yaptığı işi önce kendisi beğenip sonra başkalarına beğendiren bir anlayışa sahip; konuşkan-natıkası kuvvetli, ne okuduğunu, ne yediğini, nereden geldiğini bilen başarmada iddialı, kavgalardan uzak, disiplinli-işinin ustası bir babanın oğludur O ! Milli, ahlâki değerler sistemine bağlı, cömert ve Şebinkarahisar âşığı …
1958 yılında saraçlık çıraklığına başladık kimin yanında, hangi saraç ustasının dükkânında ? sayalım, ustalarımızı, kalfalarımızı :
Saraç ustaları;
1- Hayri Tekışık, 2- Hasan Özbaşar-Hulusi Özsaraç, bu ustadan yetişen kalfalar Sezai ve Zekai Sarıöz 3-Mustafa Eroğlu, 4- Ahmet Pazarbaşı-Salih Pazarbaşı-Şinasi Pazarbaşı-Metin Pazarbaşı, 5- Cahit Tuna,
Kalfalar: İlhan Sayılgan, İzzet Fener, Kemal Cağcağ, Sezai Sarıöz- Zekai Sarıöz kardeşler ( sonradan dükkân açarak, usta olanlar)
Çıraklar: Ahmet Kızıl, Mithat Şavlı, Hayrettin Parlakyıldız, Cevdet Tuna, Cengiz Kahraman, Aşağıbahçe’den Mehmet Cengiz (yiğidim Mehmet)…
Söz varlığımız içinde yer alan deyimlerin farkında olmadan “git testiyi çeşmeye vur da gel” denilen, gerçekten testiyi çeşmeye vurarak, kırıp getirenle, deyimin esprisini anlayıp suyu doldurup getiren çocukların farklılıklarını ispat ettikleri YER…
Ergenliğe erişen erkek çocuklarını pasif (argo-küfürlü) söylemlerle (hadi…aslanım) işe gönderip başarı kazanmalarının sağlandığı YER…
Dün o çıraklıkta, o çarşıda, o salı pazarının kalabalığında olmasaydık, ayaklarımızın üstünde duramaz, kendimiz olamaz; BUGÜNÜ anlamaz-anlatamazdık DÜNÜ bu güne bağlayamaz, mutlu olamazdık…
SARAÇLIK günlerimizde beraber olduğumuz rahmetli Şinasi Pazarbaş ile Mustafa Silâhçı, İlhan Sayılgan, Sezai Sarıöz ağabeylerimizden aramızda olanlara saygılar, olmayanlara RAHMET; çocukluktan bugüne gelen dostluğumuzla bütünleşen artık aramızda olmayan CEVDET TUNA’ya özlem !...
ANILARDA KALANLAR :
Yıl 1968 sonbahar, şehrimiz Şebinkarahisar’da havaların soğuduğu Eylül ayının hafta sonu günlerinden biri, hafif de yağmur atıştırıyor…
Cevdetler-in ev anayola bakıyor, ben, Cevdet ve Ergin Cevher. (Ben, Ovacık Köyü İlkokulu’nda öğretmen, Cevdet AÜ. DTCF’te, Ergin’de AÜ Ankara Tıp Fakültesi’nde öğrenci. pencerenin önünde oturuyoruz…
Cevdet’în annesi rahmetli Ayşe ablamız, karşıdan dört kişinin omuzunda gelen kimsesiz tabutu görünce, gidin siz de yardım edin, sevaptır dedi. Bizler de hemen dışarı çıktık, tabutun altında gelenlerle 7 kişi olduk ve sırayla SAL değişimi yaparak, cenazeyi şehir mezarlığına taşıdık, gömülmesine yardım ettik… Ayrılırken üçümüzü de çağırdılar; ölen kişi için savm (Iskât-ı salât, ölen kişinin kılınmamış namaz borçları adına) parası verdiler…
Eğitim-Öğretim Kurumları dönem ve yıl sonu faaliyetlerinde sosyal etkinlik yaparlar. 1964 yılı olacak, Özel olarak açılan LİSEMİZİN öğrencileri Cevat Fehmi Başkut’un Paydos piyesini sergilediler. Bu oyunda Cevdet Tuna ve Ergin Cevher’de vardı, her iki arkadaşımız da oyunda aldıkları rollerini başarıyla yaptıklarından, başrolde olan Ergin Cevher-Cevdet Tuna ekibi ayakta alkışlandılar…
Yıl 2023 Şebinkarahisar’a gideceğim, aylardan temmuz. Konaklamak için Öğretmenevini aradım, kapalı, yer yok. Sonra da Cevdet’i aradım, durumu tartıştım; gönlü zengin dostum;
--- Ben evde yalnız kalıyorum, sen de “DİŞ FIRÇANI al, gel, bir odamız boş, beraber kalırız deyince,
--- Geliyorum deyip Ankara’dan yola çıktım (Bayburt Turizm otobüsüyle)…
Bir hafta aynı evde samimi-candan karşılanma içinde beraber kaldık… Başak burcunun titizliği içinde dikkatli, misafirperver tavırlarıyla, ilk gece ve sonraki gecelerde kalacağım odayı konaklayacak hale getirmişti. Sabah kahvaltısı hazırlanmış, kendisi ilaçlarının saatini kâğıda yazmış, dikkatli şekilde sağlık işini rahat yürütüyordu. Ben de kendi alışkanlıklarımla sağlığıma dikkat ediyordum…
Cevdet’in özel sohbetlerini bilenler, zaman zaman esprili anlatımlarını memleket ağzıyla çok iyi bir dinleticiydi… Yanında olan sıkılmaz, aç kalmaz, ANILARLA sizi buluşturur, vefa dolu bir arkadaş ve dosttu O !...
Sizlerin de anılarınız elbette çoktur, oyun arkadaşlığı olanlar, kahve sohbetlerinde beraber olanlar, yılın ÜÇ ayını çok sevdiği Şebinkarahisar’da geçiren sevgili dostumuzu sizlerle beraber hatırlamış da oluruz.
Çanakkale / Gelibolu’da dostu, yılların arkadaşı Yılmaz Aktuna ve ben rahmetli Cevdet ile Cevdet’in halasının oğlu Asım Özsaraç’la aynı ay içinde ayrıldılar; onların da çok sevdiği Mehmet Çakın ağabeyimiz de anılarımızda kaldı, hepsini hayırla ve dua ile anıyoruz…
- Cevdet, KKTC’ye bir türlü gelemedi. Ben KKTC’deyken, Türkiye’ye geldiğimde kendisinin de KKTC’yi görmek istediğini, ama aynı uçakla gelmek istediğini söylemişti, ben Ankara’ya geldiğimde, dönmeden önce aradım, gider miyiz dediğimde memleketteyim, deyince, gelemedi… Onu da kısmet değilmiş açısından değerlendirdik…
Rahmetli Cevdet’mizin SESİNİ son kez 22 Kasım 2025 akşamı, Geyikli’de Enis Tuna’nın evinde, rahmetli Asım Özsaraç kardeşimizin hastahaneye kaldırıldığı haberini Cevdet’e veren Enis kardeşimizin telefonuyla duyduk, sesi ve o andaki mutat esprisi hâlâ kulaklarımda; ikisini de sevgi ve özlemle anıyorum…
Sevgili kardeşim-dostum Cevdet Tuna'ya HAK HELÂLLİĞİMİ gönderiyor, KKTC /Girne'den dualarımızla rahmet ve ruh huzuru diliyorum....
Başta oğlu Gökhan, kızı ve eşi ile tüm Tuna, Pazarbaşı-Özsaraç ailesine başsağlığı ve sabırlar... Şebinkarahisar sevdalısının, memleketteki dostlarının da başı sağ olsun...
O, şimdi ne yapıyor diye sorsak Ankara Karşıyaka Mezarlığı’na gelen hemşehrilerini de izlediği kesin
Bu haftadaki yazımızı, Çanakkale Boğaz Medya ve Yeni Şebinkarahisar gazetesi-internet gazeteciliği üzerinde CEVDET Tuna'ya ayırıyorum...
Şebinkarahisarlı can arkadaşımız Cevdet Tuna’yı da saklayıverdik !...
TÜM okuyucularımıza Şebinkarahisarlı hemşerilerimize Çanakkale’den SEVGİLER !...

23 01.2026
Dr. Hayrettin Parlakyıldız
Akademisyen, E. Öğretim Üyesi
Araştırmacı – Köşe yazarı
E-Posta : [email protected]