İnsanlar arasındaki dayanışma ne kadar da önemlidir aslında…

İnsanlar arasındaki dayanışma ne kadar da önemlidir aslında… Eski zamanları hatırlar mısınız? Annelerimizin kışlık hazırlarken, örgü örerken, çocukları büyütürken ne kadar da dayanışma içerisindelerdi…
Komşudan az mı yumurta istedim, elimde kâse ile kapıları çalıp ‘Annem varsa biraz şeker istiyor’ demedim… Şimdi kimse kapıları çalmıyor boş kâselerle, zaten kimsenin komşusu da yok.
‘Komşu komşunun külüne muhtaçtır’ diye bir atasözümüz var. Boşuna söylenmemiştir bu söz… Öyle bir an geliyor ki sığınıyorsun komşuna, yardım istiyorsun, birlikte gülüyor birlikte paylaşıyorsun. Yemeğini de paylaşıyorsun, ‘komşuda pişen sana da düşüyor’ işte…
‘Yakın komşu hayırsız akrabadan yeğdir’ derler… Nasıl da güzel demişler! Ağır eşya kaldırman gerekir yardımına koşar, evde aklın kalır çıkıp bakar, sen tatildeyken çiçekleri bile sular. Sen de yapmaz mısın? Yaparsın tabii! Hem de seve seve! Her bir derdine koşmaktan hiç de gücenmem komşularımın. Çok şükür bu zamana kadar hiç tatmadım değil komşuluk, onlar da sonra evlerimiz ayrılsa dahi dost olarak kaldık. Baki olduk ömürlerimizde…
Ama azalıyor komşuluk, herkes hemen kapılarının arkasın saklanıyor. Ne selam var ne sabah, günaydın iyi akşamlar desen çoktan bitti…
Kapanmayalım şu cep telefonlarının içine, komşumuzu çaya davet edelim!