‘Aslında Türkmüş' ...

Kızılderilileri mi Türk yapmadık, Kim Kardashian’ı mı, uzaylıları mı...

Bireylerden ziyade, pek çok gelenek de aslında Türk geleneği imiş; bilmiyorsanız eğer.

Şaka bir yana; uzun soluklu kökenlerimiz ve mozaik misali çoğulculuğumuz ile dünyaya sosyo-kültürel miraslar bıraktığımız gerçeği yadsınamaz.

Yılbaşının gelmesiyle beraber ilk defa duyduğum bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.

Konuyla ilgili Zübeyir Batur’un ve Muazzez İlmiye Çığ’ın açıklamalarına denk geldim.

Özet geçmek gerekirse; Türk tarihinde yeni yıla geçilen gün 22 Aralık’tır. Yani, 'Kış Dönümü', aslında yılın ilk günüdür. Türklerde bu gün, ‘Gece ile Gündüzün savaştığı gün’ olarak biliniyor. Özelliği ise, gündüzlerin uzayıp, gecelerin kısalmaya başlaması. Bu özel güne ‘Nardugan’ ismi veriliyor

Şunu da belirtmek gerekir ki, Türklerde güneş kutsaldı ama Tanrı değildi. Bu yüzden gökyüzünün dönüşümü ile ilgili pek çok özel günü kutluyorlardı.

Nardugan'a gelecek olursak, 'Nar' ateş; 'Dugan' doğan anlamındadır.

Güneş, karanlığı yendiği için Türkler bugünü kutluyordu. Aslında bu bayram, Roma'da Satürnalya, Antik Yunan'da ise Dionysos Şenlikleri olarak kutlanıyor. Yani çok da ‘bize’ özel bir bayram değil. Türklerde ise farklı biçimde, kutsal akçam ağaçları öne çıkıyor. Gün boyunca halk, akçam ağaçlarının dallarına kırmızı kurdeleler bağlayarak Tanrıya dileklerini iletirlerdi. ‘Hayat Ağacı’ olarak bilinen akçam ağacı, Türk motiflerinden de aşina olduğumuz bir figür.

Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ “Nardugan’da insanlar evlerini temizler, en iyi elbiselerini giyerdi. Ağacın etrafında dans edip şarkı söylerler, yaşlılar ziyaret edildi. Aileler bir arada olur, özel yemekler yenirdi. İnsanlığın koruyucusu Ülgen, uzun sakallı ve pelerinliydi. İznik konsülü tarafından bugünkü Noel inancına çevrildi. İsa’nın yaşadığı topraklarda çam ağacı yetişmez. Türklerin Avrupa’ya geçişiyle Hıristiyanlarca alınmıştır” diyor.

Aslında bir noktada, yılbaşı(çam) ağacı da Türk kökenlidir. Akçam efsanesine dayanmaktadır ve ikisi de yıl boyunca yeşil kalmaları ve kırmızı süslemeleriyle çakışmaktadırlar. Her ne kadar, akçam ve yılbaşı ağacı yeni yılı müjdelese de, temsil ettikleri özneler de aykırı sayılamaz. Hristiyan geleneği 'noel', İsa’nın doğuşunu haber vermektedir. Türklerde ise Gök Tanrı’nın oğlu Ülgen, gökyüzünün hükümdarı olarak yaşamı şenlendirir.

Benzerlikler mantıklı ve araştırılmaya müsait tabii ki.
Ancak bana kalırsa, dünya herhangi bir özneyi sahiplenebileceğimiz kadar daracık bir yer değil.