Son zamanlarda herkesin üstünde bir yorgunluk, tahammülsüzlük var.
Son zamanlarda herkesin üstünde bir yorgunluk, tahammülsüzlük var. Özellikle de sinirlenince kendimize hakim olamayışlarımız gittikçe artıyor. Koca bir yılın yorgunluğu var omuzlarımızda farkındayım. Ama bu yine de bu kadar tahammülsüz olmayı gerektirmez diye düşünüyorum. Bunu aşmak için kendi kendimize yapabileceğimiz teknikler var. Bu konunun uzmanı olmadığım için, bir uzmanın görüşlerini alıyorum.
Psikolojik Danışman Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez, kendini yatıştırmanın yollarını sıralamış:
“Hazır olma: Aniden karşılaşılan ve yoğun duygu durumu yaratan durumlarda kendimizi yatıştırmak zordur. Önemli olan olası riskleri ve sorunları ya da sorun yaratacak kişileri ön görüp olumsuz duygu ve yaşantılara karşı “hazır olma” durumudur. Nasıl futbolcular haftada bir günlük maç için tüm hafta antrenman yapıyorlarsa, biz de yaşayacağımız olaylara antrenmanlı olmalıyız. Kendimizi ve duygularımızı düzenlemek ve kendimizi yatıştırmak için stratejiler içeren öznel bir yol haritamızın olması gerekir.
Kendi sorumluğunu alma: Aileler çocukların yerine karar vermek ve çocuklarını yönlendirmek yerine çocuğun kendi sorumluluğunu almasını teşvik etmelidirler. Bunun için çocuğunuz duygusal bir sıkıntı içinde olduğunda onu “böyle sıkıntılı durumlar karşısında nasıl hareket etmeyi istersin? Bu davranışın sence nasıl bir etkisi olurdu?” gibi sorularla dış faktörlerden ziyade içsel süreçlere odaklanmaya teşvik edin. Bu tür sorular çocuğunuzun kendi duygu ve düşüncelerini sizle paylaşabilmesine ve böylece sorumluğunu fark etmesini sağlar.
Kendinizle empati kurun: Hangi yöntemlerin kendinizi sakinleştirmekte yardımcı olduğunu, hangi davranışların bunlara engel olduğunu veya ihtiyacınız olan davranışları sergileyebilmek için neye ihtiyacınız olduğunu sorgulayın ve çocuğunuzu da bu yönde cesaretlendirin.
Kendinizi bir araştırma sorusu ya da proje gibi ele alın: Kendinizi yatıştırmanıza engel olan özelliklerinizi tespit etmeye çalışın. İşlevsel olmadığını düşündüğünüz sınırlılıklarınızı tıpkı bir proje gibi ele alarak belli bir zaman ayırarak ve çaba göstererek adım adım değiştirmeye çalışın.
Duygularınızla vücudunuz arasındaki ilişkiyi fark edin: Kendinizi yatıştıramadığınız zamanlardaki fiziksel tepkilerinizi fark etmeye çalışın. Elleriniz mi terliyor? Nefes mi alamıyorsunuz? Yoksa kalp atışlarınız mı hızlanıyor? Örneğin, kendinizi yatıştırmakta zorlandığınız bir konu hakkında konuşurken vücudunuzda fark ettiğiniz ne gibi değişiklikler oluyor? İlk fark ettiğiniz şey neydi? Ne kadar sürdü? Bu korkuyu/kaygıyı ne zamandır hissediyorsunuz? Yaşadığınız duyguları nasıl tarif edersiniz? Duygularınız sonucu verdiğiniz tepkileri gözden geçirin. Örneğin, ailenizle/eşinizle/ öğretmeninizle yaşadığınız olumsuz duygulara nasıl tepki verirsiniz? Bu tepki stiliniz ne zaman işe yaradı? Ya da ne zamanlar işe yaramadı ve durumu daha da zorlaştırdı? “
Haftaya bu güzel yazı devam edecek.