.

Evet, asgari ücret açıklandı.
Net 2.020 TL olan ücret, yine net 2.324 TL oldu.
Bu 300 TL’lik artış vatandaşa kendini çok zengin hissettirecek diye düşünüyorum. Nasıl olsa gideri olmayan, refah seviyesi yüksek bir ülkeyiz, boş zamanlarımızda Avrupa ülkelerini gezmekten hoşlanırız. Üniversitedeyken yeteri kadar gezemediğim için hayıflanıyorum. Eh malum, Euro an itibari ile 6.63 TL’ye denk geliyor.
Artık ülkede gençler arasında ‘ne olacak, ekonomi kötü, olanak yetersiz’ korkusu baş göstermeye başladı. Herkes kendisine göre çözüm buldu:
Dört sene lisans okuyacağıma –mühendisliği dışında tutuyorum. İş kurarım, direkt sektöre girerim ama asgari kazanmam. Ne kadar haklı değil mi? Okumanın bir önemi mi var ki burada? Her yere üniversite, her yere fakülte açılmış durumda. Üstelik okulu kazanmak için üç soru bilmen, diploma almak içinse hocanla bir çay içmen yeterliyken. Eğitim kalitesini tartışmaya bile girmek istemiyorum. Üniversite diplomalarının uluslararası geçerliliği bile yok. Bir de 72 ülkede 15 bin 425 öğrenci ile yapılan uluslararası eğitim karnesi mevzumuz var, aralık ayının başında açıklanmıştı. 41 ülke okuduğunu anlamada OECD ortalamasının altında kalmış. Ne yazık ki Türkiye de bu ülkeler arasında.
Konuma dönecek olursam, bu ekip hayata erken atılıp, erken para kazanmak istiyor.

Diğer bir takım ise, yurtdışına kaçmaya çalışanlar. Kalifiye bir eğitim görüp, beyin göçü fırsatı kollayan yahut ailesinin yatırım desteği ile soluğu ülke dışında alanlar. Kimseyi yargılamaya hakkımız yok, bazı insanlar otobüse binerken sıraya girilen, kaossuz bir yerde yaşamak isteyebilir.

Son kalan gençler ise biz, asgari olanlar. Yaşıyoruz işte şimdilik. Sağlıcakla.