.
Yapaylığa kötülük atfetmeyi ilk kim öne sürdü acaba?Ya da ‘doğal’ ibaresi, neden inanılmaz iyicil bir algı yaratıyor?
Elbette, bu kolektif hafızanın algı sürecine ben de dâhilim, en nihayetinde sosyal bir varlık olarak, arada kaynamamam mümkün değil. Ancak, kavramların anlamlarında bir bozguna uğradım ve müsaadeleriniz ile sizleri de davet ediyorum.
Doğal veya yapay da olsa, korkulan temel öge ‘fanilik’ değil mi zaten?
Eh, bizi öldüren şey, tam olarak ‘doğallık’ değil mi?
Yahu, nefes aldığımız için ölmüyor muyuz ki biz?
Hatta tam tersi, ‘yapaylık’ sayesinde torun torba görebiliyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Oytun Erbaş’ın konuyla ilgili konuşmasına denk geldim. Ana evrim süreci ve modern tıp ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bence çok çarpıcı şeyler söyledi.
Tarih boyunca, organları adaptasyonu sağlayamamış insanlar çeşitlik hastalıklardan ölmüş ve bunun sonucunda daha iyi bir nesle ulaşmak için yollar açılmış. Çünkü tüm bu hastalıklar aslında kalıtsal olarak aktarılıyor. Yani bendeki bir hastalığın üç kuşak sonraki torunum da taşıyor olacak. Oysa teoride sürecin tarihsel işleyişine baktığımızda şuan yaşıyor olmamın sebebi belki de damarları yeteri kadar genişlememiş uzak bir akrabamın ölümü sayesinde gerçekleşti. O öldü ve onun yerine sağlıklı birinin çocukları olarak üredik.
Tabii ben bir tıp insanı değilim, duyduğumu aktarıyor, en fazla yorumlayabiliyorum.
Eh, hadi göçelim bu diyardan da demiyorum.
Benim dediğim, ‘yapay’ etiketi yapıştırdığımız her şeyi tüketiyorken; hatta çoğu kez yaşamımız onlara muhtaçken hor görmesek mi?
Güneş, meyve ya da su ile alabileceği zaruri elementleri, yapaylığa para basarak alan bir toplumun; doğallık övücülüğü yapmaması gerekiyor sanki. İşin etik boyutuyla da artık ilgilenmiyorum, sadece riyakâr binanın yangınına körükle gidiliyor diye düşünüyorum.
Diğer bir konu ise GDO…
Kimse -henüz- zararlarıyla ilgili bir bilgi veremiyor çünkü yeni bir teknoloji.
Hatırlasanıza, tekel sigaralar ilk çıktığında zararları bilinmeden tüketiliyordu.
İnsanlar akciğer kanserinden ölmeye başlayınca, “ ah evet ya, zararlı bir şeymiş” denildi.
İşte görüyorsunuz, kronolojik bir ilerleme sağlayıp yol kat edebilmemiz için eleme yapmamız gerekiyor.
İşlenmiş gıda, kulağa kötü geliyor olsa da cennetten bir parça da olabilir.
Bekleyip göreceğiz.