Çanakkale’de vatandaşların acı günlerinde bir araya gelerek dayanışma içinde olabilmesi amacıyla inşa edilen Çanakkale Belediyesi Ahmed-i Hani Taziye Evi düzenlenen törenle hizmete girdi. Kentte sosyal birlikteliği güçlendirmesi beklenen tesis, geniş katılımlı bir açılış programıyla kapılarını açtı. Çanakkale Belediyesi tarafından tahsis edilen 2 bin 150 metrekarelik arazi üzerine kurulan tesis, yaklaşık 800 metrekarelik kapalı kullanım alanıyla dikkat çekiyor. Çanakkale Belediyesi ile Ahmed-i Hani Sosyal Tesisleri Derneği arasında yapılan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen proje, bölge halkının ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde planlandı. Yakınlarını kaybeden vatandaşların taziyeleri kabul edebileceği bir merkez olarak tasarlanan yapının, aynı zamanda mahalle sakinlerinin sosyal yaşamına katkı sunacak çok amaçlı bir alan olması öngörülüyor.
Gerçekleştirilen açılış törenine Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Özkan Gürdoğan, CHP Çanakkale İl Başkanı Levent Gürbüz, CHP Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, Çanakkale Baro Başkanı Av. Ardahan Dikme, Çanakkale Belediyesi İYİ Parti, CHP, AK Parti meclis üyeleri, Ahmed-i Hani Derneği Başkanı Şehmus Yalçınkaya, ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda günün anlam ve önemine ilişkin ilk konuşmayı yapan Ahmed-i Hani Derneği Başkanı Şehmus Yalçınkaya, merkezin yalnızca bir bina olmadığını vurgulayarak, toplumsal birlik ve kardeşliğin simgesi olacağını ifade etti. Yalçınkaya konuşmasında, “Çanakkale'de yaşayan Doğu ve Güneydoğulu vatandaşlarımızın uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu bir eksikliği gidermek adına çıktığımız bu yolda çok şükür ki Ahmed-i Hani Taziye Evi'nin hep birlikte tamamlamanın mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Bu yapı yalnızca beton, demir ve duvardan oluşan bir bina değildir. Burası acının paylaşıldığı, kardeşliğin güçlendiği, insanların bir araya geldiği kültürün yaşatıldığı bir günün evidir. Bu merkez sadece bugüne değil geleceğe bırakılan bir izdir. Gençlerimize birlik ruhunu çocuklarımıza dayanışmayı ve toplumumuza kardeşliği hatırlatacak güçlü bir sembol olacaktır. Böyle eserler kişilerin değil toplumların eseridir. Burada herkesin duası emeği, alın teri ve katkısı vardır. Bizler farklı şehirlerden, farklı kültürlerden gelmiş olabiliriz. Ancak aynı bayrağın altında aynı vatanın evlatları olarak kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz. Ahmed- i Hani’nin ilme, birliğe ve insan sevgisine dayanan anlayışını yaşatacak bir merkezin gençlerimize, ailelerimize ve tüm toplumumuza hayırlı olmasını temenni ediyorum. 21 Mayıs’ı tarihini sadece bir açılış günü değil. Aynı zamanda dayanışmanın birlikte başarmanın ve gönüllerin birleşmesinin günü olarak görüyorum” dedi.

‘’Biz Çanakkale'de Yaşayan Herkesle Hemşeriyiz’’
Yalçınkaya’nın ardından kürsüye çıkan Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ise yaptığı konuşmada Çanakkale’nin farklılıkların bir arada huzur içinde yaşadığı özel bir kent olduğuna dikkat çekti. Erkek konuşmasında, “Her zaman samimiyetle altını çizdiğimiz bir şey var. Çanakkale Barış'ın kenti, özgürlüklerin kenti diyoruz. Gerçekten de öyle. Çünkü Çanakkale'de kimliği, kökeni, düşüncesi, inancı, mezhebi, yaşam tarzı ne olursa olsun herkes kardeşçe ve özgürce yaşıyor. Yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı yapmak, yol yapmak, kaldırım yapmak değil. Yerel yönetimlerin görevi bir kentte ortak yaşam kültürünü desteklemektir. Kardeşlik hukukunu büyütmektir. Birlikte yaşama kültürünü geliştirmektir. Bu çok önemlidir. Bir kentte insanlar, bir kentte hemşeriler biz Çanakkale'de yaşayan herkes hemşeriyiz. Hemşerilik hukuku çok değerli bir hukuktur. Hemşeriler herkes inancını mezhebini özgürce yaşıyorsa ibadetini özgürce yapıyorsa taziyelerini acılarını özgürce paylaşıyorsa yaşam tarzına müdahale edilmiyorsa gençler özgürse o kent işte o zaman çağdaş bir kenttir, özgür bir kenttir. Bugün başkanımızın da belirttiği gibi burada yalnızca bir bina açılışı yapmıyoruz. Anlamlı bir açılışla hep birlikteyiz. Göreve geldikten sonra bunun önemli olduğunu gördük ve derneğimize değerli bir arsamızı tahsis ettik. Onlar hep bir araya geldiler. Büyük özverilerle bu güzel binayı yaptılar. Biz de onlara destek olduk. Hepsine bu derneğin tüm yöneticilerine bu binanın yapımında emek veren herkese tüm çalışma arkadaşlarımıza, teşekkür ediyorum. Ahmed- i Hani hepinizin bildiği gibi on yedinci yüzyılda yaşamış önemli bir ilim irfanı insanı. İnsana değer veren bir aslında düşünür, hukukçu, siyasetçi, şair önemli biri. Anadolu'muz bu coğrafyalara o kadar büyük değerler yetiştirmiş ki. Anadolu işte Mevlana'nın, Yunus Emre'nin, Pir Sultan Abdal’ın, Hacı Bektaş'ın, Ahi Evran’ın, Aşık Veysel'in topraklarıdır. Ve bu toprakların, bu coğrafyanın özünde kardeşçe birlikte yaşamak vardır. Çünkü onlar her zaman ‘insan’ demiş. Demokrasinin özdesi de insandır, özgür bireydir. Türk Kürt dememiş, Alevi Sünni dememiş, Hristiyan Müslüman dememiş, zengin yoksul dememiş, insan demiş. İşte biz de her zaman bu felsefeyle hareket ediyoruz. Ne güzel söylemiş Yunus Emre. ‘Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm.’ Ahmed-i Hani’nin de adaletle ilgili çok güzel bir sözü vardır. Onu da paylaşmak isterim bu anlamda açılışta. Ahmed-i Hani asaletli olmayı şöyle tanımlar. ‘Güçlüyken adil olmak, zayıfken cesur davranmak’ asaleti böyle tanımlar. Hepimiz böyle olmalıyız. Çanakkale çok özel bir kent, çok müstesna bir coğrafya ve dünyanın en güzel şehri ve biz bu şehirde hep birlikte kardeşçe ortak yaşam kültürünü her geçen gün zenginleştirerek çünkü bütün diller, kültürler büyük bir zenginliktir. Bu şekilde yaşamaya devam edeceğiz. Taziye yalnızca acıları paylaşmak, acıları azaltmak değildir. Toplumsal birlikteliktir, dayanışmadır ve kardeşliktir” ifadelerine yer verdi.




