Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) iş birliğinde geliştirilen, kırık iyileşmesini desteklemeye yönelik biyomalzeme projesi, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye hak kazandı. Proje kapsamında, kırık iyileşmesine katkı sağlaması hedeflenen biyobozunur bir tıbbi ürün geliştirilmesi için yeni bir aşamaya geçilecek.

Çanakkale’den sağlık teknolojilerinde önemli adım

Çanakkale’de sağlık hizmetlerinin yanı sıra bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme alanında da dikkat çeken çalışmalar yürütülüyor. Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi ve ÇOMÜ’nün ortak çalışmasıyla geliştirilen yeni proje, kırık iyileşmesini desteklemeye yönelik yenilikçi bir biyomalzemenin ortaya çıkarılmasını hedefliyor. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından desteklenmeye değer bulunan proje, klinik deneyim ile akademik araştırmaları aynı çatı altında buluşturması bakımından önem taşıyor. Çalışmanın ilerleyen aşamalarında biyomalzemenin geliştirilmesi, güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve ürün geliştirme süreçlerinin yürütülmesi planlanıyor.

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Onur Yılmaz’ın yürütücülüğünü üstlendiği projeye, ÇOMÜ Kimya Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Oral ve ekibi de katkı sunuyor. Ortopedi alanındaki klinik deneyimin kimya ve malzeme bilimi alanlarındaki akademik bilgiyle bir araya getirildiği çalışma, sağlık alanında yenilikçi ürünler geliştirilmesi amacıyla disiplinler arası iş birliğinin önemini ortaya koyuyor.

Kırık iyileşmesini destekleyecek biyobozunur örtü geliştirilecek

"Menopoz döneminde ağrıları hafife almayın"
"Menopoz döneminde ağrıları hafife almayın"
İçeriği Görüntüle

Projenin temel hedefleri arasında, PLA–CaMMT tabanlı biyobozunur bir kırık iyileşme örtüsünün geliştirilmesi bulunuyor. Biyomalzemeler, tıp alanında farklı amaçlarla kullanılabilen ve belirli biyolojik koşullara uygun olacak şekilde tasarlanan malzemeler arasında yer alıyor. Biyobozunur malzemeler ise tasarımlarına ve özelliklerine bağlı olarak belirli koşullarda zaman içerisinde parçalanabilecek şekilde geliştiriliyor. Çanakkale’de yürütülen proje kapsamında da söz konusu malzemenin özelliklerinin iyileştirilmesi ve kırık iyileşmesini desteklemeye yönelik kullanım potansiyelinin araştırılması amaçlanıyor. Ancak projenin TÜSEB desteği almaya hak kazanması, ürünün klinik kullanıma hazır olduğu anlamına gelmiyor. Çalışmanın hedeflenen tıbbi ürüne dönüşebilmesi için ileri araştırma, güvenlik değerlendirmeleri ve doğrulama süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.

İlk deneysel çalışmalar uluslararası dergide kabul edildi

Projeyle ilgili dikkat çeken gelişmelerden biri de ekip tarafından daha önce gerçekleştirilen deneysel çalışmaların sonuçları oldu. Söz konusu sonuçlar, uluslararası hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmak üzere kabul edildi. Bu gelişmenin ardından TÜSEB desteğiyle araştırmanın daha ileri aşamalara taşınması hedefleniyor. Böylece deneysel çalışmalarla elde edilen bulguların geliştirme süreçlerinde değerlendirilmesi ve biyomalzemenin olası tıbbi kullanımına yönelik araştırmaların sürdürülmesi planlanıyor.

Yeni aşamada hangi çalışmalar yapılacak?

TÜSEB desteğiyle projenin ileri preklinik araştırma ve ürün geliştirme aşamalarına taşınması öngörülüyor. Bu kapsamda bir dizi teknik ve bilimsel çalışma gerçekleştirilecek. Planlanan çalışmalar arasında şunlar yer alıyor: Biyomalzemenin optimizasyonu: Malzemenin özelliklerinin geliştirilmesi ve hedeflenen kullanım amacına uygun hâle getirilmesi. Standardizasyon: Üretim ve değerlendirme süreçlerinde tutarlılığın sağlanmasına yönelik çalışmaların yürütülmesi. Biyouyumluluk değerlendirmeleri: Malzemenin biyolojik sistemlerle uyumunun araştırılması. Sterilizasyon değerlendirmeleri: Tıbbi kullanım açısından gerekli sterilizasyon süreçlerinin incelenmesi. Doğrulama çalışmaları: Geliştirilen malzemenin belirlenen teknik ve bilimsel ölçütleri karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi. Bu aşamaların, projenin bilimsel bulgulardan ürün geliştirme sürecine ilerlemesinde önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Başhekim Hasan Keser’den iş birliği vurgusu

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Hasan Keser de proje kapsamında hastane ile üniversite arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. Keser, bilimsel gelişmelerin ve yenilikçi teknolojilerin sağlık hizmetlerine katkı sunabilecek uygulamalara dönüştürülmesinin hasta odaklı hizmet anlayışının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Hastane ve üniversite iş birliğiyle yürütülen multidisipliner çalışmaların TÜSEB desteğiyle ilerlemesinden memnuniyet duyduklarını ifade eden Keser, projede emeği geçen akademisyenleri ve sağlık çalışanlarını tebrik etti. Keser ayrıca çalışmanın, Türkiye’nin yerli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.

Çanakkale’nin bilimsel araştırma kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi ile ÇOMÜ’nün ortak çalışması, sağlık hizmetleri ile bilimsel araştırmalar arasında daha güçlü bir bağ kurulması açısından önem taşıyor. Klinik ihtiyaçların akademik bilgi ve malzeme bilimiyle buluşturulduğu projenin, kırık iyileşmesini desteklemeye yönelik yenilikçi bir tıbbi ürünün geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. TÜSEB desteğiyle yeni bir aşamaya taşınan araştırmanın ilerleyen süreçlerde elde edeceği sonuçlar merakla beklenirken, çalışma aynı zamanda Çanakkale’de sağlık alanındaki araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin gelişimi açısından da dikkat çekiyor. Çanakkale’de temelleri atılan bu bilimsel çalışmanın önümüzdeki süreçte nasıl bir ürüne dönüşeceği ve kırık iyileşmesine yönelik uygulamalara ne gibi katkılar sunacağı, araştırmanın tamamlanacak aşamalarıyla netlik kazanacak.

Kaynak: Haber Merkezi