Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinin, rivayetlere göre Geyikli Baba tarafından kurulan eski bir Türk yerleşimi olduğu ifade ediliyor.
Bursa’da kabri bulunan Geyikli Baba’nın, Orhan Gazi döneminde 1275-1350 yılları arasında yaşadığı düşünülen erenlerden biri olduğu aktarılıyor. Osmanlı kaynaklarında Geyikli Baba’nın Bursa’da Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu simgeleyen büyük çınarı diktiği, Orhan Gazi döneminde çok sayıda talebe yetiştirdiği ve fetihlere katılarak askerlere moral verdiği yönünde bilgiler bulunduğu belirtiliyor.
Rivayetlere göre Geyikli Baba, savaş zamanlarında yanında devasa bir bozgeyik ve talebeleriyle birlikte fetihlere katılıyor, bu görüntüsüyle Bizans askerleri üzerinde manevi bir korku oluşturuyordu. Bu nedenle kendisine “Geyikli Baba” adı verildiği anlatılıyor.

Geyikli Baba’nın Geyikli’ye geldiği rivayet ediliyor
Geyikli Baba’nın Bursa ve çevresindeki fetihlerin ardından müritleri ve bozgeyiğiyle birlikte Geyikli ve çevresinin fethine de katıldığı rivayet ediliyor.
Bölgedeki Bizans hâkimiyetinin sona ermesinin ardından Geyikli Baba’nın Geyikli’de bir dergâh kurduğu yönündeki anlatımlar, beldenin tarihsel ve kültürel geçmişinde önemli bir yer tutuyor.
Geyikli’nin hemen çıkışında, Kemallı Köyü'ne giden tali yol üzerinde bulunan bir makamın da Geyikli Baba dergâhından gelen bir kişiye ait olduğunun tahmin edildiği ifade ediliyor.
Türk kültüründe geyik önemli bir motif
Geyikli’nin adına kaynaklık ettiği düşünülen geyik figürü, yalnızca bu bölgenin tarihi açısından değil, Türk kültürü ve mitolojisi açısından da dikkat çekici bir yere sahip.
Hunlardan itibaren Türk topluluklarının kültüründe yaygın bir motif olarak görülen geyik, tarih boyunca kutsal kabul edilen hayvanlardan biri olarak değerlendiriliyor. Türk kültüründe geyik; yol göstericilik, kutsallık ve manevi rehberlik gibi anlamlarla ilişkilendiriliyor.
Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan, yaptığı paylaşımda Geyikli’nin tarihi, Geyikli Baba’ya ilişkin rivayetler ve geyik motifinin Türk kültürü ile tasavvuftaki anlamına ilişkin dikkat çekici bilgiler paylaştı.
Mehmet Akkan’ın paylaşımında, bölgede günümüzde yaşayan bazı halk geleneklerinde İslamiyet öncesi Türk kültüründen izlerin görülebileceğine de dikkat çekiliyor. Doğa varlıklarına ilişkin inanışlar, doğum ve evlenme gelenekleri, atalar kültürüyle bağlantılı uygulamalar ve kutsal kabul edilen günlerde gerçekleştirilen ritüeller bu kültürel izler arasında gösteriliyor.

Tasavvufta geyik neyi simgeliyor?
Geyik motifi tasavvuf geleneğinde de özel bir anlam taşıyor. Geyiğin saflığı, ilahi aşkı, dervişin dünyadan uzaklaşıp tenhalığa çekilmesini ve doğayla uyumunu temsil ettiği ifade ediliyor.
Narin ve ürkek yapısı nedeniyle geyik, nefsani kirlerden arınmış temiz kalbin, yani “kalb-i selim” anlayışının sembollerinden biri olarak değerlendiriliyor.
İslamiyet öncesi Türk mitolojisindeki “kut” ve yol gösterici ruh anlayışının tasavvufa yansıması olarak da yorumlanan geyik, manevi yolculukta rehberlik ve hidayet sembolü olarak öne çıkıyor.
Anadolu tasavvufunda geyik motifinin en dikkat çekici örneklerinden biri ise Geyikli Baba etrafında oluşan anlatılar olarak gösteriliyor.
Geyikli Baba ve dev geyik rivayeti
Geyikli Baba hakkında anlatılan rivayetlerde, dağlarda geyiklerle birlikte yaşadığı ve hatta bir geyiğin sırtında dolaştığı aktarılıyor.
Rivayetlere göre Geyikli Baba, fetihler sırasında dev bir geyiğin üzerinde ve elinde ağır bir kılıçla savaşlara katılıyordu. Bu durumun Bizans askerleri üzerinde manevi bir korku oluşturduğu anlatılıyor.
Bu hikâyeler, geyik figürünün Türk kültüründeki kutsal ve sembolik anlamıyla Geyikli Baba etrafındaki tasavvufi anlatıların nasıl birleştiğini de ortaya koyuyor.

Geyikli’de Yörük ve muhacir kültürü yaşatılıyor
Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesi, Çanakkale kent merkezine yaklaşık 54 kilometre, Ezine ilçesine ise yaklaşık 12 kilometre mesafede bulunuyor.
Belde nüfusunun önemli bölümünü Yörükler ve muhacirlerin oluşturduğu belirtilirken, çevrede Ezine’ye bağlı Alevi Türkmen köylerinin de bulunduğu ifade ediliyor.
Bu kültürel çeşitlilik, Geyikli’nin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, geçmişten günümüze taşınan sosyal ve kültürel mirasıyla da öne çıkmasını sağlıyor.
“Biga Yarımadası tarihtir, kültürdür”
Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan, paylaşımının sonunda Biga Yarımadası’nın tarihi ve kültürel önemine vurgu yaptı.
Akkan, “Biga Yarımadası tarihtir, kültürdür. Hayat verir, yaşatır ve herkese iyi gelir” ifadelerini kullanarak, Biga Yarımadası ve Anadolu’yu vatan yapan ecdadı rahmet ve minnetle andı.
Geyikli Baba’ya ilişkin rivayetler ve geyik motifinin Türk kültüründeki yeri, Çanakkale’nin yalnızca doğal ve turistik değerleriyle değil, aynı zamanda zengin tarihi ve kültürel mirasıyla da dikkat çeken bölgelerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.






