Çanakkale’de Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan, oğlu Atahan Akkan’ın üniversite mezuniyetiyle büyük bir gurur ve mutluluk yaşadı. Yıllardır kamu görevlerinde üstlendiği çalışmaların yanı sıra doğaya, çevreye ve hayvanlara verdiği önemle tanınan Mehmet Akkan, oğlunun eğitim hayatındaki önemli başarısını sosyal medya hesabından yaptığı duygusal paylaşımla duyurdu.
Ailenin gurur kaynağı olan Atahan Akkan, Türkiye’nin en köklü ve prestijli yükseköğretim kurumlarından İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliği Bölümünü başarıyla tamamlayarak mezun oldu. Eğitimini tamamlayan genç denizci, gemi kaptanlığı mesleğine ilk adımını atarken, ailesine de tarifsiz bir mutluluk yaşattı.
Mehmet Akkan gurur gününe ilişkin sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda şu cümleleri kurdu; “Oğlum Atahan Akkan İTÜ Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliği Bölümünü bitirerek Gemi Kaptanlığı (Zabit) olarak bizlere mutluluk ve gururu yaşattı. Oğlumu kutluyorum, maşallah. Bahtı yolu açık olsun. Evlatlarının mutluluğunu yaşayan tüm anne babaların, evlatlarının mürüvvetini görmesi dilerim. Oğlum Atahan'ın vatanına milletine devletine hayırlı hizmetler yapan bir deniz insanı, süvari olması temennisiyle yolu bahtın açık olsun. Pruvan neta, dümeniniz viya olsun. Rüzgârınız kolayına olsun.”
Mehmet Akkan’ın paylaşımı kısa sürede çok sayıda beğeni ve tebrik mesajı alırken, dostları ve yakınları da genç mezunun başarısını kutladı.

Başarılarla Dolu Eğitim Yolculuğu
Biga doğumlu olan Atahan Akkan’ın eğitim hayatı ilçede başladı. İlk eğitimini Biga 18 Eylül Anaokulu’nda alan Akkan, daha sonra Biga İlköğretim Okulu’nda öğrenim gördü. Eğitim hayatının her aşamasında disiplinli ve hedef odaklı bir öğrenci profili çizen Atahan Akkan, lise öğreniminin ilk üç yılını Biga Atatürk Anadolu Lisesinde tamamladı. Üniversite sınavına hazırlık sürecinde eğitimine Çanakkale Fen-Mat Anadolu Lisesi’nde devam eden Akkan, 2021 yılında mezun olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliği Bölümünü kazandı. İngilizce hazırlık eğitiminin ardından lisans programına başlayan genç öğrenci, zorlu ve yoğun geçen eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak 2026 yılında mezuniyet sevincini yaşadı.

Türklerin denizcilik tarihi ile ilgili araştırmalarımı paylaşan Akkan şöyle devam etti; “Türklerin denizcilik serüveni; göçebe bir halkın, engin denizlere hükmeden bir medeniyete dönüşümünün öyküsüdür. Türklerin denizle ilk tanışmaları, Anadolu’ya göç süreciyle paralel olarak ilermiş, denizcilik faaliyetleri zaman içinde evrilerek çeşitlenmiştir. Oğuz Türkleri Anadolu’nun kıyı bölgelerinde kurdukları beylikler sayesinde denizle bağ kurmuşlardır. Bu süreç, denizci geleneğin zeminini hazırlamıştır. Orta Asya’dan Anadolu’ya Göç ve Denizle İlk Temas Orta Asya bozkırlarından denizlere uzak toplum olarak gelen Türkler, Anadolu’da Akdeniz, Ege ve Karadeniz kıyısına ulaştıklarında denizle tanışma fırsatı bulmuşlardır. Anadolu’daki ile Türk beylikleri, denize erişim sağladıklarında kıyı bölgelerinde liman şehirlerine hakim olmaya başlamışlardır. Türk Denizciliği’nin resmî başlangıcı genellikle 1081 yılı ve Çaka Bey ile ilişkilendirilir. İzmir civarında kurduğu tersane ilk deniz gücünü örgütleyen Çaka Bey, Türk tarihinde ilk donanmayı kurup denizcilik geleneğini başlatan kişi olarak kabul edilir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 1081 yılında İzmir’de kurulan tersanesi ile Türk Deniz Kuvvetleri’nin kuruluş yılını kabul etmiş ve resmi kuruluş yılını 1081 olarak belirlemişlerdir. Çaka Bey’in denizcilik faaliyetleri hem askeri hem ticari amaçlıydı; bu sayede Türk toplulukları denizlerle temasa geçmeye başladı. Denizci Umur Bey de vardır. Lapseki İlçesi Umurbey Beldesi adı ile bilinir. Kemal Reis: Osmanlı Devleti’nin önemli denizcilerinden ve Barbados Hayrettin Paşa’nın amcasıdır. Oruç, Hızır, İlyas ve İshak Reisler (Barbaros Kardeşler): Barbaros Kardeşler, 15. ve 16. yüzyıllarda Akdeniz’de Osmanlı’nın deniz gücünü zirveye taşıyan ünlü denizcilerdir. Gelibolu da doğan dünyaca bilinen denizci Pirî Reis. Osmanlı denizcilik bilimini zirveye taşıyan isimdir. 1513’te çizdiği dünya haritası, Amerika kıtasını gösteren ilk haritalardan biridir ve detay seviyesiyle hâlâ hayranlık uyandırır. ‘Kitab-ı Bahriye’ dönemin en kapsamlı denizcilik rehberidir. İçinde 200’den fazla harita ve 300’den fazla liman, kıyı ve adanın açıklaması bulunur. Bu eser, denizcilerin yön bulma, rüzgârları anlama, akıntılarla baş etme ve güvenli seyir yapabilmesi için adeta bir “denizcilik ansiklopedisi”dir. Gelibolu’da Yıldırım Bayezid döneminde ilk Osmanlı tersaneleri kurulmuştur. Ege ve Marmara’da deniz kontrolü sağlanmaya başlanmış ve Yıldırım Bayezid, Venediklilerle deniz ticareti yaparken aynı zamanda deniz savaşlarına da hazırlıklar yapmıştır.

Kaptanı Derya Hasan Paşa; Özellikle donanma personelinin eksik bilgi ve tecrübesi, gemilerin hatalı tasarımı ve teknik anlamda düşmandan geri kalınması konularında fikir belirterek, Sultan III. Mustafa'ya olan tavsiyesiyle 1773'te Mühendishane-i Bahr-i Hümayun'un, İstanbul-Haliçte kurulmasını sağlanmıştır. 1773 tarihi İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), ve Deniz Harp Okulunun kuruluş tarihleri olarak kabul edilmiştir. ( Kaptanı Derya Cezayirli Hasan Paşa Boğaz Girişinde olan Çanakkale-Ezine İlçesinde yaşamıştır. Koruma statüsündeki evi vardır). Türk Denizciliğine hizmet etmiş yüzlerce, binlerce insanımız vardır. Rahmet ve minnetle anıyorum. Hizmet eden, edecek olanlara başarı, sağlık ve mutluluklar dilerim. Pruvanız neta, dümeniniz viya, rüzgarınız kolayına olsun”




