Çanakkale’nin Ege Denizi’ne açılan en özel noktalarından biri olan Gökçeada, bugün doğası, sakinliği ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla öne çıkarken, geçmişten bugüne uzanan hafızasıyla da dikkat çekiyor. Bu hafızanın en çarpıcı duraklarından biri ise 24 Mart 1993 tarihinde Kuzulimanı’nda kayda geçen kış manzarası olarak öne çıkıyor. O günlerde Gökçeada, bugünkü hareketliliğinden uzak, daha içe dönük ve sessiz bir ada kimliği taşıyordu. Karla örtülü kıyılar, dalgaların usulca dokunduğu iskele ve neredeyse tamamen sessizliğe bürünen liman, adanın doğayla kurduğu güçlü bağın somut bir yansıması olarak hafızalara kazındı. Kuzulimanı’nda ortaya çıkan bu tablo, yalnızca bir mevsim görüntüsü değil, aynı zamanda Çanakkale’nin turizm öncesi dönemine dair önemli bir tanıklık niteliği taşıyor.

Gökçeada’nın Değişen Kimliği ve Turizm Yolculuğu

1990’lı yılların başında Gökçeada, ulaşım imkânlarının sınırlı olduğu, doğallığını büyük ölçüde koruyan bir ada görünümündeydi. Kuzulimanı Limanı, adaya açılan en önemli geçiş noktalarından biri olarak, mevsim şartlarının tüm ağırlığını üzerinde hissediyordu. 24 Mart 1993’te yaşanan yoğun kar ve sert hava koşulları, ada yaşamının doğayla uyumlu ve sabırlı ritmini gözler önüne serdi. Aradan geçen yıllar içinde Çanakkale turizmi önemli bir dönüşüm sürecinden geçti. Gökçeada, alternatif turizm, doğa turizmi, gastronomi ve sakin yaşam arayışındaki ziyaretçilerin ilgisini çeken bir merkez hâline geldi. Ancak Kuzulimanı’nda yıllar önce kayda geçen bu kış manzarası, adanın geçmişteki dinginliğini ve yalınlığını hatırlatan güçlü bir simge olarak varlığını koruyor.

621402428 18421322761138863 8621625834377822642 N

Kuzulimanı’ndan Bugüne Uzanan Sessiz Tanıklık

Karla kaplanan sahil şeridi, boş iskeleler ve sessiz liman görüntüsü; Gökçeada’nın sadece yaz aylarıyla sınırlı olmayan, dört mevsimlik karakterini ortaya koyuyor. Bu kare, Çanakkale’nin doğal zenginliklerinin mevsimlere göre nasıl farklı yüzler sunduğunu da açık biçimde yansıtıyor. Bugün yaz aylarında binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Gökçeada, geçmişte yaşanan bu tür doğa sahneleriyle, dönüşümün ne denli büyük olduğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen ada, sahip olduğu doğal dokuyu ve özgün kimliği korumayı sürdürüyor. Kuzulimanı’nda 1993 yılında yaşanan bu sessiz kış günü, Gökçeada’nın zamana karşı verdiği mücadelenin sembollerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Çanakkale’nin Turizm Hafızasında Gökçeada

Çanakkale’de toplu ölüme maruz kalmıştı (Video)
Çanakkale’de toplu ölüme maruz kalmıştı (Video)
İçeriği Görüntüle

Çanakkale’nin turizm potansiyeli içerisinde Gökçeada ayrıcalıklı bir konuma sahip. Tarihi, kültürel mirası ve doğal yapısıyla öne çıkan ada, geçmişten bugüne uzanan bu tür görüntüler sayesinde yalnızca bir tatil rotası değil, aynı zamanda yaşayan bir hafıza alanı olarak da önem taşıyor. Kuzulimanı’ndan yansıyan bu kış manzarası, Gökçeada’nın turizm öncesi dönemine ışık tutarken, adanın geçirdiği değişimi anlamak açısından da güçlü bir görsel ve tarihsel kayıt olarak öne çıkıyor. Çanakkale’nin en batı ucunda yer alan bu özel ada, sessizliğin ve doğallığın hâkim olduğu günlerden, kontrollü ve bilinçli turizmin konuşulduğu bir noktaya uzanan yolculuğuyla dikkat çekiyor.

Muhabir: Coşkun Balcı