Bütün fikirleri olmasa da bazı fikirlerini sevdiğim bir filozof var.

Bütün fikirleri olmasa da bazı fikirlerini sevdiğim bir filozof var. Arthur Schopenhauer.
Schopenhauer diyor ki; "Hayat bir parça nakış işlenmesine benzetilebilir. Hayatının ilk yarısındaki herkes işlemenin ön tarafını görür, ikinci yarısında ise tersini. İkincisi o kadar güzel değildir, ama daha öğreticidir. çünkü iplerin birbirine nasıl bağlandığını görmemizi sağlar."

Bu cümlesi bana her zaman gerçeklerin zorlu yollardan geçerek öğrenilebileceğini anlatır. Schopenhauer hakkında ise daha birçok bilgi olsa da birkaç tanesini sıralayalım:
Meslektaşı Hegel’e karşı epik bir nefrete sahipti: “Hegel, başarısını tamamen siyasi bir dalavereye borçlu olan mükemmel bir çığırtkan. Bütün öğretmenlerin çabucak bir ün kazandığı şu zavallı Almanya’da en küçük şöhret kazanamadan on yıl öğretmenlik yapmıştı.” Bir başka görüşmede ise şöyle bağırıyordu Schopenhauer; “Bu çığırtkan (Hegel) o lanetli, anlaşılmaz yazılarıyla Almanya’nın tüm beyinlerini zehirledi.”
Felsefenin de iyisi ve kötüsü olduğuna dikkat çekti: “Tıpkı kötü hükümetler gibi, kötü felsefelerin de olduğunu henüz bilmiyorsunuz; onlar kötülükleri nedeniyle bile alkışlanır. En kötü hükümet, üzerine zorla iyi şeyler söylenen hükümettir.”
Felsefi olarak kötümserdi ve ona göre cehennem dünyaydı: “Dünya üzerinde sadece iki kişi kalsa, daha güçlü olanın, çizmelerini cilalamak uğruna cila yokluğunda yağını almak için biricik yoldaşını öldürmekte bir an bile tereddüt etmeyeceğine canı gönülden inanıyorum.”
İnsandan değil ama yaşamdan nerfet etti: Dünyanın olası dünyaların en kötüsü olduğuna inanıyordu; “İnsan türü de dahil olmak üzere, tüm hayvan ve bitki türleri kendi kendilerine yetmelerini sağlayacak araçlardan gerçekten yoksundur, öylesine bir yaşama arzusuna ve güçlüğüne mahkûmdurlar ki her varlık yaşam lokmasını ötekinin pençesinden ya da dişinden söküp almak için mecburen savaşa tutuşur.” İrade onun için her şeydi: “Akıl canlıdır, dönüşüm yasasına boyun eğer ve aklın kendisi dönüştürücüdür. Ancak yaşam bir görünüşten ibarettir, dolayısıyla akıl da bir görünüş yetisinden başka şey değildir, Maya’nın (Hint mitolojisinde ‘yanılsama’) alanına aittir: her şeyi bilen iradedir, irade her şeydir!”

Kaynak: gazeteduvar