Çanakkale Belediyesi Yeşil Hizmet Binası Kültür merkezi salonunda yapılan Yeni Parti Merkez İlçe Başkanlığı Kongresinde bir süre önce Cumhuriyet Halk Partisinden istifa eden yada partiye yeni kayıt olan ve 27 Ağustos’a kadar üyeliği onaylanan 3.181 merkez ilçe üyesi ilk kez oy kullandılar.

Whatsapp Image 2026 09 26 At 14.54.08 (2)Kongrede Yeni Parti Merkez ilçe Başkanlığı üyesi yaklaşık 3.500 üye Yeni Dönemde Yeni Parti Merkez ilçe Başkanını belirlemek için sandık başına gitti. Kongre’ ye Yeni Parti Çanakkale Milletvekilleri Özgür Ceylan ve İsmet Güneşhan, Yeni Parti Çanakkale Kurucu il Başkanı Levent Gürbüz, Çanakkale Merkez İlçe Kurucu Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Balıkkesir eski milletvekili Ayşe Nedret Akova, Yeni Parti Merkez İlçe Başkanlığı üyeleri ve Çok Sayıda partili katıldı. Kongrede Yeni Parti Merkez ilçe Başkanlığı için adaylıklarını açıklayan Ahmet Can Aktuna ve Deniz Erdem merkez ilçe başkanlığı koltuğuna oturmak için yarıştı. Saygı Duruşu ve istiklal Marşının okunmasının ardından divan kurulunun oluşturuldu. Kongrenin divan başkanlığını Balıkkesir eski milletvekili Ayşe Nedret Akova yaptı. Kongre’nin açılış konuşmasını Çanakkale Merkez İlçe Kurucu Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun yaptı. Ergun konuşmasında “Bu hikayenin sahibi hepimiziz” dedi. Ergun konuşmasında şunları söyledi.. “2023 yılında o günkü örgütün iradesiyle merkez ilçe başkanı seçildim. O gün partimizde çok güçlü bir değişim talebi vardı. Biz Çanakkale'de bu değişime inandık. Sorumluluk aldık, mücadele ettik. 2023 yılında kurultayıyla genel başkanımız Özgür Özel'in öncülüğünde başlayan değişim otuz bir Mart iki bin yirmi dörtte halkın umuduna dönüştü. Yıllar sonra birinci parti olmuştuk. Ama Biliyoruz ki o başarının arkasında emek var mı? Belediye başkanlarımızın emeği, örgütlerimizin emeği, kadınların, gençlerin, üyelerimizin emeği. Çanakkale'de biz o emeğin bir parçasıydık. Yerel seçimlerden sonra zor günler geldi. On dokuz Mart'ı yaşadık. Belediye başkanlarına, seçilmişlere ve siyasete yönelik ağır hukuki süreçlere tanıklık ettik. Cumhurbaşkanlığı ön seçiminde sandıkları mahallelere, köylere taşıdık. On binlerce Çanakkale'nin iradesini sandıkla buluşturduk.

Whatsapp Image 2026 09 26 At 14.54.08 (1)Türkiye'nin dört bir yanında yapılan mitinglere Çanakkale'den binlerce yurttaşımızla gittik. Pazarlara, Evlere girdik. Kentimizin suyunu, hastanesini, ulaşımını, doğasını konuştuk. Çünkü biz siyasetin bir meslek olduğuna hiçbir zaman inanmadık. Siyaset halka karşı sorumluluk üstlenmektir. Eksiklerimiz oldu. Hatalarımız da oldu. Ama kimse bize çalışmadınız diyemedi. Çünkü biz iyi günde de zor günde de burada olduk. Sonra 21 Mayıs 2026 gelen mutlak mutlak kararıyla değişim iradesinin cezalandırılmak istendiğini gördük. Sultancılarla, kol kola girdi. Biz direndik, görevden alındık ama mücadeleden alınamadık. Kapıların önünde bekledik, üyelerimizin iradesini savunduk. Büyük Floransalı komedyanın harap bölümünde rüzgar nereden eserse essin doğru yöne bakmalıyız der. Biz de milletimizin bize gösterdiği doğru yöne baktık. Ve önümüzde bir yol açıldı. Halkımız açtı, sizler açtınız diyorum. Açılan yola da birlikte çıktık. Bugün burada bazı teşekkürleri özellikle etmek istiyorum. Bu yeni yolda bizimle birlikte irade gösteren ve milletimizin seçtiği iki milletvekilimize Çanakkale Belediye Başkanımıza, Kepez Belediye Başkanımıza, belediye meclisi üyelerimize, il genel meclis başkanımıza ve il genel meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. En önemlisi birlikte yola çıktığın kurucu merkez ilçe yönetimine. Kısa zamanda kısıtlı imkanlarla ama büyük bir inançla gece gündüz çalışan tüm arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Buradan sizlerden tüm yöneticilerimize, tüm örgütümüze bir alkış talep ediyoruz. Çok kısa sürede 3.500 ‘ü aşkın üyeye ulaştık merkez ilçede. Bu sayı bir rakam değil, bu sayı umut demek, emek demek. Kadınlara, gençlere ve tüm örgütümüze teşekkür ediyorum. Bu hikayenin sahibi hepimiziz. Ve biz bütün bunları yaparken bu ülkenin gerçeklerinden de hiç kopmadık. Bugün gemiye baktığımda aklıma önce makamlar gelmiyor, insanlar geliyor. Birlikte yürüdüğümüz sokaklar geliyor aklıma. Sabahın köründe işine giden işçi geliyor. Pazardan elini cebine atıp bir daha hesap yapan emekli toprağından vazgeçmemek için direnen çiftçi, dükkanını açık tutmaya çalışan esnaf geleceğini bu ülkede kurabilecek miyim diye düşünen gençler geliyor aklıma. Aklıma bu ülkede umudunu yitirdikten sonra dün gece imtihan eden polis memuru arkadaş geliyor aklıma. Bugün insanlar istatistik okumuyor, etiket görüyor. Pazara çıkan emekli enflasyon tablosuna bakmıyor, filesine bakıyor. Siyasetin görevi bu gerçeğe cevap vermektir. Ekmek ile adalet birbirinden ayrı değildir. Hukuk zedelenirse ekmek de küçülür. Biz kimse hukukun üstünde olmadığı, hukukun da kimsenin sopasına dönüşmediği laik, demokratik ve tam bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti istiyoruz. Sevgili yol arkadaşlarım. Ben siyasete emeğin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Örgütün ve üyelerimizin çalışmayı, çabayı, birikimi gördüğünü biliyorum. Birazdan üyelerimiz sandık başına gidecek. Adaylarımızı dinleyecek, değerlendirecek ve aklıyla, vicdanıyla karar verecek. Iki adayımız da bizim yol arkadaşımızdır. Ikisine de kuvvetli bir alkış rica ediyorum. Her ikisine de başarılar diliyorum.

Çanakkale’de toplantı sonrası parti binası dışında arbede!
Çanakkale’de toplantı sonrası parti binası dışında arbede!
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 09 26 At 14.54.09Sandıktan kim çıkarsa çıksın, üyelerimizin iradesiyle seçilecek merkez ilçe başkanımızın yanında dimdik duracağım. Çünkü örgüt olmak bunu gerektirir. Bugün merkez ilçe başkanlığını devredeceğim. Ama bu bir veda değil, bir bayrak devridir. Görevi ama mücadeleden çekilmiyorum. Dün örgütümüz bize hangi görevi verdiyse sonuna kadar yapmaya çalıştık. Yarın da Örgütümüz, tabanımız, mücadelemiz bize nerede ihtiyaç duyarsa orada olacağız. Bu hareketin gücü de tam buradan geliyor. Makam aramayan ama sorumluluktan kaçmayan insanlarda. O yüzden bugün benim için bir son değil. Bugün bir bayrak diyelim. Varlığı emrediyorum ama yürümeye de devam ediyorum. Daha gidecek çok yolumuz çalacak çok kapımız tutacak çok elimiz var. Üç yıl boyunca Bana güvenen, benimle yürüyen, eleştiren, destek olan bütün yol arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.”

“Türk Siyaset Tarihinde Üyenin Söz Sahibi Olduğu Yeni Bir Dönem Başlıyor”
Kongrede konuşan yapan Başkan adaylarından Deniz Erdem “ Son sözü üyenin söyleyeceği bir dönem başlıyor” diyerek şunları söyledi. “ Bugün mücadelemizin ses bulduğu bu kürsüden yıllardır emek verdiğim siyasi hareketimizin yeni ve çok önemli bir sorumluluğunu üstlenmek üzere huzurlarınızdayım. 2007 yılından beri siyasetin içerisindeyim. Bu mücadeleye gençlik kollarında başladım. Yıllar içerisinde partimizin bana verdiği birçok görevde bulundum. Seçimlerde, kongrelerde mücadeleler verdik. 2019 yılında yapılan ön seçimde üyelerimizin takdiri ve güveniyle belediye meclis üyeliğinin görevini üstlendim. 2025 yılında yapılan il kongremizde yönetici olarak seçildim. Yeni partimizin kurucu il başkan yardımcısı olarak görevime devam etmekteyim. Birçok seçim atlattık. Birçok da on biri gördük. Birçok kez bu kürsüden birlik ve beraberlik mesajları duyun. Ben bugün yine aynı şeye bütün kalbimle inanıyorum. Birlik ve beraberlik partimizi iktidara taşıyacak en büyük anahtardır. Bu adaylık bir makam talebinden veya bir yerden gelen talimatla da olmalı. Üyelerimizle yaptığımız konuşmalardan, mahallelerde duyduğumuz artık bizi de dinleyince yol arkadaşlarımızdan da olur. Şunu herkes bilsin. Eleştiren ilgiyi dışlayan, kararları kapalı kapılar ardında alan bir örgüt altı olup veremez. Biz öncekimizde sözün değerini bileceğiz. Çünkü üye partinin emeği, haklı ve vicdanıdır. Sesini duymayan bir anneyiz. Mesela halkın sesini duyamaz. Kim hangi makamda oturacak? Kimin sözü daha çok geçecek? Kimin kırgınlığı daha büyük. Artık bunları merkezimize koyamayız. Çünkü bu şehrin, bu ülkenin insanları bizden, geçim değerlerini işsiz gencini görmenizi, umudunu kaybeden insana gerçek bir yol göstermenizi bekliyor. Çanakkale'deki gençler okuduğu bölümde iş bulabilecek miyim diye soruyor. Esnaf dükkanına önümüzdeki ayda açık tutabilir hesaplar yapıyor. Emekli, aldığın varsa ayın sonu nasıl getireceğini düşünüyor. Bu sorunlar karşısında unvanlarımızın hiçbir önemi yok. Değerli olan, o insanın derdini anlayabilmek, derdiyle dertlenmek, onun derdine çözüm sunabilmektir. İktidar politikaları yalnızca cebimizi etkilemiyor. Bu ülkede adalet duygusu daha ağır yara alıyor. Seçilmiş belediye başkanlarımız cezaevindeyken gazeteciler yaptıkları haberlerle birlikte tutuklanırken siyasi görüşlerin sebebiyle vatandaşlarımızın kaygıları büyükken hiçbirimiz bu bizim meselemiz değil diyemeyiz. Elbette herkes adalet önünde hesap veririz. Ama hukuk siyasi rakibini susturmanın bir aracı olarak görülürse kimse kendini güvende hissedemez. Bizim talebimiz ayrıcalık değil. Açık, adil ve tarafsız bir yargılama. Seçmenin iradesine saygı, gazetecinin, özgürce sorup sorabileceği bir ülke. İktidarın politikalarını eleştireceğiz. Bunu yüksek sesle yapacağız. Çünkü geçim sıkıntısına, işsizliği ve umutsuzluğu yaşayan insanlar bizden bunu bekliyor. Ama yalnızca hiçbir kenara çekilmeyeceğiz. Çanakkale'nin her mahallesine insanları dinleyecek, sorumluluğunu takip edecek. Verdiğimiz sözün arkasında duracağız. Çanakkale'den yükselteceğiniz sözle tutarlı olmalı. Ekonomi konuşurken adaleti unutmayacağız. Adalet konuşurken işsizliği unutmayacağız. Demokrasi konuşurken evine ekmek götürmekte zorlanan insanı unutmayacağız. Çünkü bunlar hepsi aynı insanın hayatında yaşanıyor. Bugün yalnızca bir görev için destek istemiyorum. Beraber çalışma sözü istiyorum. Kapı açık, yüzde halka dönük bir merkez ilçe örgütü kurmak istiyorum. Gençlere karar verirken de masada olduğu kadınların yönetimde söz sahibi olduğu mahallenin sorunlarını açıkça dile getirebildiği bir istiyorum. Bizim gücümüz bir ikisinin arkasında sıralanmamızdan değil, yan yana durmamızdan gelecek. Yarın bize kendi aranızdaki sorunları, tartışmaları bitirebildiniz mi diye soracaklar. Cevabımız şu olsun. Biz halkın derdini, kendi derdinizin önüne koyduk. Sözünü dinlediniz mi diye soracaklar. Cevabımız şu olsun. Onların sözünü açtık. Onların sözüyle yürüyoruz. Bugün merkez ilçe başkanlığına adayım. Sizden yetki istiyorum. Ama o etkinin sahibinin üyeleriniz olduğunu bir an bile unutmayacağıma söz veriyorum. Buradan bütün arkadaşlarıma sesleniyorum. Bu seçimin sonucu ne olursa olsun aynı aday kazanırsa kazansın. Bu salondan ayrılırken kol kola, omuz omuza, yan yana iktidar için yola çıkacağız. Bizim hedefimiz bellidir. İktidar.”
“Mücadeleyi İleriye Taşımaya Geliyoruz”
Başkan adaylarından Ahmet Can Aktuna’da konuşmasında şu ifadelere yer verdi. “Geçtiğimiz üç yıllık dönemde merkez ilçe yönetiminde çeşitli görevlerde görev aldım. İki yıldır da ilçe zemin olarak görev yapmaktayım. Bu görevlerde çok önemli bir şey öğrendim. Siyaset masa başında değil. Siyaset sokakta, siyaset, mahallede köyde yapılmış. Siyaset, vatandaşın yanında, vatandaşla birlikte yapılır. Bizler siyaseti tam olarak böyle yaptık. Biz geçmişimizi anlatırken yalnızca yaptıklarımızı sıralamıyoruz. Nasıl bir örgüt anlayışından geldiğimizi anlatıyoruz. 52 köyümüzde çalıştık. Mahalle mahalle gezdik. Kahvelerde vatandaşımızı dinledik. Esnafımızın kapısını çaldık. Üreticimizin yanında olmak. Görev aldık. Üyelerimizle omuz omuza mücadele ettik. Sadece kolay günlerde değil, zor günlerde de örgütümüzün yanında olduk. Mutlak kutlar sürecinde kırk beş gün boyunca yedi gün yirmi dört saat nöbet tuttuk. Bir lira artık olmaz dediğinde, biz ona dayadık. Birileri dağılırlar dediğinde biz yan yanaydık. Birileri umutsuzluk beklerken biz mücadeleyi büyüttük. Örgütümüze sahip çıktık. Demokrasiye sahip çıktık. En önemlisi üyemizin iradesine sahip çıktık. Cumhurbaşkanı adayımızı belirlediğimiz ön seçimde yine sahadaydık. Merkez ilçemizde Ekrem İmamoğlu başkanımız için otuz iki bin oyu sandığa ulaşmasını sağladık. Sandıkları kurduk. Vatandaşımızı sandığa davet ettik. O iradenin sandığa yansıması için emek verdik. Bir övünç listesi çıkarmak için anlatmıyor. Bunları bundan sonra ne yapacağımızı göstermek için anlatıyorum. Biz yeniden başlamaya gelmeyiz. Biz bugüne kadar yapılanların üzerine koymaya geliyoruz. En iyi korumaya tecrübeyi büyütmeye, mücadeleyi ileriye taşımaya geliyoruz. Tüzüğümüzün ikinci maddesinde belirtildiği gibi Türkiye'nin demokrasi ittifakını kuran ve temsil eden çağdaş sosyal demokrat bir partide siyaset yapıyoruz. Bizim siyasetimiz insanların diniyle, diliyle, ırkıyla ya da mezhebiyle değerlendiren bir siyasi anlayış değildir. Bizim siyasetimiz insanı insan olduğu değerli gören bir siyasettir. Bizim için bu ülkenin yurttaşları değerlidir. Kimse kimliğinden dolayı ötekileştirilemez. Kimse inancından dolayı ayrı tutulamaz. Kimse yaşam biçiminden dolayı ikinci sınıf insan muamelesi göremez. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize çok açık bir Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milletin üzerinde hiçbir irade yoktur. Makamların gerçek sahibi millettir. Siyasi görevler kimsenin tapulu malı değildir. Makamlar geçicidir. Önemli vefadır. Milletin iradesi kalıcıdır. Milletin iradesi kalıcıdır. Türkiye'nin bugün daha güçlü bir demokrasiye, daha güçlü bir hukuka, daha adil bir ekonomik düzene ve daha güçlü bir sosyal devlete ihtiyacı olduğunu biliyor ve bunu hep birlikte görüyoruz. Mevcut iktidarın politikalarına karşı ortaya koyduğumuz siyasal mücadele de tam olarak bunun mücadelesidir. Gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramadığı, emeklinin düşünmedik. Çiftçinin ürettikçe kazandığı, esnafın yarın da korkmadığı, kadınların hayatın her alanında eşit ve özgür olduğunu hukukun kişiye göre değil, herkese eşit duygulandığı bir Türkiye istiyoruz. Biz umutsuzluğu değil, umudu büyütmeye talibiz. Partimizi Türkiye'ye verdiği yedi söz var. Demokratik bir Türkiye, adil ve özgür bir güzel üreten ve zenginleşen güçlü ve güvenli bir ülke, gerçek bir sosyal devlet. Gelişlerine gelecek sunan makamların emanet olarak görüldüğü bir yönetim anlayışı. Bu sözleri yalnızca kürsülerde anlatmayacağız. Bu sözleri sokağa taşıyacağız. Mahalleye taşı Köye taşıyacağız. Kepez'e taşıyacağız. Çanakkale'nin her noktasına taşıyacağız. Biz yedi partiyi yalnızca bir tabela partisi. Yeni bir isim ya da yeni bir siyasi yapı olarak görmüyoruz. Yeni parti bizim için yeni bir siyaset anlayışıdır. Genel başkanımız sayın Özgür hocanın liderliğinde çıktığımız bu yol üyeyi merkeze alan milletin her şeyin düzenine göre ve iktidarı hedefleyen bir yoldur. Ortaya koyduğumuz anlayış nettir. Bu parti bir kişinin partisi değil. Bu parti bir grubun partisidir. Bu parti milletin partisidir. Biz de Çanakkale'de bu anlayışı büyüteceğiz. Üyemiz söz sahibi oldu. Yöneticinin hesap verdiği makamların emanet kabul edildiği bir örgüt anlayışını hayata geçireceğiz. Siyaseti yalnızca seçim dönemlerinde değil yılın her günü sokakta yapacağız. Muhalefet etmeye alışmış bir örgüt değil iktidara hazırlanan bir örgüt olacağız. Nasıl bir merkez ilçe yönetimi kuracağımızla nettir. Biz birbirine benzeyen insanların oluşturduğu bir yönetim değil. Çanakkale'nin çeşitliliğini temsil eden bir yönetim oluşturacağız. Yönetim kadrolarımızı oluştururken cinsiyet eşitliğini gözeteceğiz. Gençlere sorumluluk vermekten çekinmeyeceğiz. Farklı meslek gruplarından yol arkadaşlarımız yönetimde yer alacak. Köylerimizin ve farklı toplumsal kesimlerin sesi yönetim masasında olacak. Türkiye'nin en büyük beldesi Kepez'de yönetim kadrolarımızda güçlü biçimde temsil edilecek. Üyelerimiz yalnızca seçimden seçime hatırlanmayacak. Konuşacak, önerecek, eleştirecek, sorumluluk alacak. Karar süreçlerine katılacak. Komisyonlarımız çalışacak. Yönetim kurulumuz mahallelerimiz örgütlenecek. Köylerimizle bağımız güçlenecek. Daha ilk kongremize gelirken yaklaşık bir aylık süreçte merkez ilçemizde üç bin beş yüz üyeyi aştık. Bu sayıyı büyütmek bizim görevimizdir. Bu insanların umudunu örgütlemek bizim görevimizdir. Bu insanların sesini siyasete taşımak bizim görev bu örgütü iktidara hazırlamak bizim görevimizdir. Birazdan bir seçim yapılacak sandık kurulacak üyelerimiz kararını verecek. Sandık kapandığı anda yarış bitecek. Sonrasında hepimiz yine aynı mücadele için sahada olacağız. Aynı masada oturacağız. Aynı sokakta yürüyeceğiz. Aynı sandığa sahip çıkacağız. Aynı iktidar hedefi için çalışacağız. Bizim birbirimizle bir gündür. Türk Türkiye için mücadelemiz ise her gündür. Kim kazanırsa kazansın, kimse kaybetmeyecek. Örgütümüz kazanacak. Dayanışmamız büyüyecek, mücadelemiz güçlenerek bizim anlayışımızda asıl olarak isimler değildir, Asıl ola makamlar değildir, Asıl olan emektir. Asıl olan örgüttür. Asıl ola yol arkadaşlığıdır. Ben bu göreve bir makam sahibi olmak için talip değilim. Daha fazla sorumluluk almak için talibim. Daha fazla çalışmak için talibim. Daha fazla insana ulaşmak için kalbim. Bu örgütün bugüne kadar ortaya koyduğu emeği daha ileriye taşımak için talibim. Seçimi kazanıp dinlenmek için değil, seçimin ertesi sabahı daha çok çalışmak için görev talibim. Seçilim ertesi sabah, yine sahada olacağız. Mahallelerimiz Köylerimizde olacağız. Kepez'de olacağız. Esnafımızın, üreticimizin, emekçinin yanında olacağız. Vatandaşımız neredeyse biz orada olacağız. Geçmişte nasıl çalıştıysak daha fazlasını yapacağız. Yapılanı yok saymayacağız. Emeği unutmayacağız. Tecrübeyi kenara bırakmayacağız. Yapılanların üzerine hep birlikte koyacağız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları bu ülkenin en zor günlerinde umutsuzluğa teslim olmadılar. Çanakkale bize mücadeleyi öğretti. Cumhuriyet bize egemenliğin, millete ait olduğunu öğretti.
Sosyal demokrasimize eşitliği, dayanışmayı, adaleti öğretti. Örgütümüz bize yan yana durmayı öğretti. Şimdi bize düş bu mirası geleceğe taşımaktır. Çanakkale'den Türkiye'ye güçlü bir söz söylemektir. Genel başkanımız sayın Özgür Özel'in liderliğinde yeni partinin iktidar yürüyüşüne, Çanakkale'den güçlü bir söz vermek istiyoruz. Merkez ilçemizi bu iktidar yürüyüşünün en çalışkan, en örgütlü ve en güçlü örgütlerinden biri haline getirmektir. Biz hazırız, kadrolarımızla hazırız. Örgütümüzle hazırız. İnancımızla hazırız. Birlikte kurduk, birlikte büyüteceğiz. Birlikte çalışacağız, birlikte başaracağız. Buradan bir kez daha söylüyorum. Hedefimiz iktidar, yolumuz sosyal demokrasi, rehberimiz, cumhuriyetin değerleri, gücümüz, örgütümüz, gücümüz, halkın iradesidir. Yürüyelim arkadaşlar.”

Konuşmaların ardından divan kurulu görevini seçim kuruluna bıraktı ve Yeni Parti Çanakkale il örgütünde yeni dönem merkez ilçe başkanını belirleyecek oy verme işlemi başladı.

Muhabir: Ogün İnal