Geçtiğimiz yazımda Troya ile ilgili bilgi almaya başlamıştık.

Geçtiğimiz yazımda Troya ile ilgili bilgi almaya başlamıştık. Kısa bir bilgilendirme yapmıştık ve bununla da devam edeceğim.
Bilgileri tazelemek ne kadar önemli meğerse...
Okudukça anlıyorum. Beynimizdeki bu güzel bilgileri tazeledikçe, daha da gelişiyoruz daha da yaşama sevincimiz çoğalıyoruz. Bilginin ne kadar kutsal ve önemli olduğunu bu araştırmalarımda görüyorum.

Gelelim hadi Troya'ya...
Troya I ile başlayalım hadi...

Alandaki ilk şehir sonraki şehirlerinde kurulacağı hisarlık tepesine MÖ 3. binyılda kuruldu. Tunç çağı boyunca kent ticari anlamda gelişme gösterdi, konumunun Ege Denizi'nden Karadeniz'e giden her ticaret gemisinin geçmek zorunda kaldığı Çanakkale Boğazı'nda bulunmasının bunda katkısı büyüktür. Troya'nın doğusundaki şehirlerin yıkıldığını ve Troya'nın yıkılmamasına rağmen, bir sonraki dönem yeni bir insan topluluğunun Troya'yı ele geçirdiğini gösteren bir kültür değişikliği görülmektedir. Şehrin ilk evresi, yaklaşık 300 metre çapında; büyük duvarlar, kuleler ve geçitlerle çevrili 20 dikdörtgen evden oluşan daha küçük bir kale ile karakterize edilir