Eski çağlarda semenderin ateşte yanmadığına, hatta ateşi söndürücü bir etkisi olduğuna inanılırdı.
Eski çağlarda semenderin ateşte yanmadığına, hatta ateşi söndürücü bir etkisi olduğuna inanılırdı. Bu efsaneden yola çıkılarak semender hem sıcağı hem de soğuğu simgelemktedir. Aynı zamanda ölümsüzlüğün, her koşulda hayatta kalmaısnın simgesi olarak kabul edilir. Yanmaması nedeniyle, saflığında simgesidir.Zamanın başlangıcında akrep ve semender tek bir ruhmuş, ama evreni vareden ates ayırmış onları. Akreplerin ates cenberinde kaldıklarında kendilerini öldürdükleri söylenir, semenderlerinde atese yürüdüğü. ruhunun bir yarısı ateşin ortasında kaygısızcaca dolaşırken diğer yarısı tedirginmiş, biri umutuluyken diğeri ölmek ve kendini yok etmek istiyormuş. Bu yüzden parcalanmıs ruh ikiye ayrılmış ve zamanın sayısız koridorunun, dünyanın sayısız çetrefilinin içinde birbirlerini yitirmişler. İkisi de yarım hissediyormuş kendini, tamamlamak için zamanın sonsuzluğu içinde binlerce kez yeniden doğup birbirlerini aramışlar. Birbirlerini bulabilmek için geçtikleri yerlere yalnız diğerinin anlayabileceği işaretler bırakırlarmış. Kiminde hiç karşılaşmamışlar, kiminde iki sevgili kiminde iki düşman olmuşlar. Rahipler der ki; ateşle ayrılan, ateşle bir araya gelir, bu yüzden birleşememişler ve anlamışlar ki evreni yok edecek ateş yanmadan birleşmeleri mümkün olmayacak!