2020 yılı, koronavirüs salgınından dolayı neredeyse yok gibi geçiyor.
2020 yılı, koronavirüs salgınından dolayı neredeyse yok gibi geçiyor. Eylül ayına yaklaştığımızda, yeni bir döneme başladığımızı hissederdim hep. 2020-2021 dönemi başlarken bir okul telaşı olurdu etrafta. Planlar, programlar yapılmaya başlardı. Sokaklarda görürdük çocukları… Okul kıyafetlerini almak için dışarı çıkmışlar, heyecanla üniformalarına kavuşmayı bekliyorlardı…
Bu sene bunların hiçbiri yok. Sanki yapraklar sararmayacak, dökülmeyecek…
Sanki sonbahar hiç gelmeyecek…
Çok hüzünlü bir yazı oldu belki de, ben öyle hissettim. En azından sonbaharın hüznü gelmiş olsun. Bu hüzünle beraber dinlenme zamanı da gelir zaten. Dinlenme mevsimidir sonbahar.
Fakat bu hastalık bir türlü izin vermiyor bize. Rahat bir nefes çekemiyoruz içimize…
Okulların önce uzaktan eğitimle başlayacağını sonra Eylül ayında kapıların açılması için çalıştıkları söylendi. Çocukların şevki kırıldı tabi…
Özellikle birinci sınıfa başlayacak olan çocuklar ne yapacak? Ben onları çok merak ediyorum. Aileleri nasıl bir duygu içindeler acaba?
Kısmet bu sene böyleymiş ne yapalım… Yeter ki bitsin gitsin şu illet artık başımızdan, maskelerimizi çıkartıp, nefes almanın önemine varalım. ‘Ohhh’ diyelim, hava ciğerlerimize dolsun!
Kış, bahar, yaz, derken sonbahar mevsimini de pandemi içinde geçiriyoruz…
Bir senemiz böyle geçecek ve umarım kaybımız 1 sene ile sınırlı kalır…
Herkese iyi haftalar dilerim…