Nobel Barış Ödülü geçtiğimiz gün sahibini buldu.

Nobel Barış Ödülü geçtiğimiz gün sahibini buldu. Ödül, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’na verildi. Norveç Nobel Komitesi'nden yapılan açıklamada, açlıkla mücadelesi, mevcut durumu iyileştirmeye olan katkısı, çatışma bölgelerinde barışa olan katkısı ve savaş ve çatışmalarda açlığın bir silah olarak kullanılmasını engellemeye yönelik adımları nedeniyle Dünya Gıda Programı ödülü hak ettiği açıklandı.

Adayların hepsi birbirinden değerli işler yapıyor zaten. Birine seçmek eminim komite için de çok zor olmuş olmalı. Ama benim gönlümdeki sahibi ise Sudan’da devrimi sembolü haline gelen üniversiteli kadın Alaa Salah oldu. 22 yaşındaki bu kadın Sudan’da 3 aydan fazla süren protestoların simgesi oldu.

Independent Türkçe’nin haberine göre ise; kendisi hakkında şunlar yazıldı; “Alaa Salah’ın "Kadının yeri evidir" genel söyleminin aksine "Kadının yeri devrimdir" sloganını attığı görüntüler sosyal medyada yüzbinlerce kez paylaşıldı. Protestoları haberleştiren yerel medyaya göre eyleme katılanların çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Sudanlılar kadın protestocuları 'Kandaka' diye niteliyor. Bu sözün antik Sudan'da Nübye hanedanlığının savaşçı kraliçelerine verilen bir unvan olduğu belirtildi. 'Kandaka' denilen kraliçelerin kendilerinden sonraki kuşaklara ülkesi için sonuna kadar mücadele eden güçlü, hak sahibi kadınları miras bıraktığı yorumları yapıldı.”

Sudanlı kadınların haklarını cesurca savunan bu genç üniversiteli beni de çok etkiledi. Nobel ödüllerinin açıklanmasından bir gün önce NTV’de bir röportajına denk geldim ve kendisinin bir aktivist olarak daha birçok şey daha yapacağını gözlerinde gördüm. Dünya yetenekli, lider ruhlu, cesur bir kadını gördü.

Benim barış ödülüm sana Alaa Salah!

Herkese iyi haftalar dilerim