Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan Çanakkale’de zeytin ve zeytinyağı sektöründe yaşanan sorunlar üreticilerin gündeminde. Kentin özellikle Geyikli, Lapseki ve Biga bölgelerinde önemli bir ekonomik faaliyet alanı olan zeytincilikte, artan üretim maliyetleri ile zeytinyağı fiyatları arasındaki makas üreticiyi zorluyor.
Çanakkale’de 1953 yılından bu yana zeytinyağı üretimi yapan ON7 Zeytinyağları sahibi Gizem Yeşil, sektörün mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Çanakkale zaten bir zeytin memleketi”
Çanakkale’nin zeytin üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yeşil, bölgede özellikle Edremit ve Gemlik tipi zeytinlerin yaygın olarak yetiştirildiğini söyledi.
Bu yılın zeytin açısından “var yılı” olduğunu belirten Yeşil, normal şartlarda yüksek rekoltenin üreticinin yüzünü güldürmesi gerektiğini ancak mevcut fiyat politikası nedeniyle bunun gerçekleşmediğini ifade etti.
Yeşil, üreticinin büyük emek ve maliyetlerle yetiştirdiği zeytinden yeterli geliri elde edemediğini belirterek, zeytinyağı fiyatlarının son 2-3 yıldır neredeyse aynı seviyelerde kalmasına karşın üretim maliyetlerinin sürekli arttığını söyledi.
“250-270 liraya mal edilen yağ 180 liraya satılıyor”
Zeytin üreticisinin en büyük sorunlarından birinin maliyetler olduğunu dile getiren Gizem Yeşil, üreticinin sezon içerisinde yüksek maliyetlerle elde ettiği zeytinyağını sezon sonunda daha düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını belirtti.
Yeşil, “Zeytin üreticisi sezonda 250-270 liraya mal ettiği zeytinyağını sezon bittikten sonra yağ tüccarlarına 180 TL’den satmak zorunda kalıyor” dedi.
Üretim maliyetleri içerisinde mazot, gübre ve işçilik giderlerinin önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Yeşil, özellikle mazot fiyatının 80 lirayı aşmasının üreticinin maliyetlerini ciddi şekilde artırdığını ifade etti.
İşçilik maliyetlerinin de her yıl yükseldiğini belirten Yeşil, buna karşılık zeytinyağı satış fiyatlarının aynı oranda artmadığını söyledi.
Zeytin dalında kalıyor, üretici imece usulüne dönüyor
Zeytinyağının yeterli değeri bulamaması nedeniyle bazı üreticilerin zeytinlerini toplamakta zorlandığını belirten Yeşil, yüksek işçilik maliyetleri nedeniyle zeytinlerin dalında bırakılabildiğini söyledi.
Yeşil, hasat yapılması durumunda ise bazı üreticilerin işçi çalıştırmak yerine imece usulüyle zeytin toplamaya çalıştığını ifade etti.
Bu durumun uzun süredir devam ettiğini belirten Yeşil, ekonomik şartların üreticileri zeytinliklerini satmaya kadar götürdüğünü savundu.
Zeytinyağı fabrikaları da maliyet baskısı altında
Sorunun yalnızca zeytin üreticileriyle sınırlı olmadığını belirten Gizem Yeşil, zeytinyağı fabrikalarının da mevcut fiyat politikalarından olumsuz etkilendiğini söyledi.
Zeytinyağı fabrikalarının üreticilerin yağ sıkım işlemlerini gerçekleştirdiğini ve bazı üreticilerin sıkım ücretini yağ ile ödediğini belirten Yeşil, sezon sonunda yağ fiyatlarının düşmesiyle fabrikaların da ekonomik açıdan zorlandığını ifade etti.
Yeşil, mevcut sistemin sürdürülebilir bir zeytincilik ve tarım politikası açısından ciddi sorunlar oluşturduğunu dile getirdi.
“Üretici zeytinliklerini satıyor”
Çanakkale’nin önemli bir zeytin üretim bölgesi olduğuna dikkat çeken Yeşil, üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların uzun vadede zeytin varlığını da tehdit edebileceğini söyledi.
Yeşil, “Geyikli’de, Lapseki’de, Biga’da zeytinlikler var. Çanakkale gerçek bir zeytin memleketi. Bu fiyat politikası ve zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunlar bitmiyor. Üretici zeytinliklerini satıyor” dedi.
Bir yıl boyunca zeytinliğine bakım yapan üreticinin elde ettiği gelirle yaptığı masrafı karşılayamadığında üretimden uzaklaşabileceğini belirten Yeşil, bu koşulların devam etmesi halinde zeytinciliğin sürdürülebilirliğinin tehlikeye gireceğini ifade etti.
“Toptan zeytinyağı fiyatlarının yükselmesi gerekiyor”
Üreticinin rahatlaması için öncelikle zeytinyağının toptan satış fiyatının üretim maliyetlerini karşılayacak seviyeye yükselmesi gerektiğini belirten Yeşil, devlet desteğinin de büyük önem taşıdığını söyledi.
Üreticilerin önemli bölümünün ürününü doğrudan tüketiciye ulaştırabilecek markalaşma imkanına sahip olmadığını dile getiren Yeşil, bu nedenle üreticinin çoğu zaman tüccara bağımlı kaldığını ifade etti.
Yeşil, maliyetlerin üzerinde gerçekleşecek bir satış fiyatının üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.
“Kooperatifleşme önemli”
Zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümünde kooperatifleşmenin de önemli bir rol oynayabileceğini belirten Gizem Yeşil, Çanakkale ve Türkiye’de kooperatifleşmenin daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini savundu.
Kooperatiflerin üreticinin pazarlık gücünü artırabileceğini ifade eden Yeşil, üreticilerin örgütlü şekilde hareket etmesinin sektörün geleceği açısından önemli olduğunu dile getirdi.
“Zeytinimizi yok etmeyelim, üretmeye devam edelim”
Çanakkale’nin ve Türkiye’nin zeytinyağı üretiminde büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yeşil, zeytin ağaçlarının korunması ve üretimin sürdürülebilmesi için daha güçlü destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Türkiye’nin zeytinyağında dünya liderlerinden biri olabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Yeşil, Çanakkale’nin de bu alanda önemli bir merkez haline gelebileceğini belirtti.
Yeşil, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Zeytinyağı çok kutsal bir meyve. Bu meyveyi kaybetmeyelim. Türkiye gerçekten dünyada zeytinyağı konusunda lider olabilecek bir ülke. Çanakkale de Türkiye’nin zeytinyağı konusunda lider illerinden biri olabilecek bir şehir. Herkes birbirine destek olsun. Özellikle hükümetimizden çiftçiye verecekleri desteklerle alakalı daha büyük şeyler bekliyoruz. Zeytinimizi lütfen yok etmeyelim. Üretmeye devam edelim.”




