Çanakkale ve Biga Yarımadası’nın doğal ve kültürel zenginliklerini tanıtan paylaşımlarıyla tanınan Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan, Türk halk kültüründe hayvan başlarının yeri ve anlamına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Akkan, Kazdağları ve Biga Yarımadası’nda binlerce yıllık Türk kültürünün izlerinin halen yaşatıldığını vurguladı.

“Hayvan Başları Bolluk, Bereket ve Koruyuculuğun Simgesi”

Mehmet Akkan, Türk halk kültüründe boğa, inek, keçi ve koyun başlarının; bolluk, bereket, uğur ve koruyuculuk anlamı taşıdığına dair köklü bir inancın bulunduğunu belirterek, bu anlayışın İslamiyet öncesi dönemlere dayandığını ifade etti. Akkan, bu kültürel geleneğin İslam inancında doğrudan bir karşılığı olmadığını, ancak halk inançlarında uzun yıllar boyunca varlığını sürdürdüğünü dile getirdi.

Türk kültüründe hayvanların kutsal kabul edilen kısmının “baş” olduğunu vurgulayan Akkan, başın yeniden doğuşun, dirilişin ve yaşam gücünün sembolü olarak görüldüğünü belirtti.

631137173 18568351651039216 1199784366744798297 N

“Ruh ve Kut İnancı Başta Mekân Tutar”

Akkan açıklamasında, Türk inanç sisteminde ruh ve canın başta olduğuna inanıldığını, Tanrısal güç anlamına gelen “kut” kavramının da baş ile özdeşleştirildiğini ifade etti. Bu nedenle başın kutsal kabul edildiğini aktaran Akkan, insanların tarih boyunca hayvan kafataslarını, derilerini, dişlerini ve pençelerini nazardan, kazadan, beladan ve kötü ruhlardan korunmak amacıyla evlerinin, bahçelerinin ve tarlalarının görünür noktalarına astıklarını söyledi.

Bu uygulamaların, fetişist inanç sisteminin izlerini taşıdığını belirten Akkan, bu ritüellerin insanlara uğur, mutluluk ve bereket getirdiğine inanıldığını kaydetti.

631722777 18568351672039216 2040256314724864799 NGünlük Hayattaki Ritüeller de Bu İnancın İzlerini Taşıyor

Çanakkale Kepez’de CHP belde seçimleri için adaylık açıklaması
Çanakkale Kepez’de CHP belde seçimleri için adaylık açıklaması
İçeriği Görüntüle

Türk kültüründe baş kavramının yalnızca hayvanlarla sınırlı kalmadığını belirten Mehmet Akkan, günümüzde dahi sürdürülen bazı geleneklerin bu inanç sisteminin devamı olduğunu ifade etti. Akkan, gelin başı üzerinde kına tepsisinin çevrilmesi, kurşun dökme ritüelleri, nazardan korunmak amacıyla baş etrafında tuz çevrilmesi gibi uygulamaların, kötü ruhları uzaklaştırma ve nazarı defetme amacı taşıdığını söyledi.

Kazdağları ve Biga Yarımadası’nda Kültür Yaşatılıyor

Uzun yıllardır Biga Yarımadası ve Kazdağları’nda bulunduğunu belirten Akkan, bu kültürel izlere köylerde, tarlalarda ve orman köylerinde sıkça rastladığını ifade etti. Yöre halkıyla yaptığı sohbetler ve gözlemler sonucu bu geleneğin halen yaşatıldığını belirten Akkan, daha sonra konuyla ilgili akademik çalışmaları da incelediğini söyledi.

Akkan, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı doktora öğrencisi Emine Taş tarafından hazırlanan “Türk Halk Kültüründe Baş” adlı çalışmadan da faydalandığını belirtti.

632108637 18568351681039216 6745324864582189151 N

“Kazdağları Geçmişten Geleceğe Uzanan Bir Kültür Köprüsüdür”

Açıklamasının sonunda Kazdağları’nın yalnızca doğal değil, aynı zamanda kültürel bir miras alanı olduğunu vurgulayan Mehmet Akkan, şu ifadeleri kullandı:

“Kazdağları hayat verir, yaşatır ve herkese iyi gelir. Kazdağları geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür; tarih, Türk kültürüdür.”

631839314 18568351693039216 1433928554013065152 N

Muhabir: Murat Yüksel