Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit’in yaptığı dikkat çekici açıklamalar, kalp krizinin sanılandan çok daha hızlı ve beklenmedik şekilde gelişebildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, sosyal medya hesaplarından yaptığı videolu paylaşımda kalp krizinin ortaya çıkış mekanizmasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Akşit’in açıklamaları, özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan bireyler için hayati öneme sahip uyarılar içeriyor.

Çanakkale’deki hastaneden randevu alacaklar dikkat!
Çanakkale’deki hastaneden randevu alacaklar dikkat!
İçeriği Görüntüle

Kalp Krizi Nasıl Başlıyor?

Kalp krizinin tam olarak hangi anda ve hangi mekanizma ile başladığının tıp dünyasında hâlâ kesin olarak bilinmediğini belirten Prof. Dr. Akşit, en güçlü teorilerden birinin damar içerisinde bulunan “hassas plakların” ani damar kasılması sonucunda parçalanması olduğunu ifade etti. Kalp damarlarının iç yüzeyinde zamanla oluşan yağ ve kolesterol birikimlerinin bazı kişilerde uzun yıllar belirti vermeden varlığını sürdürebildiğini belirten uzmanlar, bu yapıların belirli koşullarda parçalanarak damarı tamamen tıkayabildiğine dikkat çekiyor. İşte bu süreç, kalp krizinin başlangıç noktası olarak kabul ediliyor.

“Ani ve Şiddetli Kasılma Plağı Parçalayabiliyor”

Prof. Dr. Akşit paylaşımında şu değerlendirmelerde bulundu: “Kalp krizinin ne zaman ve hangi mekanizma ile başladığı tam olarak bilinmiyor ama en büyük teorilerden biri hassas plağın olduğu kalp damarı kısmının ani ve şiddetli kasılma sonrası parçalanması.”

Uzmanlara göre bu ani kasılmalar, kişinin yaşadığı yoğun duygusal veya fiziksel stres sonrasında ortaya çıkabiliyor. Damarın iç yüzeyindeki hassas bölge yırtıldığında ise kısa sürede pıhtı oluşuyor ve kalbi besleyen damarın tıkanmasıyla kalp krizi meydana geliyor.

Türkiye’nin Konuştuğu Olayı Hatırlattı

Prof. Dr. Akşit açıklamasında, geçtiğimiz yıl kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve aynı taksi durağında iki kişinin kısa aralıklarla kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği olaya da değindi. Bu olayın kalp krizinin tetiklenme mekanizmasını anlamak açısından dikkat çekici bir örnek olduğunu belirten Akşit, ilk kişinin ölüm nedeni tam olarak bilinmese de yardım etmeye çalışan ikinci kişinin yaşadığı ani duygusal travmanın kalp krizini tetiklemiş olabileceğini ifade etti. Akşit, ikinci kişinin yaşadığı şok ve üzüntünün kalp damarında ani kasılmaya neden olmuş olabileceğini, bunun da mevcut hassas plağın parçalanmasını sağlayarak kalp krizini başlatmış olabileceğini vurguladı.

Hastaneye Ulaşamadan Hayatını Kaybedenler Var

Kalp krizinin en korkutucu yönlerinden biri de bazı vakalarda belirtilerin başlamasının ardından çok kısa sürede ölümle sonuçlanabilmesi. Prof. Dr. Akşit, çeşitli kaynaklara göre kalp krizi başlayan kişilerden 3 ila 10 kişiden birinin hastaneye ulaşamadan yaşamını yitirebildiğini belirtti. Bu durum, kalp krizinin sadece yaşlıları değil her yaş grubundan risk taşıyan bireyleri ilgilendiren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Kalp Krizi Geçirenler Daha Dikkatli Olmalı

Prof. Dr. Akşit’in özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri de daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler oldu. Her kalp krizinde aynı mekanizma geçerli olmasa da ani üzüntü, aşırı heyecan, yoğun stres ve soğuğa maruz kalma gibi durumların bazı hastalarda yeni bir krizi tetikleyebileceğini belirten Akşit, daha önce kalp krizi geçirmiş bireylerin bu tür tetikleyicilerden mümkün olduğunca uzak durmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Uzmanlardan Kritik Uyarı

Kardiyoloji uzmanları, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma, tansiyon ve kolesterol kontrolünün büyük önem taşıdığını belirtiyor. Bunun yanında psikolojik stresin de kalp sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiliyor. Özellikle ani öfke, büyük üzüntü, yoğun korku ve aşırı heyecan gibi duygusal durumların kalp damarlarında beklenmedik değişikliklere yol açabileceği ifade edilirken, risk grubundaki kişilerin düzenli doktor kontrolünü ihmal etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Kalbin En Büyük Düşmanı Bazen Duygular Olabiliyor

ÇOMÜ Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit’in açıklamaları, kalp krizinin yalnızca fiziksel nedenlerle değil, ani duygusal değişimlerle de tetiklenebileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre özellikle daha önce kalp krizi geçiren veya damar hastalığı bulunan kişilerin stres, ani üzüntü ve aşırı heyecan gibi durumlara karşı daha dikkatli olması, hayati risklerin azaltılmasında önemli rol oynuyor.

Muhabir: Ogün İnal