Yağış açısından verimli geçen kış mevsiminin ardından bahar aylarında canlanan doğa, yaz mevsiminin ilk günlerinde de biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çekiyor.
Çanakkale’nin ormanları, sahip olduğu farklı bitki türleri ve doğal yaşam alanlarıyla mantar çeşitliliği açısından da önemli bir potansiyel barındırıyor. Özellikle Biga Yarımadası’ndaki meşe ormanları, çok sayıda mantar türüne ev sahipliği yapıyor.
Biga ormanlarında dikkat çeken mantar türü
Çanakkale’de doğa ve mantar gözlemleriyle tanınan Kamuran Arslan, Biga’daki meşe ormanlarında karşılaştığı Lactifluus piperatus türü mantar hakkında bilgi verdi.
Halk arasında “biberli mantar”, “dilburan” ve “acı sütlü mantar” isimleriyle bilinen bu tür, isminin hakkını veren özellikleriyle dikkat çekiyor.
Arslan paylaşımında, “İsminin Hakkını Veren Mantar! Lactifluus piperatus; biberli mantar, dilburan ve acı sütlü mantar isimleriyle anılır ve bu isimleri sonuna kadar hak eder” ifadelerini kullandı.
Beyaz rengi ve yoğun sütüyle tanınıyor
Beyaz görünümü ve bünyesinden çıkan bol sütüyle kolayca fark edilen Lactifluus piperatus, tadına bakıldığında kısa süre içerisinde ortaya çıkan yoğun ve keskin acılığıyla diğer sütlü mantar türlerinden ayrılıyor.
Yenilebilir olarak kabul edilen bu mantar türü, yakıcı ve keskin tadı nedeniyle her damak zevkine hitap etmiyor. Doğada mantar gözlemi yapanların ilgisini çeken türlerden biri olarak biliniyor.
Çanakkale’nin doğası mantar çeşitliliğiyle dikkat çekiyor
Çanakkale; Kazdağları, Biga Yarımadası ve geniş orman alanlarıyla Türkiye’nin önemli doğal zenginliklerinden birine sahip. Bölgedeki meşe, çam ve farklı orman ekosistemleri; mantarlar, bitkiler, böcekler ve birçok canlı türü için uygun yaşam alanları oluşturuyor.
Özellikle yağışlı dönemlerin ardından orman tabanında ortaya çıkan mantarlar, doğaseverler ve araştırmacılar için önemli gözlem fırsatları sunuyor.
Uzmanlar, doğadan toplanan mantarların tüketilmeden önce mutlaka doğru şekilde tanımlanması gerektiğine dikkat çekerken, her mantarın yenilebilir olmadığı konusunda uyarıyor.
Çanakkale’nin doğal alanları, barındırdığı eşsiz canlı çeşitliliğiyle keşfedilmeye ve korunmaya devam ediyor.




