Çanakkale’nin yüksek kesimlerinde doğal olarak yetişen ve yüzyıllardır geleneksel tıpta kullanılan Mührü Süleyman Otu (Polygonatum multiflorum), sahip olduğu özelliklerle dikkat çekiyor. Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan tarafından sosyal medyada yapılan bilgilendirme ve paylaşıma göre, özellikle Kazdağları’nın nemli ve gölgeli bölgelerinde yetişen bu bitki, hem tıbbi kullanımı hem de doğal yaşam açısından önemli türler arasında yer alıyor.

Halk arasında “Süleymanın Mührü”, “Kokulu Salepotu”, “Boğumluca Otu” ve “Dolama Otu” gibi isimlerle de bilinen Mührü Süleyman Otu, adını kök saplarında bulunan ve mühür izini andıran şekillerden alıyor. Bitki, Biga Yarımadası’ndaki Kazdağları Dağ Silsilesi’nin yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişiyor. Özellikle nemli dere yatakları, kuzey yamaçlar ve kayın ormanlarının gölgelik alanları bitkinin yaşam alanları arasında bulunuyor.

Çanakkale’nin Bayramiç, Biga ve Çan ilçelerindeki yüksek dağlık bölgelerde görülen türün, Gürgen Dağı’nda yaklaşık 1.400 metre, Koca Katran Dağı’nda 1.200 metre ve Armutçuk Dağı’nda ise 1.100 metre rakımlarda doğal yayılış gösterdiği belirtiliyor.

Ekran Görüntüsü 2026 07 17 130635

Hem toprağın altında hem üstünde değerlendiriliyor

Mehmet Akkan’ın paylaştığı bilgilere göre Mührü Süleyman Otu’nun hem toprak üstündeki bölümleri hem de kök kısmı tüketilebiliyor. Bitkinin çeşitli kısımları çiğ olarak kullanılabildiği gibi kurutularak da değerlendiriliyor. Tıbbi ve aromatik bitkiler arasında gösterilen Mührü Süleyman Otu, geleneksel kullanımda çay olarak demleniyor, bal ve pekmezle hazırlanan macunların içine katılıyor ya da bazı yemeklerde baharat benzeri bir katkı olarak kullanılıyor. Asparagaceae (Kuşkonmazgiller) ailesine mensup olan bitki, tarih boyunca hem Doğu hem de Batı tıbbında çeşitli amaçlarla kullanılmış bir tür olarak öne çıkıyor. Geleneksel kaynaklarda bitkinin özellikle bağ dokusu, kemik sağlığı ve kas-iskelet sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle tercih edildiği belirtiliyor.

Paylaşılan bilgilere göre bitkinin kökleri, geleneksel kullanımda iltihap giderici ve ağrı azaltıcı özellikleri nedeniyle değerlendiriliyor. Özellikle; Romatizma, Eklem ağrıları, Siyatik, Bel ağrıları ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında destekleyici amaçlarla kullanıldığı ifade ediliyor. Geleneksel Çin tıbbında da yer alan Mührü Süleyman Otu’nun kemiklerin güçlendirilmesi ve bağ dokusunun desteklenmesi amacıyla kullanıldığı belirtiliyor. Kırık sonrası iyileşme süreçlerinde, kemik zayıflığı ve osteoporoz gibi durumlarda destekleyici bitkiler arasında gösterilen türün hücre yenilenmesini teşvik ettiği yönünde geleneksel bilgiler bulunuyor.

Ekran Görüntüsü 2026 07 17 130705

Bitkinin ezilmiş köklerinden hazırlanan lapaların geçmişten günümüze çeşitli cilt sorunlarında kullanıldığı aktarılıyor. Çıban, morluk, egzama ve bazı yara türlerinde haricen uygulanan kök lapasının, geleneksel halk hekimliğinde önemli bir yere sahip olduğu ifade ediliyor. Paylaşımda dikkat çeken bilgilerden biri de bitkinin afrodizyak olarak değerlendirilmesi oldu. Geleneksel kullanımda bitkinin köklerinin bal, arı sütü, polen ve çörekotu ile karıştırılarak macun haline getirildiği, enerji verici ve libido artırıcı özelliklerinden yararlanıldığı belirtiliyor. Özellikle Kazdağları balı ile hazırlanan karışımların yörede uzun yıllardır kullanıldığı ifade ediliyor.

Paylaşımda yer alan bilgilere göre Mührü Süleyman Otu’nun kandaki glikoz seviyesinin dengelenmesine yardımcı olabileceği yönünde geleneksel bilgiler bulunuyor. Ayrıca antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini desteklediği, vücudun strese ve hastalıklara karşı direncini artıran adaptogen özellikler gösterebildiği aktarılıyor. Bitkinin çay şeklinde hazırlanarak tüketilmesi durumunda; hazımsızlık, mide rahatsızlıkları, bağırsak gazı gibi sindirim sistemi şikâyetlerinde destekleyici olarak tercih edildiği belirtiliyor.

Çanakkale’de kritik bir sürece gidiyoruz! Dikkatli olalım
Çanakkale’de kritik bir sürece gidiyoruz! Dikkatli olalım
İçeriği Görüntüle

Ekran Görüntüsü 2026 07 17 130618

Nasıl kullanılıyor?

Geleneksel kullanım şekilleri arasında çay, lapa ve macun öne çıkıyor. Çay olarak kullanımda kurutulmuş kökten yaklaşık bir çay kaşığı alınarak bir bardak sıcak suda 10-15 dakika demleniyor. Lapa uygulamasında ezilmiş kök doğrudan cilt üzerine sürülüyor. Macun hazırlanırken ise kök tozu; bal, polen, arı sütü ve çörekotu ile karıştırılarak tüketiliyor.

Doğadan bilinçsizce sökülmemeli

Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan, bitkinin sürdürülebilir şekilde toplanmasının büyük önem taşıdığına da dikkat çekti. Paylaşılan bilgilere göre Mührü Süleyman Otu’nun tamamının sökülmesi yerine yalnızca rizom olarak adlandırılan kök bölümünün bir kısmının alınması gerekiyor. Bitkinin yaşamını sürdürebilmesi ve yeniden çoğalabilmesi için ana kökün ve gövdenin büyük bölümünün toprakta bırakılması tavsiye ediliyor. Şifalı köklerin toplanması için en uygun dönemin ise yaprakların dökülmesinden sonraki sonbahar sonu ve kış başlangıcı olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, Kazdağları ve çevresindeki doğal bitki türlerinin korunması için bilinçsiz toplama yapılmaması gerektiğini vurgularken, bölgenin biyolojik çeşitliliğinin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekiyor.

Ekran Görüntüsü 2026 07 17 130648

Muhabir: Selin Ataker