Çanakkale’deki hastanede üç hastaya beyin tümörü operasyonu
Çanakkale’deki hastanede üç hastaya beyin tümörü operasyonu
İçeriği Görüntüle

Karın ağrısı, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde sık karşılaşılan şikâyetlerden biri olsa da ağrının uzun sürmesi apandisit açısından önemli bir uyarı olabiliyor. Prof. Dr. Yaşar Özdenkaya, 6 saati aşan ve giderek şiddetlenen karın ağrılarında apandisit ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, ağrının göbek çevresinden başlayıp sağ alt karın bölgesine doğru ilerlemesinin önemli bir bulgu olduğunu söyledi.
Göbek çevresinde başlayıp zamanla sağ alt karın bölgesine yerleşen ve geçmeyen ağrı, apandisit iltihabının habercisi olabilir. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Özdenkaya, apandisitin her yaşta görülebildiğini belirterek, uzun süren karın ağrılarında gecikmeden değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti. Özdenkaya, tanıda öncelikle ultrasonografinin kullanıldığını, gerekli durumlarda tomografiyle tanının desteklendiğini ifade etti.
Apandisit her yaşta görülebiliyor
Apandisitin ince bağırsağın bittiği ve kalın bağırsağın başladığı bölgede, karın sağ alt kadranında yer alan küçük bir organ olduğunu belirten Prof. Dr. Özdenkaya, apandisit iltihaplanmasının özellikle çocukluk ve gençlik döneminde sık görülen acil cerrahi sorunlardan biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Özdenkaya, "Apandisitin fonksiyonuyla ilgili çok net bilgiler olmamakla birlikte bağışıklık sistemimizin yardımcı organlarından biri olduğu düşünülüyor. Apandisit iltihaplanmasını her yaş grubunda görebiliyoruz" dedi.
6 saati aşan karın ağrısına dikkat
Apandisitte ağrının başlangıçta göbek çevresinde ortaya çıkabildiğini, zamanla sağ alt karın bölgesine doğru ilerleyerek şiddetlenebildiğini ifade eden Prof. Dr. Özdenkaya, "Özellikle 6 saati geçen karın ağrılarında çocuklarda ve gençlerde apandisitten şüphelenmek gerekiyor. Birkaç dakika veya kısa süreli ortaya çıkıp geçen ağrılarla, saatler boyunca devam eden ve giderek artan ağrıları birbirinden ayırmak önemli" diye konuştu.
Tanı için önce ultrason kullanılıyor
Apandisit şüphesi bulunan hastalarda ilk görüntüleme yönteminin genellikle ultrasonografi olduğunu belirten Prof. Dr. Özdenkaya, "Ultrason hızlı, kolay ve etkili bir görüntüleme yöntemi. Muayene bulguları ve karın ağrısı devam ettiği halde ultrasonografide yeterli sonuç elde edemezsek tomografiye başvuruyoruz. Bu yöntemlerle apandisit tanısını yüzde 90-95’in üzerinde destekleyebiliyoruz" ifadelerini kullandı.
Tedavi çoğunlukla kapalı yöntemle yapılıyor
Apandisit tedavisinde çoğunlukla laparoskopik yani kapalı cerrahi yöntemin kullanıldığını söyleyen Prof. Dr. Özdenkaya, bazı durumlarda açık ameliyatın da gerekli olabileceğini belirtti. Geç başvuran ve apandisit çevresinde dokuların iltihaplı bölgeyi çevreleyerek adeta bir paket oluşturduğu hastalarda ise farklı bir tedavi yaklaşımı uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Özdenkaya, "Beş günü aşan karın ağrılarında, özellikle antibiyotik ve ağrı kesicilerle şikâyetlerin baskılandığı durumlarda apandisit çevresinde dokuların apandisiti paketlemesiyle pilastrone apandisit gelişebiliyor. Böyle bir durumda hastayı hemen ameliyat etmek yerine antibiyotik ve yakın takip ile izleyebiliyoruz. Daha sonraki süreçte gerekli görülürse cerrahi tedavi planlanabiliyor" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA