Çanakkale'nin aktif Sivil Toplum Kuruluşları, bir araya gelerek yerel seçimlere ilişkin stratejilerini belirledi. Dernek, sendika ve platform yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen basın açıklamasında, destekleyecekleri aday profillerini kamuoyuna duyurdular. Açıklamada vurgulanan en önemli noktalardan biri, destekleyecekleri adayların sivil toplumla uyum içinde çalışabilecek, katılımcı bir yönetim anlayışını benimsemiş olmaları oldu. Adaylardan beklenen özellikler, STK'lar tarafından detaylı bir şekilde belirlendi. STK'lar, destekleyecekleri aday profillerini belirlerken, alanında yetkin, liyakatli, şeffaf ve katılımcı yönetim anlayışına sahip adayları tercih edeceklerini ifade ettiler. Adayların, sivil toplumun beklentilerini karşılayacak bir vizyonu benimsemiş olmaları ön planda tutulacak. Bu kapsamda Dernek ve Sendikalar adına açıklamayı yapan İda Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül “Gerilimli bir coğrafyada, ağırlığı halkın sırtına yüklenmiş bir ekonomik bunalımın toplumsal stresi içinde yeni bir seçime gidiyoruz. Toplumun geniş kesimleri için umut yaratan ama hayal kırıklıklarıyla sonuçlanan genel seçimlerden sonra, her şeye rağmen aradığımız umudu önümüzdeki yerel seçimlerde yeşertebilecek miyiz?  Sorunları çözmek için icra edilen siyasetin bizzat kendisinin kapsayıcı olamaması, ayrıştırıcı dili tercih ederek seçmenini konsolide etme çabası ne yazık sorunları daha da ağırlaştırmakta, özellikle muhalefet içindeki enerji, gruplaşmalar, iç hesaplaşmalarla tüketilmekte, siyasetin asıl amacından uzaklaşılmaktadır. Agresif siyaset tarzı iktidarın bir metodu olsa bile, yarattığı depresif sonuçlar bakımından muhalefetin siyaset tarzı bu olamaz, olmamalıdır. Toplumsal muhalefet örgütleri olarak bizlerin de toplumun da arzu ettiği çözüm şekli değildir” dedi.

İşbirliğiyle Güçlenen Bir Yerel Yönetim Hedefi

İda Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül “Yaşadığımız kentte. farklı sektörlerde ve çeşitli işkollarında örgütlü STK,DKÖ, dernekler, sendikalar, meslek odaları, platformlar, inisiyatiflerden oluşan toplumsal muhalefet olarak  mutsuz, umutsuz  bırakılmış bir toplumda yerelden, Çanakkale’den umudu yeniden yeşertmek istiyoruz. Yerelliğin demokrasi temelinin Çanakkale’de, güçlü olduğunu düşünüyoruz. Bu kentin dinamiklerinin gerekli deneyime, birikime yeteneğe sahip olduğunu biliyoruz. Çanakkale öncelikle coğrafi olarak önemli, doğal, tarihsel, kültürel, mitolojik değerler bakımından da önemli bir kenttir ve bu değerleri yitirmemelidir. Ne var ki; son yıllarda yanlış tercihler, hatalı kalkınma politikaları, yetersiz öngörüler nedeniyle bu değerler bakımından kayıplara uğratılmıştır. İklim krizinde en önemli karbon yutağı, kuraklaşma ve çölleşmeye karşı da, nem tutucu olan orman varlığımız, madencilik faaliyetleri, ticari işletmelere kiralamalar, imara açmalar, aşırı kesimlerle azaltılmakta, habitat bölünmeleri ile yaban hayatı, ekosistemler, tarım arazileri, meralar yok olmakta, yeraltı ve yüzey sularımız, toprak ve nefes aldığımız hava kirlenmekte, halk sağlığı giderek bozulurken, koruyucu sağlık önlemleri ve hizmetleri de sekteye uğramaktadır. Kentimiz, yaşanmakta olan insan kaynaklı iklim krizinin ağır sonuçlarına çok açıktır. Başta deprem olmak üzere, her türlü afete karşı Sivil toplum ile işbirliği içinde önlemlerini almış, stratejisi belirlenmiş, planlı, dayanıklı bir kent olmak üzere hazır olmalıdır. Bunun için, sanayide, ulaşımda, enerjide, mimaride, tarımda, eğitimde, sağlıkta sektörel ve iş kolları düzeyinde örgütlü sivil toplum kuruluşları ile koordineli çalışacak bir yerel yönetimi demokratik yaşamın derinlik ve yaygınlık kazandığı bir yönetişim biçimini önemli ve gerekli buluyoruz” dedi.

‘’Deneyimi Olan Adayları Destekleyeceğiz’’

Akgül “Yaşanabilir kentler kapsamında özellikle sahip olduğu doğal değerler bakımından öne çıkan Çanakkale, giderek artan bir değerler erozyonu ile karşı karşıyadır ve zenginlikleri geri dönülmez risk altındadır. Bu bilinç ile, güncelin önümüze koyduğu kent yaşamının ,insan odaklı çözümlerinden sorumluyuz. Tasarımı doğru yapılmış, yaşanabilir bir kentin, koşullarını içinde barındıran, doğal kaynaklarını koruyarak, estetik, sağlıklı, işlevsel ve kamusal mekanlar sunan bir kent planlaması ancak katılımcı bir yönetişim anlayışını benimsemiş liyakatli kadrolarla mümkündür. Görev ve sorumluluk zordur biliyoruz, ama imkansız değildir. Önümüzdeki yerel seçimlerde, sivil toplumun öncülüğünde ve örgütlülüğünde deneyimi olan, sivil toplumun, demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların içinden gelen bir başkan ve her biri alanında yetkin, liyakatli, üyelerden oluşacak, sivil toplum ile koordineli çalışacak nitelikli yerel meclisler ile başarılı bir yerel yönetimin seçilmesine, yasal zeminin de bizlere yüklediği sorumluluk içinde destek vereceğiz” şeklinde konuştu.

Haber: Şahver Banu Çağlak