Reklam

'Eğitim Sorununun Çözümü: Köy Enstitüleri Sistemi'

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED), 24 Kasım Öğretmenler Günü sebebiyle ortak bir açıklama gerçekleştirdi.

223
'Eğitim Sorununun Çözümü: Köy Enstitüleri Sistemi'

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED), 24 Kasım Öğretmenler Günü sebebiyle ortak bir açıklama gerçekleştirdi. Cumhuriyet Meydanı’nda YKKED Çanakkale şubesi adına açıklamayı okuyan Başkan Osman Demircan, eğitim sisteminde yaşanan sorunlara değindi. Demircan, “Türkiye’nin özgün öğretmen yetiştirme ve eğitim modeli olan Köy Enstitüleri sistemini ve felsefesini, eğitim sorunumuzun köklü çözümünde bir alternatif olarak gördüğümüzü belirtiyoruz” dedi.
 
Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olduğu için ‘Atatürk Yılı' ilan edilen 1981 senesinde, dönemin Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren tarafından Atatürk’ün başöğretmen olduğu gün olan 24 Kasım, ‘Öğretmenler Günü’ olarak ilan edilmişti. Atatürk’ün mirasına uygun olarak aydın bir nesil yetiştirilmesinde başrolü oynayan öğretmenlik mesleğini onurlandırmayı amaçlayan 24 Kasım Öğretmenler Günü, her yıl, ülkenin dört bir yanında kutlanmaya devam ediyor. Bu kapsamda Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği, 81 ilde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Derneğin Çanakkale Şubesi de Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak, Atatürk büstüne çelenk bıraktı.
 
Günün anlam ve öneminden bahseden Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Çanakkale Şubesi Başkanı Osman Demircan, “Mustafa Kemal Atatürk, zaferden hemen sonra 27 Ekim 1922 tarihinde Bursa’da, İstanbul’dan gelen öğretmenlerle yaptığı toplantıdaki konuşmasında, 'Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnızca ortam hazırladı. Gerçek zaferi, siz kazanacaksınız ve kesinlikle başarıya ulaşacaksınız’ sözleriyle hem eğitime hem de öğretmen ordusuna olan güvenini vurgulamıştır. İlerleyen yıllarda önemi sürekli vurgulanarak, eğitimin öncelikli olduğu mesajları ve girişimleri peş peşe sürmüştür. Bakanlar Kurulu 11 Kasım 1928 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’e Millet Mektepleri Başöğretmeni unvanı verilmesi kararını almış, Atatürk de bu kararı 24 Kasım 1928 tarihinde imzalayarak kabul etmiştir. Atatürk'e verilen bu unvan semboliktir ve topluma bir mesajdır. Öğretmenliği toplumun gözünde yükseltmiş, saygınlığını daha da artmıştır” ifadelerini kullandı.
 
ARTIK SİSTEMDE NİTELİKLİ VE ÇAĞDAŞ ÖĞRETMEN YETİŞMİYOR
Açıklamasına devam eden Demircan, “Cumhuriyetin kuruluş yıllarında; Mustafa Necati, Vasıf Çınar, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç gibi devrimci eğitimcilerin önderliğinde en saygın meslek olan öğretmenlik, Köy Enstitülerinin kapatılması sürecinin başlangıcı olan 1946 yılından itibaren giderek yıpratılmıştır. Dincileşme ve piyasalaşmayla birlikte Köy Enstitülü ve ilerici öğretmenler baskı ve kıyımlara uğramışlardır. Özellikle öğretmenlerin büyük çoğunluğunu örgütleyen Köy Enstitülü Fakir Baykurt ile özdeşleşen Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) ve 12 Mart sonrası onun yerine kurulan TÖB-DER bu kıyım ve baskılara karşı şanlı direnişler gerçekleştirmiştir. 12 Eylül Faşist darbesi TÖB-DER'İ kapatmış, üyesi öğretmenlere işten çıkarma, işkence, hapis, sürgün gibi insanlık dışı uygulamalar yapmıştır. Atatürk’e başöğretmenlik unvanı verilmesinden 93 yıl sonra, bugün eğitim sistemimiz artık nitelikli çağdaş öğretmen yetiştirememenin yanında, liyakati dışlayan, eğitim hakkına erişimi engelleyen, adaletsizlikler eşitsizlikler üreten bir hale gelmiş evrensel laik-bilimsel eğitim karşıtı uygulamalarla dolmuştur” dedi.
 
MEB, PANDEMİ SÜRECİNİ YÜRÜTEMEDİ
Milli Eğitim Bakanlığı’nın korona virüsü sürecinde iyi bir sınav vermediğini söyleyen Demircan, “Bilimin rehberliğinde, yeterli koruyucu tedbirleri almak konusunda başarısız olmuştur. Alt yapısını oluşturmadan uygulamaya çalıştığı çevirim içi eğitim, öğretmenleri daha zor duruma düşürmek ve öğretmen kimliğini yıpratacak çalışmalar olarak tarihe geçmiştir. Öğretmenleri, EBA adında ucube bir eğitim sistemine bağımlı kılmış ve öğretmeni itibarsızlaştırma yolunda hızlı adımlar atmıştır. Tüm bu olumsuzluklar içinde bile çağdaş eğitim mücadelesini vermeye çalışan öğretmenlerimizin çabası çok değerlidir” ifadelerini kullandı.
 
KÖY ENSTİTÜLERİ SİSTEMİ KÖKLÜ BİR ÇÖZÜM
Öğretmenler Günü’nün sadece bir anma değil, aynı zamanda bir mücadele günü olduğunu da belirten Demircan, “Bizler, Cumhuriyetimizin tüm kazanımlarını tersine çevirme konusunda bir hayli yol almış olan iktidara karşı, özgüvenli, toplumsal yararı öne çıkaran, aydınlanmam öğretmen kimliğinin yeniden kazanılması mücadelemizin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine, inanıyoruz. Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED), bu Öğretmenler Günü’nde de öğretmenlerin sorunları, talepleri ve eğitim sistemi üzerinde bir düşün ve tartışma platformu oluşturarak kamuoyunun dikkatine sunmayı toplumsal bir görev saymaktadır. Kısa vadede; öğretmenlerin, ekonomik, demokratik, özlük haklarını geliştirecek bir mücadeleyi yürütürken, uzun vadede; geçmişte çevre ve doğa duyarlılığı taşıyan, öğrencilerini demokratik kültür ve sanatla buluşturan, onları iş içinde, iş aracılığı ile eğiten, tüm çocuklara nitelikli laik-bilimsel eğitim veren, Türkiye’nin özgün öğretmen yetiştirme ve eğitim modeli olan Köy Enstitüleri sistemini ve felsefesini, eğitim sorunumuzun köklü çözümünde bir alternatif olarak gördüğümüzü belirtiyoruz” dedi.
 
Şenay AZMAN
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.