Petrol fiyatlarındaki sert yükselişe rağmen altın ve gümüşte yaşanan kısa vadeli geri çekilmeler yatırımcıları ters köşe yaparken, uzmanlar bu durumu "büyük fırtına öncesi sessizlik" olarak yorumluyor. Enerji krizinin resesyon riskini tetiklediği bu süreçte, altının ons fiyatı için yıl sonunda 10 bin dolar seviyelerinin telaffuz edilmesi piyasalarda yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Ekonomide Fay Hatları Yerinden Oynuyor: Enerji Krizi ve Altının Yeni Rolü
Dünya ekonomisi, Orta Doğu’dan gelen çatışma haberleriyle birlikte tarihinin en kritik virajlarından birine girmiş durumda. Enerji piyasalarındaki arz güvenliği endişeleri petrolü zirveye taşırken, güvenli liman olarak bilinen değerli metallerde şaşırtıcı bir dalgalanma hakim.
Değerli Metallerde "Yeniden Fiyatlama" Süreci Savaşın ilk aşamasında 5 bin 200 dolar seviyelerini gören ons altın, son günlerde psikolojik sınır olan 5 bin doların altına geriledi. Benzer şekilde gümüş fiyatları da 26,79 dolar seviyelerine kadar çekildi. Bu tabloyu değerlendiren DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, düşüşlerin kalıcı olmadığını ifade ederek; "Jeopolitik risklerin zirve yaptığı dönemlerdeki bu geri çekilmeler, genellikle çok daha büyük bir yükseliş öncesindeki nefeslenme ve yeniden fiyatlama sürecidir," uyarısında bulundu.

Hürmüz Boğazı ve Resesyon Korkusu Enerji cephesinde ise riskler çok daha somut bir boyutta. Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik zafiyeti, küresel ekonomiyi derin bir resesyona sürükleyebilir. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın sadece bir maliyet sorunu olmadığını, aynı zamanda küresel büyümenin durması ve dünya ekonomisinin kırılgan bir zemine oturması anlamına geldiğini vurguladı.
Petrodolar Sistemi Sarsılıyor mu? 1970’lerden bu yana hakim olan petrodolar sistemi, alternatif ticaret yöntemleriyle ilk kez bu kadar ciddi şekilde sorgulanıyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan kullanımına yönelmesi ve ABD merkezli uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, yatırımcıları yeniden altına yönlendiriyor. Kurallara dayalı düzenin aşınmasıyla birlikte altının sistemin merkezine yaklaştığını belirten Kitiş, yıl sonu için çarpıcı bir öngörü paylaştı:
"Küresel para sistemindeki dönüşüm ve artan borçluluk oranları dikkate alındığında, altının ons fiyatında 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo değil, rasyonel bir ihtimaldir."
Merkez bankalarının rezervlerinde altına ayırdığı payı artırması da bu öngörüyü destekleyen en büyük veri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, altının artık sadece bir yatırım aracı değil, uluslararası finans sisteminde "güvenli referans varlık" olarak eski ihtişamına döneceği bir dönemin başladığını belirtiyor.




