Siyaset

CHP’li Muharrem Erkek: “Basının anayasada 4’üncü bir güç olarak yer alması için teklifte bulunacağız”

CHP Çanakkale Milletvekli Erkek, “Meclise önümüzdeki süreçte yaşanacak bir anayasa değişikliğnde basının anayasada 4’üncü bir güç olarak yer alması için teklifte bulunacağız. Yasama, Yürütme ve Basın'

CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin ardından ülke gündemini değerlendirdi. 15 Temmuz gecesi medyanın yazılı ve görsel basının ne kadar önemli bir güç olduğunu Türkiye ve dünyanın bir kez daha gördüğünü ve yaşadığını ifade eden Erkek,“Medya 15 Temmuz gecesi gazetecilik ilkelerine gereğini yapmasaydı, şuanda Türkiye’de çok farklı bir tabloyla karşı karşıya kalacaktı. CHP olarak hep söylüyoruz; basın özgürlüğü gazeteciler için değil, halk içindir. Halkın haber alma özgürlüğüdür. Onun için son derece önemlidir. Meclise önümüzdeki süreçte yaşanacak bir anayasa değişikliğinde basının anayasa da 4’üncü bir güç olarak yer alması için teklifte bulunacağız. Yasama, Yürütme, Yargı ve Basın. Bu konuda çalışmalarımızı da yaptık. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’da her fırsatta olduğu gibi bunu Taksim mitinginde dile getirdi. Yasama, Yürütme ve Yargı demokrasinin üçlü bir saç ayağıdır. Buna basınımızı, medyamızı 4’üncü güç olarak eklememiz gerekiyor” dedi.
Türkiye’de idamın tartışılmasının son derece yanlış olduğunu savunan Erkek, “Çünkü biz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sözleşmesini imzalamış bir ülkeyiz. Anayasamızda ölüm cezası getirilemez hükmü var. Yani sizin ceza kanununu değiştirmeniz bile yetmez. İdam cezasını getirmek için Avrupa Birliği defterini kapatmak zorundasınız. Bu doğru bir şey değil. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sözleşmelerini imzalamış ve Avrupa Birliği üyesi bir ülke olarak tartışamayız. Bunu bahane edip Avrupa’dan kopmak isteyenler varsa biz buna kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Birde ceza hukukunun evrensel bir temel ilkesi vardır. Buna hukukta suç ve ceza da kanunilik ilkesi denir. Yani ceza hukukunda daha ağır aleyhe sonradan hükümler geriye yürüyemez. Bu temel bir ilkedir. Bunu OHAL, sıkıyönetim hallerinde bile değiştiremezsiniz. Mesela Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sözleşmesini askıya aldık. Ama belli başlı maddeleri dışında. 4 madde dışında. Yani bugün idam cezası getirseniz bile darbe teşebbüsü yapanlara uygulayamazsınız. Bunu niye tartışıyorsunuz. Bunu uygulama şansınız yok. Hukuken böyle bir imkan yok. Ancak ondan sonra işlenen suçlarda uygulayabilirsiniz. Bu temel bir ilkedir” şeklinde konuştu.