Truman Show etkisi

1998 yılında çekilen ve Jim Carrey’nin başrolünü oynadığı ‘Truman Show’ filmi, insan psikolojine yeni terimler kazandırmasının yanı sıra televizyon programlarına farklı bir bakış açısı da kazandırdı.

2649 0

Gizem Tuğçe BAYHAN

Gizem Tuğçe BAYHAN

1998 yılında çekilen ve Jim Carrey’nin başrolünü oynadığı ‘Truman Show’ filmi, insan psikolojine yeni terimler kazandırmasının yanı sıra televizyon programlarına farklı bir bakış açısı da kazandırdı.

Truman Show etkisi’ diye bir terim çıktı mesela ortaya. Bu terimi anlatabilmem için ilk önce filmin bize ne anlattığı ile ilgili kısa bir bilgi vereyim;
“Dünyanın en güzel adalarından birinde yaşayan halk imrenilecek derecede ütopik bir hayat sürmektedir. Bu adada yaşayan insanlar her güne mutlu uyanıp herhangi bir sorunla karşılaşmadan günü sonlandırıyorlardır. Başkarakterimiz Truman da bu şanslı insanlardan biridir. Güzel bir eşe ve mutlu bir hayata sahip olan Truman, bir gün öldüğünü zannettiği babasını bir gün caddede gördüğü ana kadar hayatı olduğu gibi yaşar. Babasını gördüğüne emindir ancak adam bir anda ortalıktan kaybolmuştur. İlerleyen günlerde çeşitli gizemli anlar yaşayan Truman bir şeylerin yolunda gitmediğini fark edecek, sahip olduğu hayatın gerçek olup olmadığını anlamaya çalışacaktır.”
 
Filmi mutlaka izlemenizi tabi ki önereceğim fakat bunun yanı sıra izlerken sizin de aklınıza hiç bu sorunun gelip gelmediğini soracağım.
‘Acaba bir Truman Show’ da mıyım?
Ben bu soruyu bir zaman önce Çanakkale’nin caddelerinde gezerken sormuştum kendime. 4 sene önce Ankara’dan Çanakkale’ye taşındığım günden beri, bu güzel, minik şehirde değişimlerin neredeyse hiç olduğunu, sürekli aynı insanlara bir Merkez’de bir AVM’de rastlamamın ne değişik olduğunu düşünmüştüm. Sanki belli bir oyuncu kadrosu var ve bu figüranlar sürekli farklı yerlerde kullanılıyor gibi.
Bu sene pandemi dolayısıyla turizm için şehre gelen insan sayısı da çok azaldığından, sanki şehirde insanların hepsini tanıyormuş gibi bir hissiyata kapıldım. Aslında tanımıyorum, ismi ne bilmiyorum, nerede yaşar bilmiyorum ama o kadar fazla denk geliyoruz ki birbirimize sima olarak artık beynime işliyor ve işte o ‘Truman Show etkisine’ ben de kapılabiliyorum.
Belki de, özellikle basın mensubu olmamdan kaynaklı her yerde bulunmamdan dolayı ben de başka insanların gözünde onların şovundaki bir figüran olarak gözüküyorumdur, kim bilir…
 
Çanakkale’nin geldiğim günden bu yana fiziksel anlamda da değişmemesi benim gözüme en çok çarpanlardan. Yenilikler pek bu şehre uğramıyor sanki. Çanakkale rutin seviyor, farklılıklara biraz daha kapalı kalabiliyor. Bunun ne kadar iyi veya kötü olduğu ise çok büyük tartışmalar ile karar verilebilecek bir durum. Bu yüzden tek başıma böyle bir karara varamam. Belki de ‘pandemi etkisi’ de hayatımıza giren etkilerden biri olduğu için, bu dönemlerde benim ve benim gibi düşünenlerde bu fikirlerin çoğalması normal olarak karşılanabilir.
 
Netice; aslında gerçekten bir Truman Show’da olmasak bile, herkes kendi hayatının reality show’unda yaşamıyor mu?
Cevaplar, herkesin kendisinde kalsın.
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
V542 - 09.06.2021 00:13:13
Adaya yüzenlerde var . Geri dönmekte çok zaman alıyor. Öğrenmek çok pahalı . Bilmediklerini bilmeyi ögrenmek dinginleştiriyor insanı. Daha az mutlu ve dahada az mutsuz oluyorsun.