“Kısalan karantina süreleri bulaş zincirini kırabilir”

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, son günlerde dünyada ve Türkiye'de hızla yayılan Omicron varyantıyla ilgili DHA'ya açıklamalarda bulundu.

428
“Kısalan karantina süreleri bulaş zincirini kırabilir”

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, güncellenerek kısılan karantina sürelerini değerlendirip, "Bu bizim için bulaş zincirini kırmak için önemli olabilir. Nedeni se, insanların birçoğu karantina süreleri uzun diye iş yerleriyle ilgili sorun yaşamamak gibi gerekçelerle test yaptırmıyordu. Bu durum da virüsün yayılmasına yol açılıyordu. Yeni sistemle Türkiye'de test sayısıyla birlikte test pozitif sayısı da yükseldi" dedi. Şener, kapanmanın çare olmayacağını düşündüğünü de söyledi.
 
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, son günlerde dünyada ve Türkiye'de hızla yayılan Omicron varyantıyla ilgili DHA'ya açıklamalarda bulundu. Omicron varyantında, dünyanın genelinde hızlı bir tırmanış trendi varken, Türkiye'de aslında yavaş ve kademeli bir tırmanış görüldüğüne dikkati çeken Prof. Dr. Alper Şener, "Günlük 10 bin civarında vaka artışı olsa da tam olarak hızlı tırmanma trendine girilmedi. Hızlı tırmanma trendine, ocağın sonu ve şubatın ilk 2 haftası gibi periyotta girilmesi yüksek olasılık. Bu aslında bizim için bir avantaj. Öğrencilerin yarı yıl tatil dönemine geliyor. Bu tatil, bizim için avantajı olabilir. Vaka sayıları yükselmişken, statik faza geçebilir" dedi. İzmir'deki vaka sayılarına da değinen Prof. Dr. Alper Şener, "Ayaktan başvurusu sayısında 2.5-3 kat artış var. Benim görev yaptığım Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden örnek verebilirim. Ayaktan gelen hasta grubunda 3 kata varan bir artış var. Ayaktan hasta grubundaki artış bereket ki yatan ve yoğun bakım hasta grubuna yansımadı. Şimdilik en azından böyle, bu daha ne kadar böyle sürer bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.
 
Yatan ve ayakta hasta gruplarını kıyaslayan Prof. Dr. Şener, şöyle konuştu:  "Yatan hasta grubu, sağlık çalışanlarının iş yükünü artıran grup. Bu hastalar yattıktan sonra yoğun bakıma gidecek olurlarsa, Covid-19 ile ilişkili olmasa bile yoğun bakımdaki enfeksiyonlar gibi tablolar nedeniyle uzun yatış süresi veya ölüm gibi tablolar söz konusu oluyor. Dolayısıyla bu da sağlık çalışanları olarak iş yükümüzü arttırıyor. Omicron varyantı bu bağlamda dünyada biraz daha rahat seyretti. Ümit ederiz Türkiye'de de daha hafif seyreder. Çünkü şu an İstanbul'la ilgili sadece geri bildirimleri duyabiliyoruz. İstanbul'da da Omicron varyantı hızlı tırmanışa geçti. Anadolu'da da İzmir'de de bu tırmanış yaşanacaktır diye düşünüyorum. Halihazırda Omicron baskın varyant haline gelmeden dahi vatandaşların zamanı var. 3'üncü dozunu olanlar, Omicron dahil tüm varyantlardan korunma yelpazesinin altına girmiş olacak"
 
'KAPANMA ÇARE DEĞİL'
 
Kapanma konusunu da değerlendiren Prof. Dr. Alper Şener, şunları söyledi: "Ben bunun çok akılcı olmayacağını düşünüyorum. Salgının kontrolü anlamında daha önce denendi. Geçmiş dönemlerde şunu deneyimledik. Kapanma dönemlerinde kişiler, iş yerlerine gitme konusunda kapandı. Ancak sosyalleşme konusunda kapanmadı. Bu periyodu çoğunluk, yurt içi veya yurt dışında tatil olarak değerlendirdi. Dolayısıyla insan trafiği oldu. Yurt içindeki dolaşımlar arttı. Farklı görüşte meslektaşlarım da var ama kişisel olarak şunu söyleyebilirim; kapanmanın, Türkiye'deki salgının kontrolünde olgu sayılarını azaltma anlamında bir etkisinin olmayacağını düşünüyorum. Ancak sağlık sisteminin taşıyamayacağı yükte vaka çıkarsa... Mesela ABD'de vaka sayısı 1 milyona yaklaştı. Onlar dahi kapanmayı düşünmüyor. İngiltere de öyle. Fransa 200 bine dayandı. Onlarda dahi bildiğim kadarıyla uzaktan ya da kısmi yani hibrit eğitim var. Ülkemizde de rakamlar bu sayılara çıkarsa, kapanma gündeme gelir mi? Sağlık sistemi tıkanmayacak gibi görünüyor. Çünkü Omicron varyantının hafif klinik tablolarının hafif ayakta ve evde takip grubunu artıracak gibi görünüyor. Gördüğümüz kadarıyla Omicron'un yaşandığı ülkelerde aşırı bir hasta yükü yok. Türkiye'de de öyle olacağını düşünüyorum. Sağlık çalışanları anlamında belli gruplar, ciddi iş yüküne girecekler. Ancak hastanede çalışan bizler, daha rahat olabiliriz. Delta ve Delta Plus'a göre" 
 
GÜNCELLENEN KARANTİNA SÜRELERİNİ DEĞERLENDİRDİ
 
Omicron varyantı nedeniyle uygulanan test stratejisine de değinen Prof. Dr.  Şener, şöyle devam etti: "Test stratejisi, Sağlık Bakanlığı'nın brifingiyle değişti. Bunun değişmesiyle ilgili birçok tartışma var. Test stratejisinin değişmesiyle kastedilen karantina döneminin değişmesi. Sahada şöyle bir bildirim vardı. Vatandaşların ciddi bir kesimi uzun dönemde yani 14 gün ve üstü karantinadan sakındığı için test yaptırmaya gitmiyordu. Ama Delta ve Delta Plus'ta şöyle bir durum var. 2 hafta ve üzerinde devam eder test pozitifliği söz konusuydu. Omicron'da dünya genelinde şöyle bir değişikliğe gidildi. Omicron'da virüsün ortaya çıkma süresi 1 haftanın altında. Dolayısıyla birçok ülke karantina süresini 5-7 gün, bazı ülkeler ise 10 gün uygulamaya başladı. Türkiye'de de optimum sürenin test verilerek 5'inci günden sonra negatifse, karantinadan çıkması. Bilimsel veriler eşliğinde test verilmeden de 7'nci günde karantinadan çıkması karara bağlandı. Çünkü dünyanın geneli de böyle uyguluyor. Bu bizim için bulaş zincirini kırmak için önemli olabilir. Nedeni ise çoğu kişinin karantina süreleri uzun diye iş yerleriyle ilgili sorun yaşamamak gibi gerekçelerle test yaptırmıyor olması. Bu durum, virüsün yayılmasına yol açılıyordu. Yeni sistemle Türkiye'de test sayısıyla birlikte test pozitif sayısı da yükseldi. Daha çok kişi test vermeye gelmeye başladı.  Omicron'un daha baskın hale gelmeye başlamasıyla birlikte test sayılarının daha da artacağını düşünüyorum. Faydası ise daha erken tanı koyacağız. Kısa karantina süresiyle birlikte insanlar bilinçli şekilde karantinadan çıkıp günlük faaliyetlerine dönecek" 


Kaynak: DHA

Etiketler; #alper şener
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.