Reklam

“Köylümüz Mecbur Kalmadıkça Tarlasını Satmasın”

AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Bayramiç ilçesinde Süt Sağım Ünitesi dağıtımı ve küçükbaş hayvancılığı destekleme projesi sertifika törenine katıldı.

595
“Köylümüz Mecbur Kalmadıkça Tarlasını Satmasın”

AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Bayramiç ilçesinde Süt Sağım Ünitesi dağıtımı ve küçükbaş hayvancılığı destekleme projesi sertifika törenine katıldı. Burada konuşan Turan, Çanakkale Gıda OSB’sinin inşa edildiğini anımsatarak, “Hayvancılığın, gıda üretiminin, tarımın geliştiği bu topraklarda üretim çok kıymetli olacak. Köyler daha kıymetli olacak. Sahilin kıymeti başka ama ormanın, tarımın kıymeti bambaşka olacak. Bayramiç’in köylerinde yaşayan vatandaşlarımızın mecbur kalmadıkça tarlasını satmamasını ısrarla tavsiye ediyorum. Şehre göç var, yarın köye göç olacak” dedi.
 
Turan, Bayramiç’in çok kıymetli bir ilçe olduğunu ifade ederek, “Tarihiyle, son dönem turizmiyle ama hepsinden öte tarımıyla, meyve sebzeciliğiyle, ormanıyla çok özel ilçemiz Bayramiç. Bazıları Bayramiç’i tarif ederken ‘çıkmaz bir sokakta’ der. Ama son dönemde çıkmaz sokak bir tarafa, aranan, bulunan özel bir ilçe haline gelmeye başladı. Bunan çok büyük bir onur duyuyoruz. Akif’in evinin Türkiye’de tekrar sahneye çıkması, galasının yapılması Meclis’te, filminin yapılması gibi birçok turizm faaliyetiyle beraber hem tarihe olan borcumuzu ödemek için, hem bölgemizin sağlamak için önemli adımlar attık. Geldiğimiz yerde de büyük mesafe aldık. Ama son dönem turizm faaliyetleri değil,  tarımda da Bayramiç’imiz klasik tarımın ötesinde adından söz ettirmeye başladı. Bayramiç Beyazı’nın tescil alması, ama daha ötesi Avrupa Birliği tescili alması, yine çok yakın tarihimizde tahin helvamızın Bayramiç’te tescilinin yapılması marka değeri olan ürünlerin hayata geçmesi için çok kıymetliydi. Kazdağlarının hemen eteğinden temiz havasıyla yemyeşil ortamıyla Bayramiç, bambaşka bir ilçemiz” dedi.
 
O KÖPRÜ LAPSEKİ’NİN GELİBOLU’NUN DEĞİL SADECE
Turan konuşmasına şöyle devam etti; “Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımızla beraber Çanakkale’de tarihi bir gün geçirdik. Köprümüzün son tabiyesinin yerleştirilmesiyle beraber, Cumhuriyetimizin 1000’ncü yılına atıfla 2023 metre ayak aralığı, Mart’ın 18’ine atıfla 318 metre ayak yüksekliği, Şehitler Abidemizin dört ayaklı görselinin köprünün altına yerleştirildiği, Seyit Onbaşı’nın toplarının üstlerde olduğu, Türk bayrağı renklerini içinde bulunduran bir köprü hayata geçiyor. Hep söylüyorum, o köprü Lapseki’nin Gelibolu’nun değil sadece. Bayramiç’in tarımının da köprüsü. Burada ihracatı daha da arttıracak olan, peynir, zeytin, süt başta olmak üzer tüm bölgenin üretimlerini çok daha rahat İstanbul pazarlarına, Avrupa pazarlarına götürme imkanı verecek olan özle bir köprü. Ardından Biga’da, Çanakkale genelinde 780 milyon liraya varan büyük rakamla inşa edilen 33 yatırımın açılışını yaptık. Hemen arından da Troya Müzesinde Cumhurbaşkanımızla beraber Yahya Çavuş belgeselini izledik. Cumhurbaşkanımız, ‘beni ağlattınız evlat’ dedi. Harika bir filmdi, güzel bir ortamdı. Tüm Türkiye’ye Yahya Çavuş diye bir kahraman olduğunu gösterme imkanı bulduk.
 
Çanakkale’miz özel bir kent. Anadolu’da illeri alın ele, bir yada iki ana başlığı vardır. Maden kentidir, kömür çıkar başka bir şey çıkmaz. Sahil kentidir turizm vardır, başka bir şey olmaz. Ama Çanakkale’mizde, Türkiye’nin hangi ilinde ne varsa, az veya çok hamdolsun burada da var. Çanakkale’miz tarım kenti desek eksik kalır. Turizm kenti desek eksik kalır. Sanayi desek eksik kalır. Tarihe desek eksik kalır. Hepsinin olduğu çok özel bir kent. Çanakkale’mizde 115 farklı tarım ürünümüz var. Çok büyük bir rakam bu. Bunların da 47 tanesi ilk 10 üretimde. Yani ezbere üretim değil. Çalışılmış, projelendirilmiş, devlet önünü açmış, destek vermiş. Kapya biber var Yenice’de, Türkiye’nin yüzde 21’ini bu bölge üretiyor. Şeftalinin yüzde 19’unu Çanakkale üretiyor. Aynı şekilde nektarinin yüzde 25’ini Çanakkale üretiyor. Bunlar çok kıymetli rakamlar. Çanakkale’deki gıda üretimlerimiz gelir olarak hesaplandığında 2002 yılında 500 milyonlardayken, şuan 9 milyarı buldu. Yani 9 milyar tarım girdisi var Çanakkale’mize. Bunlar büyük rakamlar. O yüzden tarımla ilgili her türlü çalışmayı desteklemek, hayvancılıkla ilgili her türlü çalışmaya omuz vermek bizim için ayrı bir görev.
 
“VATANDAŞLARIMIZIN MECBUR KALMADIKÇA TARLASINI SATMAMASINI ISRARLA TAVSİYE EDİYORUM”
 
Ezine’de tüm Çanakkale’nin gıda OSB’si inşa ediliyor. Geçen yıllarda köylülerimiz asla tarlasını satmasın, evlerini satmasın demiştim. Şimdi daha somut olarak söylüyorum. Hayvancılığın, gıda üretiminin, tarımın geliştiği bu topraklarda üretim çok kıymetli olacak. Köyler daha kıymetli olacak. Sahilin kıymeti başka ama ormanın, tarımın kıymeti bambaşka olacak. Pandemide gördünüz, gelişmiş-gelişmemiz ülke farkı olmaksızın, ne kadar gıda, tarım ihtiyacının olduğunu herkes fark etti. Pandeminin ne zaman biteceği belli değil. Dünyanın konjonktüründe muhtemel kuraklıklar var. O yüzden suyun, ormanın olduğu yer çok kıymetli hale gelecek. Bayramiç’in köylerinde yaşayan vatandaşlarımızın mecbur kalmadıkça tarlasını satmamasını ısrarla tavsiye ediyorum. Şehre göç var, yarın köye göç olacak. Ezine Gıda OSB’sinde 90’a yakın fabrika temeli var. Artık zemin, temel çalışmaları başlıyor. 1-2 yıl içerisinde çok büyük fabrikaların bacalarının tüttüğünü göreceksiniz. Bu bölge işçi bulamayacak. Eğer siz bir yere 90 tane fabrika yaparsanız işçi sorunu olacak. Altyapı sorunu olacak, doğalgaz sorunu olacak, su sorunu olacak. Şimdiden tüm ilgilileri uyarıyorum, hem belediyelerimizi, hem kaymakamlıklarımızı. Fabrika yapmak yetmez, fabrikanın yan hayatı var. İşçi bulmak, diğer alt yapılar gibi. Su bile yetmez yer geldiğinde. O yüzden herkesin şimdiden bu gelişen ve büyüyen, tarımla ilgili iddiası olan şehre hazırlık yapması kendi alanında çalışması gerekir diye ifade etmek istiyorum.
 
GIDA OSB’SİNİN BİR AYAĞI EZİNE’DE BİR AYAĞI AVRUPA’DA OLACAK KESİNTİSİZ
221 bin tane büyükbaş hayvanımız var Çanakkale’de. 700 binden fazla küçükbaşımız var. 63 tane süt işletme tesisimiz mevcut. Bunlar güzel rakamlar, daha da artacak. Ezine peyniri bir marka. Bu marka dünyada adını duyurmaya başladı. Ama Ezine peynirinin üretimi için süt başta olmak üzere yan unsurlar bölgemizden karşılanıyor. Bayramiç başta olmak üzere. Burada daha iyi daha çok süt alınsın diye toplantı yapıyoruz. Devlet kendine ait olan tarafı göğüslüyor. Yüzde 75 hibe, 25’i çiftçimizin, üreticimizin. Ama ben isterim ki sanayicimiz de peynircimiz başta olmak üzere, aradaki diyaloğu arttırarak, üretici-sanayici dengesini iyi kurarak zayıf zamanda güçlü zamanda, zor günde kolay günde bu beraberliği sağlamak lazım. ‘Fiyatlar düştü devlet versin’, peynirci de versin. Tersi de aynı şekilde. Süt sağım makineleri çok pahalı makinalar değil. Devlet versin 100 tanesini, ama 300’ünü de 500 ünü de sanayicimiz versin. Bunları beraber yapalım. Çünkü süt aynı şekilde peynir olarak kıymetlenecek. Tüm köydeki üretim Ezine Gıda OSB’sindeki sanayi ile beraber kıymetli hale gelecek. Hatta bir sonraki adımı söyleyeyim; köprümüzle gıda OSB’mizin paralel gitmesi çok kıymetli. Ürettin ihracın yok, ürettin ulaşımın yok, kıymeti olmaz. Gemi kalktı, kalkmadı. Hava rüzgarı, sisti hep bunlar problem. Ama köprü bittiğinde, Gıda OSB’sinin bir ayağı Ezine’de bir ayağı Avrupa’da olacak kesintisiz. Bunlar kıymetli yatırımlar. O yüzden biz bölgemizin Ezine Gıda OSB’si ile ilgili çalışırken, köprümüze paralel olmasını çok kıymetli bulduk. Yetmez dedik, Bayramiç’te süt ve hayvancılığın arttırılmasını da yine bölgemizin peynirciliğine çok büyük destek olarak değerlendirdik. Bir sonraki adım, Ayvacık’taki termal suyla beraber seracılığın başlaması. Orada da gıdaya ilişkin sıcak suyla beraber seracılık gıda OSB’si kuruyoruz. Çok farklı bir üçleme olacak, Bayramiç, Ayvacık, Ezine ve köprü ile bağlantısı. Bunlar kıymetli yatırımlar 30 sene, 50 sene sonranın karşılık bulacak, evlatlarımıza çok kıymetli topraklar bırakacak özel yatırımlar.
 
DEVLETİMİZİN HER ŞEY MİLLET İÇİNDİR ANLAYIŞININ BİR KARŞILIĞI
Bölgemizi tarımla, hayvancılıkla ilgili büyütmeyi çok özel görev biliyoruz. Hayvancılık, sadece bir protein ihtiyacını karşılamak değil, ülkenin gelişmişliğine bakmaksızın kırsal refahın arttırılması için de çok kıymetli bir kalem, değerli bir yatırım. O yüzden bu bölgede hepsinin olmasının hassaten istirham ediyoruz. Mobil süt sağım makineleri de çiftçimizin evine teslim edeceğiz. Yani çiftçimizin evine kadar götürme imkanı olacak. Bu, devletimizin her şey millet içindir anlayışının bir karşılığı. Biz önceden kaymakamlarımız, valilerimiz törenlerde görürdük sadece. El sallar giderlerdi. Şimdi kaymakamlarımız, valilerimiz, tüm il müdürlerimiz köy köy eziyorlar. Makineyi eve götürmek bir anlayışın sonucudur. Adama ‘gel al kardeşim’ dersin. Artık böyle değil. Ahırına götürecek, evine götürecek  devlet. Ama en iyisini yapmaya çalışacak. Bu bir anlayış meselesi. Biz, her zaman Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, bu millete hizmet etmeye geldik. Bu millete tepeden bakmaya, yanlış yapmaya değil, tam aksine onların yanında omuz vermeye geldik.
 
EĞER BÖLGEMİZDE MADEN VARSA TABİ Kİ ÇIKACAK
Ormanlarımızla ilgili bu bölgede zaman zaman hak etmediğimiz tartışmalar oluyor. Kim ne derse desin biz bir orman kentiyiz, ormanımızı kollayacağız. Eğer bölgemizde maden varsa maden de kıymetli, tabi ki çıkacak. Ama AB standartlarında, kanuna uyun, çevre hassasiyetine uygun olmak durumunda. İşi bittiği zaman da hemen ağaçlandırılmadı yapılmak kaydıyla. Bölgemizin ne kadar ekonomik değeri varsa onları hayata geçirmeye çalışacağız. Konjönktürel sorunlarımız yok mu, var tabi ki. Şu an dünyada pandemiden kaynaklı ciddi bir ekonomik sorun var. Hemen onun yanında olağanüstü bir iklim değişikliğiyle beraber, hepinizin takip ettiği bir kuraklık var. Savaşlar var, sorunlar var. Bize yansıyanlar da var. Ama hiçbir polemiğe imkan vermeksizin,  temel konularda herkesle bir araya gelip yolumuza devam edeceğiz.
 
SEÇİMLERİN TARİH 2023 HAZİRAN
Zaman zaman duyuyoruz; ‘seçim olsun, hemen olsun’ falan. Zaten Türkiye, altı ayda bir değişen hükümetlerle, yılda bir yapılan seçimlerle çok büyük zamanlar kaybetti. Biz başkanlık sistemine seçim zamanında olsun diye geçtik. Yoksa ‘sıkıntı var seçime git’ anlayışı Türkiye’ye çok büyük bedeller ödetti. Türkiye’de ortalama hükümet yılları 1,5 yıldır. Seçimler 5 yılda bir olması kuralına bağlanmasına rağmen, 1,5 yılda bir hükümet değişikliği oldu Türkiye’de. Ama başkanlık sistemiyle beraber artık 5 yılda bir seçimi kurala bağladık. Kim ne derse desin, sorun varsa biz aşacağız. Sorun varsa güçlü siyasi iradeyle beraber, milletimizin desteğiyle beraber aşmaya çalışacağız. Seçimlerin tarih 2023 Haziran. Erken merken yok, işimizin başındayız. Hükümet değişikliği yok, koalisyon kavgası yok. Başkan belli, yürütme belli, seçim tarihi belli. O yüzden daha aday bile belirlenemeyen insanların, adayını kim olduklarını bilmediklerimizin ‘hadi seçim’ demesi tam bir komedi. 
 
Tören sonunda, 100 süt sağım ünitesi ve 30 ton İtalyan çimi dağıtımı ile Küçükbaş Hayvancılığı Destekleme Projesi sertifika dağıtımı yapıldı.
 
Gülçin AKIN
 


Etiketler; #Bülent Turan
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.