Yatırım bedeli 15 milyon lira olan Çan Belediyesi Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin açılışı törenine AK Parti Grup Başkan Vekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Çan Kaymakam V. Enbiya Eken, Çan Belediye Başkanı Dr. Abdurrahman Kuzu, GESTAŞ Genel Müdürü Volkan Uslu, ilçe ve belde belediye başkanları, AK Parti Çanakkale İl Yönetimi, AK Parti Çan İlçe Başkanı Murat Okan ve ilçe yönetimi, İl Genel ve Belediye Meclis üyeleri, İller Bankası Bölge Müdürlüğü temsilcileri, Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Törende bir konuşma yapan Çan Belediye Başkanı Abdurrahman Kuzu, “Yine bir açılışla karşınızdayız. Malumunuz üzere iki cuma önce de belki mali değeri düşük, ama manevi değeri çok büyük olan “15 Temmuz Şehitler Anıtı ve Parkı”nı açtık. Bugün de sizlere söz verdiğimiz ve her şehir için elzem olan bu büyük projemizin hep birlikte açılışını gerçekleştiriyoruz. Hepimiz bu tesisi yıllar önce köprü başında yer alan atıksu arıtma tesisi yazan tabelayla tanıdık. Biz de sizlere şu sözü vermiştik, 'Çan tabela belediyeciliğinden, icraat belediyeciliğine geçecek.' Velhasıl bugün bu sözümüzü yerine getirmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

Atıksu arıtma tesisi hakkında bilgi veren Başkan Kuzu, göreve geldiği ilk günden bugüne gerçekleştirilen ve gelecek için planlan projelerden bahsetti. Başkan Kuzu, “Bu tür programlar bizim sizlere bilgi ve hesap vermemiz için bir fırsattır. Çünkü biz sadece bizleri bu göreve getiren sizlere hesap veririz. Alt yapıdan düğün salonlarına, sosyo-kültürel etkinliklerimizden Çanımızı marka bir şehir haline getiren termal yatırımlarımıza kadar ve daha sayabileceğimiz birçok hizmeti hayata geçirdik. Ama en önemlisi sizlerin gönlüne talip olduk ve çok şükür ki sizler bize gönlünüzü açtınız, bizi sahiplendiniz, destek oldunuz. Biz de sizin bu duruşunuzdan cesaret alarak yürüdük” dedi.



AK Parti Grup Başkan Vekili Bülent Turan ise, “Bizim bir derdimiz nasıl bu makamın hakkını veririz, nasıl bu millete olan borcumuzu öderiz. Derdimiz sevdamız yürüyüşümüz bu. Ne kadar çalışsak ne kadar yorulsak bu aziz millete olan borcumuzu ödeyemeyiz. Biz düne kadar her konuşmamızda '18 Mart şehitlerinin emaneti bizlerde, onlara layık olmak için çok çalışacağız' derdik. Şimdi bir şey daha söylüyoruz 18 Mart’ın neredeyse 100 sene sonrasında tekrar bir işgal girişiminde karşı karşıya kaldık. Bu işgal girişiminde bu millet öyle bir duruş gösterdi ki, o tavır o duruş olmasaydı ne bu çalışmalar ne bu yatırımların hiçbir kıymetinin kalmayacağını hepimiz biliyoruz. O tavrın duruşun sonunda da bütün Türkiye ayağa kalktı. Siyaset fakı gözetmeksizin herkesin katılımıyla tüm demokratik ülkelere şaşkınlık doğuracak bir adımı ortaya koymuş oldu. Allaha hamdolsun bu millet ile gurur duyuyoruz. Bu millete ne kadar hizmet etsek hakkını veremeyiz diye düşünüyorum. O yüzden borcumuz ikiye katlanmış oldu. Çanakkale Şehitlerine olan borcumuz bir 15 Temmuz iki. Ben ikisinin de bir birinden ayrı olmadığı kanaatindeyim. Nasıl tabiri caizse yedi düvel Çanakkale meydanında boğazında bize kan kusturdu. Ama aynı anlayışın, emperyal güçlerin uzantıları bu gün yüzüncü yılda da geldiler. İstanbul, Ankara başta olmak üzere bu milletin geleceğine yan bakmak için bu milletin egemenliğine yan bakmak için büyük bir oyuna başladılar. FETÖ bizim ayağımızın kiri. FETÖ ne olduğunu biliyoruz, ama daha büyükleri var. Daha büyük patronları var. Onlara talimat veren yol gösteren insanlar var. Zaman zaman bize söylüyorlar 'siz büyüttünüz' diyorlar. Hayır, biz büyütmedik. Bir haksızlığın altını çizmek istiyorum. Bu adamlar 80 darbesinden sonra ortaya çıkan yanlış politikaların katkısıyla beraber, diğer cemaatler gibi tabiri caizse yola çıktılar. Ancak yapılan pazarlıklar ile kendilerini sattılar. Bunlar başka ülkelere istihbarat örgütlerine alet oldular. Biz bu adamları diğer cemaatler gibi hizmet etmelerine inandığımız için destek olduk. Hangi cemaat hangi dernek geliyorsa onlara destek olmaya çalıştık. Birilerine özel değil. O haksızlığı yapmamak lazım. Herkese yardımcı olmaya çalıştık. Özellikle 17 Aralık’tan sonra, satılmışlıkları ortaya çıktığında, biz bu ihaneti affetmedik. Daha o an tepki gösterdik. Tüm ilişkilerimizi kopardık. Onlardan vekilimiz varsa istifa etti gitti, ilişkisi olan dernek yöneticisi varsa ayrıldı gitti. Biz irtibatlarımızı kopardık. Ancak o tarihe kadar diğer cemaatlere de hizmet eden AK Parti nasıl ilişkisini koparmışsa diğer partiler dediler ki; 'biz İslami cemaatlerle zaten kavgalıyız' dediler. Ama bunların ihanetinden sonra tam aksine sahip çıkmaya başladılar. Onlar tape gönderdi, bizim partiler çıktılar meclise bunu okumaya başladılar. Onlar görüntü mahkeme kararı gönderdi, kendi hakim savcıları bu konuda adım attılar. Ama tuttular bunu meclise taşıdılar. Onlar ne demişse bunlar o işi yaptılar. Onun için bunu bize söylemeye hakları yok diye düşünüyorum. Rahmetli Ecevit’te, Demirel’de, Özal’da Çiller’de hepsi bu konuda destek oldular bu adama. Bunların diğer cemaatler gibi hizmet ettiklerini zannettikleri için bu işi yaptılar. O yüzden bunu bize söylememeleri gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Konuşmaların ardından tesisin açılışı gerçekleştirildi.


Kaynak: İHA