Siyaset

"Küsen, kızan görevini bıraksın"

AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, “Hiçbir yöneticinin 'ben çok hizmet ettim ama şuna kızıyorum' deme lüksü yoktur. Eğer yöneticiyken küsüp, kızacak olan varsa yöneticilik yapmasın” dedi.

Hafta sonu Ezine'de gerçekleştirilen kongrede AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, tarihi bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın metal yorgunluğu söylemi doğrultusunda teşkilatın ve yöneticilerin daha özverili çalışması gerektiğine dikkat çeken Vekil Gider, millete hizmet için Erdoğan'ın izinden gidenler olarak hiç kimsenin kimseye küsme, kızma ve bahane arama gibi bir hakkı olmadığını ifade etti. Yapılan hizmetlere bakıldığında daha fazla oy almayı hak ettiklerini belirten Gider; “Biz burada oy alamıyorsak, oy vermeyeni suçlayamayız. 'Efendim bize oy vermiyorlar' diye bir bahanemiz olamaz. Verir, neden vermesin? Demek ki yöntemde bazı eksikliklerimiz var, bazı yanlışlıklarımız var. Demek ki milletin gönlüne giden yolda bazı engeller var, bunları aşmak zorundayız" dedi.

“Ortada marifet var ama iltifat yok” diyerek konuşmasına devam eden Gider; “Halkın tamamının AK Parti hizmetleriyle birebir buluşmasını sağlamak bizim görevimiz. Bunun için yüksek oy oranlarına erişmek zorundayız. Kaç tane ilçeye Başbakan geliyor? Birebir ne şikayet varsa biz bunu göğüslemeye razıyız. Bırakın kongreleri, Çanakkale’de vekilsiz geçen köy hayrı yok gibi” dedi.
 
AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider‘in Ezine kongresindeki konuşmasından satırbaşları şu şekilde...
 
"KÜSEN KIZAN YÖNETİCİLİK GÖREVİNİ BIRAKSIN"
"Hiçbir yöneticinin, 'Ben çok hizmet ettim ama şuna kızıyorum' deme lüksü yoktur. Eğer küserim, kızarım diyorsa yöneticilik görevini bırakması lazım" diyen Gider; “Bir partinin 15 yıl boyunca girdiği her seçimde oyunu artırması mümkün mü? Mümkün değil. Bunu yaptığımız işlerle, yollarla, köprülerle falan izah edemeyiz. Son raddede millet diyor ki tabi yapacaksın görevin... Milletin gönlüne girebildiğimiz sürece biz varız bu milletin içinde. Hiçbir yöneticinin ben çok hizmet ettim ama şuna kızıyorum deme lüksü yoktur. Kızamazsın, küsemezsin kardeşim! Özel hayatında istediğine küs, kız ama yöneticiyken küsüp, kızacaksan o zaman yöneticilik yapmayacaksın. Kendim için söylüyorum, ben Milletvekiliyim bu salondaki birçok kişi beni tanıyor. Kimlerin benim hakkımda neler düşündüğünü de bir çok kişi biliyor. Aday adaylığımda, adaylık dönemimde eğer küsmek için, darılmak için kavga için sebep arasak hepimizin eline odun alıp gezmek için bir sürü sebep bulabiliriz ama bu iş değil, aslolan bu değil. Biz AK Parti ailesi olarak bu fikrin mensupları olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın izinde giden insanlar olarak kırgınlığa, küskünlüğe talip olmadık, dostluğa, kardeşliğe talip olduk.  Sizlerden ricam herkes bunu kendi hayatında gözden geçirsin, nerde kavgamız, nerde küskünlüğümüz varsa bunları çözmeliyiz.” dedi.
 
"'OY VERMİYORLAR' DİYE BİR BAHANEMİZ OLAMAZ"
Yapılan hizmetlerle göre alınan oy oranlardan memnun olmadığını söyleyen Vekil Gider; “Bir partinin başarısını ölçmek için birçok kriter kullanılabilir, birçok özellikten bahsedilebilir. AK Partinin genel ahlaki prensipleri vardır, onlara uymak bizim zaten olmazsa olmazımızdır. Ama bunun dışındaki tüm kriterlerin, ulaşmayı hedeflediği bir tane şey vardır. Oy oranın yüksek olması. Toplantı sayısı, yönetimdeki kişilerin yapısı, gidilen köy sayısı, gezilen mahalle sayısı bunların hepsi çok önemlidir kabul ama bunların sonucunda ortaya çıkacak bir gerçeklik var o da aldığımız oy oranı. Çok güzel oylar alıyoruz, çok güzel oylarımızı arttırıyoruz, bunları diyebilirdim, hepimiz de mutlu olurduk, birbirimizi alkışlardık. Ama ben alınan oy oranlarından hiç mutlu değilim. Hizmetse bizim ettiğimiz hizmetler aldığımız bu oylardan çok çok daha fazlasına tekabül eder. Verilen önem ise çok yüksek oy oranlarına tekabül eder. Biz burada oy alamıyorsak, oy vermeyeni suçlayamayız.
'Efendim bize oy vermiyorlar' diye bir bahanemiz olamaz. Verir, neden vermesin? Demek ki yöntemde bazı eksikliklerimiz var, bazı yanlışlıklarımız var. Demek ki milletin gönlüne giden yolda bazı engeller var, bunları aşmak zorundayız. Bu engelleri aşmak belki çok kolay şeyler değildir. Bugün bunu yapalım yarına sorunu çözelim gibi basit işler değil. Ama bunu ilmek ilmek işlemek, örmek  zorundayız, başka çaremiz yok” dedi.
 
MARİFET VAR AMA İLTİFAT YOK
“Ortada marifet var ama iltifat yok” diyen Gider; “Halkın tamamının AK Parti hizmetleriyle birebir buluşmasını sağlamak bizim görevimiz. Bunun için yüksek oy oranlarına erişmek zorundayız. Kaç tane ilçeye Başbakan geliyor? Birebir ne şikayet varsa biz bunu göğüslemeye razıyız. Bırakın kongreleri, Çanakkale’de vekilsiz geçen köy hayırı yok gibi. Bülent Turan vekilimizin burada geçirdiği her gün, her saat aslında Ankara’daki kariyerinden fedakarlıkta bulunması demek. Çünkü Grup başkanvekili zamanının çoğunu Meclis’te geçirse kendisi için çok daha iyi olur. Biz Ankara’da daha fazla vakit geçirerek kendimize yer edinebiliriz, biz en başında söyledik, biz Çanakkale’nin vekiliyiz ve her fırsatta burada olacağız. Hizmette de problem yoksa bunu oya da çevirmek zorundayız” dedi.
 
"KENDİ İÇİMİZDEKİ DEĞİŞİMLERİ İYİ GEÇİRMEK ZORUNDAYIZ"
Parti içindeki değişimleri, dönüşümleri geçirmek zorunda olduklarını da söyleyen Milletvekili Ayhan Gider; “Bir de şöyle bir gerçeklik var. 15 yıllık iktidar çok uzun bir süre, artık belli oldu ki, diğer partiler iktidara aday şekilde seçime girmeyecek. Onlar yüksek oy alıp, muhalefetteki güçlerini artırmak için uğraşacaklar. Buna benzer hakim parti örnekleri, Hollanda’da, Japonya’da yaşandı. Eğer bu hakim parti sağlanıyorsa biz kendi içimizde değişimleri, dönüşümleri ve hizmet dönemlerini çok iyi geçirmek zorundayız."