ARKEOLOJİDE TARİHLEME YÖNTEMLERİ

Arkeoloji, insan bütünlüğünün binlerce, milyonlarca yıl öncesine ait izleri gün yüzüne taşır...

932 0

Devrim Demir

Devrim Demir

            Arkeoloji, insan bütünlüğünün binlerce, milyonlarca yıl öncesine ait izleri gün yüzüne taşır ve insanlık ile insanlığa ait söz konusu maddi kültür kalıntılarının yaklaşık ya da mutlak tarihlendirilmeleri bilim açısından büyük önem taşır. Bir buluntunun diğerine göre daha eski ya da yeni olduğu düşüncesi “göreli tarihlenmenin” kaynağıdır. Buluntuların ya da olayların kaç yıl önce meydana geldiği düşüncesi ise 20.yüzyılda mutlak (kesin) tarihlendirme yöntemlerini doğurmuştur.
               Göreli tarihleme için farklı yöntemler uygulanmaktadır. Tabakaların dizini (stratigrafi) sayesinde, tabaka sıralaması en yeniden, en eskiye doğru olur fakat anlatılırken en eskiden, en yeniye doğru ifade edilir. Tabakaların orijinal oluşumuna, herhangi bir doğal ya da insan sebepli bozulma olup olmadığı da incelenir. Buluntuların sınıflandırılması da bir yöntemdir ve ilk Thomsen tarafından Danimarka Müzesi’nde, Taş-Tunç-Demir şeklinde yapılmıştır ve ilerleyen zamanlarda geliştirilmiştir. Kazı esnasında çıkan buluntuların sınıflandırılması ile dönemi anlaşılabilmektedir. Bir başka yöntem de tipolojidir ve örneğin taş baltadan, metal baltaya doğru gibidir ve tabakaya göre tipolojik sıralama yapılmalıdır. Tipolojide belli bir dönem ve bölgeye ait mallar tanınabilen bir “üslup” barındırmaktadır ve şekil, bezeme gibi unsurlarla kendilerini üreten toplumun belirleyici özelliğidir. Ayrıca dilbilimsel tarihleme ile iklim kronolojisi (buzul çağı, polen tarihlemesi) de kullanılan yöntemlerdendir.
            Diğer yöntemler ise mutlak (kesin) tarihlemeler başlığında toplanmaktadır ve çoğunlukla laboratuvar ortamında yapılmaktadır. Yaygın olarak; Takvimler ve tarihi kronolojiler, ağaç halkası tarihlendirilmesi ve radyokarbon tarihlemesi esastır. Daha eski dönemler olan paleolitik çağ (yontma taş) için potasyum-argon ile uranyum serisi tarihlendirmeler yapılırken, nüfus olayları için de gen tarihlendirilmesi yapılır.
            Antik dünyada yazıyı kullanan toplumlar tarihlerini ve önemli olayları yazılı belgelere aktarmışlardır. Mısır ve Yakındoğu’da “hanedanlar” şeklinde krallar kaydedilmiştir. Örneğin kazıda çıkan bir mühür, hangi yöneticinin adını taşıyorsa, bulunan yazılı belgelere göre, o yönetici hangi yıllarda hüküm sürdüyse, o mühür ve buluntular, ilgili yıllara tarihlenebilir. Sümerlerin başlangıçtaki kayıtlarında, abartılı olarak, dini kitaplarda yazdığı gibi yüzlerce yıl yaşayan (500 yıl gibi) krallar vardır, bunlar istisnadır. Antik Mısır 31 hanedana ayrılmıştır ve Eski, Orta, Yeni Krallık olarak tanımlanan bu hanedanlar, M.Ö.332’de Büyük İskender’in Mısır’ı fethine kadar sürer ve iyi bir kronoloji doğurur.
            Birçok ağaç her sene bir odun halkası üretir ve bu durum ile ilişkili büyüme kesilmiş bir kütüğün kesitinde görülebilir. Bu ağaç halkası tarihlendirme yöntemini (dendrokronoji) Amerikalı astronom A.R.Douglass geliştirmiştir ve kesin tarihler vermiştir. Bu yöntem başlı başına tarihlendirme ya da radyokarbon tarihlerini kalibre etmek ile düzeltmek amaçlı kullanılabilir.
            Radyokarbon tarihlemesi en sık kullanılan yöntemlerdendir ve vazgeçilmezdir. İlk kez kültürlere ait güvenilir kronoloji imkanıyla arkeologlara destek olan bir yöntemdir. İlk kez Amerikalı kimyacı Willard Libby tarafından 1949’da yapılmıştır. Libby herhangi bir örnekte C14 (karbon 14) yarısının yani yarı ömrünün bozunması için 5568 yıl geçmesi gerektiğini bulmuştur (modern araştırmalar 5730 yılın daha kesin olduğunu söylese de laboratuvarlar tutarlılık için 5568 yılı baz alırlar). Laboratuvar radyokarbon aktivitesinin miktarına göre bir tarih söyler M.S.1950’lere göre ayarlanıp, bilimsel yayınlarda örneğin 3800 +/- 100 BP (günümüzden önce) olarak yayınlanabilir. Radyokarbon yöntemi ile yaklaşık olarak 50.000 yıl öncesine kadar tarihlendirme yapılabilmektedir ve burada detaylı bahsedemeyeceğimiz kadar bir bilimsel uygulamadır. Daha eski dönemler için farklı yöntemler uygulanmaktadır.
            Potasyum-argon tekniği jeologlarca, yüzlerce milyon yıllık kayaların tarihlendirilmesinde kullanılmaktadır. Böylece 5 milyon yıl önceki insanımsıların bulunduğu Afrika’da kullanılan tekniklerden biridir ve radyoaktif bozunma ilkesine dayanmaktadır. Uranyum serisi tarihlendirme ise uranyum izotoplarının radyoaktif bozunmasına göredir ve 500 bin yıl ile 50 bin yıl arasında kalan dönem için kullanımının uygun olduğu ispatlanmıştır. Potasyum-argon tekniğiyle tarihlendirilecek volkanik kayaçların az olduğu bölgelerde, uranyum serisi tarihleme ile arkeolojik bir alanda insanların ne zaman bulunduğu gibi hususlar açığa çıkarılmaktadır.
            Bahsettiğimiz yöntemlere ilave edilecek nitelikte birkaç tarihlendirme yöntemi daha vardır fakat esas alınabilecek yöntemler genelde bunlardır. Arkeolojide tarihlendirme çok önem arz etmektedir, çünkü buluntuların durumu, kültürü ve dönemi incelenirken tarihlendirmesinin yapılması, bilimsel açıdan esastır ve kıyaslama yapmada da kullanılır. Gelişen teknolojinin sunduğu imkanlar, mutlak tarihlendirmeyi de beraberinde getirmiştir.  
 

                                                                                                          Devrim Demir
                                                                                                          17.02.2021
           
                
 
 


Etiketler; #devrim demir
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emine463 - 23.02.2021 11:46:11
Merak ediyorduk teşekkürler