ÇANAKKALE’DEN DOĞAN GÜNEŞ: TROİA

Troia antik kentini emsallerinden ayıran en büyük özellik, mitolojiye ev sahipliği etmesi, efsanevi “Troia Savaşı”nı Dünyaca okunan antik şair Homeros’un M.Ö.8.yüzyılda...

6208 0

Devrim Demir

Devrim Demir

Troia antik kentini emsallerinden ayıran en büyük özellik, mitolojiye ev sahipliği etmesi, efsanevi “Troia Savaşı”nı Dünyaca okunan antik şair Homeros’un M.Ö.8.yüzyılda kaleme aldığı İlyada destanında anlatmasıdır. Ayrıca M.Ö.5.yüzyılda Grek ozanı Enpirides’in “Troialılar” adında epik şiirleri bulunmaktadır. Son çalışmalarla günümüzden 5500 yıl öncesine kadar uzanan tarihinde, 10 ana kent tabakası ve 58 evre bulunur. İlk Tunç Çağı’ndan Bizans Dönemi’ne kadar (M.Ö.3000 ve öncesi ile M.S.1200) yerleşim görmüştür. Toplam alanı 250.000 m2 iken mimari alan ise 77.000 m2 olarak hesaplanmıştır.  Dünyaca tanınan bu antik kent için, 2018 yılında Türkiye’de “Troia Yılı” olarak kutlandı ve mimarisi ödüllü bir yarışmanın sonucu olarak inşa edilen Troia Müzesi’de, eserleriyle ve sunumuyla göz doldurdu. Hâlâ müzeyi ve antik kenti ziyaret etmeyenler varsa, ivedi olarak tavsiye ederim.
               
Bir çocuk düşünün… Hayatını Homeros’un İlyada Destanı’na adamış, ezber etmiş… Evet o çocuk, büyüdü ve hayallerinin peşinden Troia düşüncesiyle Hisarlık Tepe’de kendini bulan, Heinrich Schliemann oldu. 1863’te Hisarlık Tepe olarak bilinen bu höyükte çalışmalara başlayan Calvert’le olan yakınlaşması, Troia’nın kaşifi olmaya yetecek kadar önemliydi ve 1868-1870 yıllarında Osmanlı’nın izniyle, kalabalık bir ekiple çalışmalara başlayarak, “Eğer gerçekten bir Troia şehri varsa, ki olduğuna ben yürekten inanıyorum, o şehir buradaki İlion kenti kalıntılarının altındadır (*İlion: Troia’nın Roma Dönemi ismi.)” dedi ve Troia Kralı Priamos’un hazinelerini bulma isteğiyle, sistemsiz ve tabakaları tahrip ederek, hedefine doğru ilerledi ve günümüzde “Schliemann yarması” olarak bilinen bir hafriyat dahil olmak üzere, höyükte direk hazineye yönelik çalıştı.

1873’te bulduğu ve Dünya’ya Troia Savaşı döneminin kralı olan “Priamos’un Hazineleri” olarak tanıttığı altın eserleri, Osmanlı dışına kaçırdı ve bu organizasyonda karısı Sophia’nın da yardımı oldu. Fakat çıkardığı eserler tahmin ettiği gibi efsanevi “Troia Savaşı” dönemi olan VIIa tabakasındaki (M.Ö.1180’ler) Son Tunç Çağı eserleri olmadığı ve çok daha eski bir dönem olan Troia II tabakasına ait olduğu, yapılan bilimsel çalışmalarla, belli bir zaman sonra açığa çıktı. Priamos Hazinelerinin büyük bir grubu ile metal ve yarı değerli taşların oluşturduğu 13 buluntu grubu Moskova Puşkin Müzesi’nde bulunmaktadır. Diğer hazine ve buluntu grupları ise, Çanakkale, İstanbul, St.Petersburg, Atina, Berlin, Philadelphia ve Pforzheim’de bulunmaktadır.

Schliemann’ın detaylı yayınlar, diğer uzmanlarla ilişkiler ile antropolojik ve kimyasal analizler gibi olumlu işlerinin yanı sıra başlangıçtaki tahribatlar, kendisinden önce çalışan Calvert’in buluşlarını görmezden gelme, buluntuların illegal kaçırılması, kendisini mitoslaştırma ve insani zayıflıklar gibi olumsuz işleri bulunmaktadır.
Frank Calvert (1863-1865) ve Heinrich Schliemann’ın (aralıklarla: 1868-1890) çalışmalarının ardından, W.Dorpfeld (1893-1894), Carl Blegen (1932-1938), Manfred Osman Korfmann (1988-2005) ve Ernst Pernicka’nın devamında 2013 yılından itibaren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Rüstem Aslan kazı başkanlığını yürütmektedir. Troia’ya merakı olanlar için Rüstem Aslan’ın kaleminden sade bir dille yazılmış, 2018 basımlı “Yeni Başlayanlar İçin Troya” isimli kitabı ilk adım olabilecek niteliktedir.
“Troia mı Truva mı?” tartışmalarına Prof.Dr. Manfred Osman Korfmann bir makalesiyle açıklık getirmiştir ve pek çok dilde farklı kullanılan kentin ismi için: "Gelin Homeros’un kullandığı (yazıya geçirilmiş olarak) ve uluslararası alanda kabul gören “Troia” olarak yazalım, söyleyelim. Bunu bir bilim adamı ve uluslararası kazı ekibinin başkanı olarak dile getirmekteyim.” ifadesini kullanmıştır.

En eski dönemi olan Troia I ve II tabakaları İlk Tunç Çağı'na tarihlenir. İlk Tunç Çağı’nda (M.Ö.3000-M.Ö.2000) Ege’de ortaya çıkan ve Yunan tapınaklarının öncüsü olabilecek nitelikteki, uzun ev modelinde dikdörtgen, büyük merkezi ocağı ile sütunlu girişi bulunan ev modeli olan megaronlardan çok sayıda bulunmaktadır. Anadolu’daki döneminin en büyük megaron yapısına sahiptir. Troia II tabakasından itibaren, genellikle halkın yaşadığı, aşağı şehir söz konusudur. Son Tunç Çağı (M.Ö.1750-1200), Çanakkale ilini içine alan Troas Bölgesi’nde Maydos ve Troia’da kazılmaktadır. VIi ya da VIIa olarak tanımlanan tabakada bulunan kale ve Son Tunç Çağı başına yani M.Ö.1700’lere tarihlenir ve bu dönemlerde aşağı şehir daha sistematik bir hâl alır. Troia nüfusunun ise yaklaşık 7700 olduğu uzmanlarca hesaplanmıştır.
M.Ö.1180’lerde bir yangınla son bulan ve ok uçları ile sapan taşları gibi buluntuların olduğu VIIa tabakası, “Troia Savaşı” ile özdeşleştirilse de, bilimsel olarak henüz netlik kazanmamıştır. Hâfirleri bir savaşın bu dönemde muhtemel olduğunu fakat Akhalarla mı yoksa Balkan kökenli başka kavimlerle mi yapıldığını, henüz tespit edebilmiş değillerdir. Troia VIII tabakası ise, arkaik (M.Ö.700-480), klasik (M.Ö.480-330) ve hellenistik (M.Ö.330-30) dönemlerini kapsar. Pers Kralı Kserkses, M.Ö.480’de Çanakkale Boğazı’nı geçmeden önce, Troia’da 1000 öküz kurban eder ve Athena tapınağı Batı Anadolu’nun en görkemlisi haline gelir.

Troia’nın IX tabakası ise Roma Dönemi’ni kapsar ve ismi İlion olarak anılmaya başlar. M.Ö.1.yy.da Latin şair Virgilius’un “Aienias Destanı”na istinaden Roma İmparatorları, köklerini Troia şehrine dayandırırlar ve periyodik olarak ziyaret edip, adaklar sunarlar. Kentte yapılan kazılarda da İmparator Hadrian (M.S.117-138) heykeli gün yüzüne çıkartılmıştır ve Troia Müzesi’nde sergilenmektedir.
 
                                                                                                                                            
                                                                                                                        
 


Etiketler; #Devrim Demir
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Necdet Ersin 435 - 31.01.2021 22:54:43
Abicim emeğine yüreğine sağlık döktürmüşsün:)
Avatar
Tahir KILIÇ421 - 25.01.2021 22:30:13
Yazını okudum ve çok beğendim. Kardeşim başarılarının devamını dilerim.
Avatar
Selahattin aydemir418 - 25.01.2021 09:27:20
Çok faydalandım emeğine sağlık kardeşim
Avatar
Yaşar Demirkıran.417 - 24.01.2021 23:09:25
Hayırlı çalışmalar kardeşim.
Avatar
Cihan t413 - 23.01.2021 23:49:15
Çok güzel bir yazı olmuş. Merakla takip ediyoruz.
Avatar
Onur 2003412 - 22.01.2021 18:57:17
Harika bir yazı
Avatar
Ayşegül410 - 22.01.2021 12:25:38
Teşekkürler bilgi için, hep çalmışlar eserleri.. Yeni yazıları merak ediyorum