HİPPİLİK DOSYASI 1: ZAYTUNG

Evet sevgili okurlar, bugün derinlere iniyor ve ülkemizin kıyısından köşesinden tutunduğu ‘çiçek çocukluk’ müessesine iniyoruz.

390 0

Sevi Gözay Uğurlu

Sevi Gözay Uğurlu


 
Evet sevgili okurlar, bugün derinlere iniyor ve ülkemizin kıyısından köşesinden tutunduğu ‘çiçek çocukluk’ müessesine iniyoruz.  Ancak, bu konu derin bir araştırma ve uzun sayfalar gerektirdiğinden dolayı yazımız kısa bilgiler olarak ilerleyecek ve tefrika halinde yayımlanacaktır.
Konuya 3 Hürel’den mi yoksa kamuya mal olmuş bir figürden mi başlamalıyım derken, ‘Hippiler Kraliçesi’ Perihan ile göz kırpmaya karar verdim.
 
Tarihlerden 9 Ocak 1970, bildiğimiz gazetelerden biri misafirimiz, Hippi Perihan ile ilgili ilk kupür işte gözümüzün önündedir:
“Otel odasında ölü bulunan İzmirli Hippi Perihan'ın babası konuştu: "Bir mikrop temizlendi" İstanbul'da bir otel odasında ölü bulunan Türk Hippisi Perihan Yücel'in, İzmir'deki bit pazarında hurdacılık yapan babası, Haber Ajansı muhabirine "Ölüme sevinilmez ama iyi oldu diyeceğim. Çünkü bir mikrop temizlendi"
Haberin devamı vermeye içim el vermiyor. ‘Babalığa; cinsiyetime; hatta bu yazıya konu olan hippilik müessesine yakıştırmıyorum.
 
Neyse, biz Perihan ile işte böyle tanışıyoruz.  13 Ocak’ta ise cenaze haberi ile yaramız deşiliyor:
“Hippi Perihan'ı, hippiler toprağa verdi: Mezarı başında Kur'anla İncil beraber okundu. Çeşitli milletlere mensup Hippiler Perihan'ın toprağına çiçek serpti.”
Bu inanılmaz gazetecilik örneğini haberi okuyana kadar algılayamıyorsunuz aslında. Dramatize edilmiş satırlar ve detaylar okurun başını döndürüyor.
 
Basın tarihimize baktığımızda ‘asparagas’ kelimesinin hikayesinin de benzer bir olaya dayandığını görmekteyiz.
 
1963 yılında, yine çok iyi bildiğimiz bir gazetede ‘Amerikalı genç kız, Türk sevgilisi ile gecekonduda yaşıyor’ başlıklı bir haber yayımlanıyor. Fotoğrafta görünen gecekondunun üzerinde ise ‘Azparagas’ yazmakta. Muhabire bunun ne demek olduğu sorulduğunda ise “Bunlarda para az, gerisi gaz” şeklinde bir cevap veriyor. Konuyla ilgili iki haber daha yayımlanınca Türk basını olaya ilgi gösteriyor ve araştırmaya girişiyorlar. Eh, tabii ki uydurma olduğu anlaşılıyor. Hatta yalnızca dışarıda oturan iki Türk kardeşlermiş. Bunun üzerinde sözlüğe direkt yansıyan asparagas kelimesine de kavuşmuş olduk.
 
Konumuzu çok dağıtmadan, o günlerin haberciliğini özetlemeyi bırakıyorum.
 
Takvimler 10 Şubat 1973’ü gösteriyordu, günün gazetesinde:
“Sultanahmet'in Hippi Perihan'ı Almanya'da hostes olup çıktı: Hayatı çeşitli acılarla geçen ve en sonunda Sultanahmet otellerinde yatıp kalkmaya başlayan Hippi Perihan, üç yıl önce terk ettiği İstanbul'a hostes olarak döndü!” şeklinde bir haber görmekteyiz.
 
Evet, meğer Perihan ölmemiş.
 
Neresinden tutsam elimde kalan bu konuyu bugünlük sona erdiriyorum. Sağlıcakla kalın.
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
muzaffer503 - 08.04.2021 14:30:58
kimi sela ile kimi isa ile..