“Biz Çanakkale’yi bir marka olarak düşünüyoruz”

Tarım ve Orman Bakanlığınca finanse edilen Çanakkale Tarım İl Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürülen ‘Bozcaada Tarımsal Kalkınma ve İskan Projesi’ kapsamındaki hibe desteği programına katılan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, “Çanakkale’mizin ilçe ilçe ayağa kalkması

457
“Biz Çanakkale’yi bir marka olarak düşünüyoruz”


 
Tarım ve Orman Bakanlığınca finanse edilen Çanakkale Tarım İl Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürülen ‘Bozcaada Tarımsal Kalkınma ve İskan Projesi’ kapsamındaki hibe desteği programına katılan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, “Çanakkale’mizin ilçe ilçe ayağa kalkması için, marka değerinin daha da kıymetli olması için büyük gayret sarf ediyoruz.  Bizim için bir ilçemizin önce olması, sonra olması diye bir mesele yok. Biz Çanakkale’yi bir marka olarak düşünüyoruz” dedi.
 
Bozcaada Kaymakamı İbrahim Gültekin, Çanakkale Tarım İl Müdürü Erdem Karadağ, Bozcaada AK Parti Belediye Başkan Adayı Erdoğan Madak, çok sayıda çiftçi ve vatandaşlar katıldığı programda konuşan Turan, Çanakkale’de tarımın önemine vurgu yaptı.
 
“Bizim için Ezine, Ayvacık, Çanakkale merkez ne ise Bozcaada’da odur” diyerek sözlerine başlayan Turan, “Bizi bilen bilir yazın buradaydık, seçim yoktu o zaman. Seçim kararı da yoktu. Ama biz seçim varken burada olup, seçim bittikten sonra buralara gelmeyen insanlar değiliz. Yazın buradaydık. Sağlık lojmanlarının temelini attık. Resmi açılışı yapmadık ama orası bitti. Ne dediysek yapmaya çalışıyoruz. Bu millet için üretmeye gayret etmeye çalışıyoruz. Tarım bakanımızın davetimiz üzerine Çanakkale’ye gelmesi sonucunda, birçok meseleyi yoluna koyduk. Ondan önceki hafta sanayi bakanımız Çanakkale’ye geldi. Teknopark başta olmak üzere birçok meselemizi masaya yatırdık. Ezine Gıda OSB’si altyapı ihalesi kararı alındı. Ay sonunda ihalesi yapılacak. Çanakkale’mizin ilçe ilçe ayağa kalkması için, marka değerinin daha da kıymetli olması için büyük gayret sarf ediyoruz.  Bizim için bir ilçemizin önce olması, sonra olması diye bir mesele yok. Biz Çanakkale’yi bir marka olarak düşünüyoruz. Bu markaların alt markaları var. Her bölge, her ilçe bu markayı büyüten alt markalar. Hepsinin toplamında bir Türkiye projesi, bir Çanakkale projesi olarak ortaya çıkıyor. Son dönemlerde Çanakkale’miz o kadar güzel adını büyük projelerle söz ettiriyor ki bundan gurur duyuyoruz. Çünkü biz bu millete hizmet etmekten şeref duyuyoruz.  Her zaman söylüyorum. Çanakkale dışında her il kıymetlidir, her memleket önemlidir ama Çanakkale bambaşka kıymetlidir.  Çanakkale tarihi ile turizmi ile şehitliği ile Kaz dağlarıyla, Troya’sıyla, Assos’uyla adalarıyla Türkiye’de az bulunan bir yer, dünyada az olan bir yer.  Çanakkale’nin turizmi var, ormanı var, tarihi var, şehitliği var, Türkiye’de ne varsa az çok Çanakkale’nin karşılığı var. O yüzden hep ne diyoruz? Türkiye bir kitapsa, ön sözü Çanakkale olur” dedi.
 
“180 BİN CİVARINDA KİŞİ TARIMDAN EKMEK YİYOR”
Turan, “Tarımla ilgili her alanı desteklemeyi, her alanda öncü olmayı bir görev biliyoruz. Tarımda son dönemde Çanakkale’mizde güzel gelişmeler oldu. Bu gelişmeleri yaparken de vatandaşımız tek başına yapsın yorulsun değil, devletimiz ile beraber yapsın istiyoruz. Son dönemde tarımla ilgili her alanda büyük bir mesafe aldık. Bizim şehrimiz bir tarım kenti. Çanakkale’nin toplam nüfusunun 3’te 1’i, 180 bin civarında kişi tarımdan ekmek yiyor. Bu çok kıymetli bir sayı. O yüzden tarım il müdürlüğümüzle birçok projeyi omuz vererek hayata geçiriyoruz. 111 çeşit tarım ürünü var Çanakkale’de. Hiçbir ilde bu kadar yok. 111 taneden 44 tanesi üretim bazında Türkiye’nin ilk 10’nunda. O yüzden tarımı asla ihmal etmeden, bu konuda adımlar atmak istiyoruz. Hayvancılığımız çok kıymetli hale gelmeye başladı. Çanakkale’nin toplamında 215 bin büyük baş, 110 binde küçük baş hayvanımız var. Bunlar büyük sayılar. Örneğin arıcılık yoktu bu bölgede. Son dönemde büyük bir destek imkanı ortaya koyduk. Şuan 4 binden fazla kovan hediye ederek, destek olarak 500 yakın arıcımızı Arıburnu markasıyla, Çanakkale’nin markasıyla hayata geçirmesini istediğimiz ürünlerimiz oldu. 3 sene, 5 sene, 10 sene sonra bölgenin en önemli geçim kaynağı arıcılık olacak. TKDK’nın destekleri, süt sayım üniteleri, hatta şimdi güneş enerjisinden süt sayım projelerimiz var. Şehre uzak, elektrik olmayan yerler için güneş enerjisi ile kullanılan panellerle elde edilen enerji ile daha iyi süt sağımını, daha iyi hijyenik süt elde edimini sağlayacak. Tarımla ilgili kim ne yapmak istiyorsa başımız üstüne, biz tarımı önemsiyoruz.
Tarım yol varsa, ulaşım varsa kıymetlenir, su varsa kıymetlenir. Hem barajların, göletlerin bölgemizde arttığını görüyorsunuz, hem de ulaşım için yeni köprümüzden tutunda, köy yollarına kadar tüm ulaşım akslarını gözden geçirip, bölgenin tarımının daha rahat yansımasını istiyoruz. Ezine’ye Çanakkale Tarım Gıda OSB’si yapıyoruz. 8 bin kişinin çalışacağı, 91 tarımla ilgili fabrika olacak. Buranın çok kıymetli üzümü var, bağları var. Ama bağın paketlenmesi fabrikalaştırılması lazım. Paketleme var ama köprü yok. Buda problem. İşte o boğaz köprüsü Lapseki’nin Gelibolu’nun köprüsü değil, aynı zamanda Bozcaadalı üzüm üreticisinin de köprüsü. Artık bunun hesabı yapılırken, yol aksları planlanırken artık rüzgar oldu mu? Yağmur yağdı mı? Bunlar konuşulmayacak. Bu köprü Çanakkale’nin tüm bölgelerinin tarımını ayağı kaldırmak için kıymetli bir köprü haline gelecek” şeklinde konuştu.
 
“ADAM TROYA’YA GELMİŞSE, ADAYA NEDEN GELEMESİN”
“Troya 2018 yılı ilan ettik. Muazzam bir turizm imkanı sağlandı. 200 binlerdeki turizm sayıları bu sene 650 binle bitti. Daha işin başındayız. Reklamlar devam edecek. Filmler yapılacak. Altyapılar yapıldı. Yollar yapıldı. Müze yapıldı. Troya’nın ayağı kalkması demek, oraya daha çok paralı turist geliyor. Avrupalı turist geliyor. Adam Troya’ya gelmişse, adaya neden gelemesin” diyen Turan, “Adanın üzümünü neden almasın. Biz bu bölgedeki çalışmaları yaparken, hep çevrenin tümü olarak bakıyoruz. Hemen ilerinizde Bayramiç. Mehmet Akif Ersoy Evi’ni yaptık. Mehmet Akif Ersoy’un orada doğduğunu öğrendik. Şimdi filmlere başlıyoruz onun. Onu duyuracağız. Akif’in evi restore edildi, müze oldu. Bu müzeye 55 bin biletli turist geldi. Oraya gelen adam buranın üzümünü tatmayacak mı? Buranın üretimlerini değerlendirmeyecek mi? O yüzden bölgemizin tanıtımı için, Mehmet Akif gibi, Troya gibi, Assos gibi uluslararası değerlerimizi ayağa kalkmasını çok büyük umut duyuyoruz. Aynı şekilde Çanakkale Merkez Sanayi Sitesi, Ezine Sanayi Sitesi, Biga Sanayi Sitesi hepsini büyütme kararı aldık. Hani bazen diyorlar ya iş yok üretim yok. Olur mu? İş yapacak adam çok.  Biz yetişemiyoruz. Yer bulmak istiyoruz. Üretim imkanı vermek istiyoruz. Sanayide kim varsa, tarım bozmamak kaydıyla tüm sanayi bölgemizi büyütmeye çalışıyoruz. Çünkü biz bu bölgede önemli hizmetlere imza attık” diye anlattı.
 
“BOZCAADA AYAĞI KALKSIN İSTİYORUZ”
Turan, “Çanakkale’yi geziyorsunuz. Değişmeyen okul kalmadı nerdeyse. Yapılmayan hastane kalmadı. Bütün ilçelerimizin, Çanakkale Merkez üniversite hastanesi, hem devlet hastanesi bitirdik. Otel kalitesinde yerler bunlar. Ezine bitti, Ayvacık bitti, Lapseki bitti, Biga bitti, Çan şuan devam ediyor, Yenice bitti. Tüm ilçelerin hastane ihtiyacını karşıladık. Söz verip de yapmadığımız hiçbir şey olamadı. Sadece sizin Bozcaada’nızda bir kapalı spor salonu sözümüz vardı. Biz planlamayı yaptık. 5 yıllık yaptık. Fakat seçim erkene alındı. Onun azizliğine uğradık. Biz 2.5 yıl vekilken, seçim oldu. Şimdi tekrar başladık. Sözümüz söz. Ne demişsek yapacağız. Bozcaada kapalı spor salonu başta olmak üzere bu bölgeye ne söz vermişsek göreceksiniz hepsini yapacağız. Biraz omuz verin, uyumlu olalım, destek olun. Uyumun ne demek olduğunu biliyorsunuz. Ankara hükümetle, yerel denetimler uyum sağladığında nasıl bir sinerji ortaya çıktığını görüyorsunuz. Bozcaada ayağı kalksın istiyoruz. Bu sinerjiyi verin bize bakın neler yapılıyor buralarda. Şimdi takıldığım mesele, hastane meselesi. Nüfus küçük, yazın büyük bir problem. Hastane yapalım personel gelmeyecek. Niye yaptık sağlık lojmanlarını bunun temeli için yaptık. Onun dışında yeni başka imkanlarımızda var. TOKİ ile ilgili talep var burada. TOKİ buranın asla doğasını bozmadan, yüksek binalar değil eski TOKİ yok artık. Ada evi neyse ona uygun olmak kaydıyla esnafın ön gördüğü sayı oranında il planlamayla beraber TOKİ buraya gelsin istiyoruz. TOKİ geldiğinde buraya Hastane rahatlayacak demektir. Kalma yeri olacak ki adam buraya gelsin. Yazlık pansiyon fiyatları ile insanlar burada kalamıyor. O yüzden daha makul işler yapalım diyoruz. Sağlıkla ilgili hastane yaptığımızda yazın 50 bin, kışın 2 bin 3 bin kişi. Bu bir problem. Doktoru ne yapacağız, hemşireyi ne yapacağız? Ama düşündük taşındık bir ada formülü bulduk. Küçük bir hastane yapılacak” ifadelerini kullandı.
 
“MESELE HALKA HİZMET ETMEK BERABER YOLDA YÜRÜMEK”
Turan, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “Seçimlere kaldı 15 gün beş sene seçim yok artık. Sevseniz de sevmeseniz de ben vekilim beş sene geleceğim buralara, sevseniz de sevmeseniz de Erdoğan Cumhurbaşkanı, beş sene diyoruz ki burada uyum içerisinde hizmetlerimizi takip edelim. Bakın limanla ilgili iddialarımız var. O limanın büyümesini istiyoruz. Bırakın bütün projeleri bir tarafa mendirek büyüdü, büyük gemiler yanaşma imkanı buldu. Bu bile turizm için büyük bir hizmet. Çünkü büyük gemiler buraya yanaşamıyor. Bizim güçlü olmamız lazım ne dediğimi anlıyorsunuz. Beş sene biz vekilken bizim başımızın etinin yenmesi lazım. Müdürü, belediyesi, kaymakamı beş sene bizim başımızın etini yesin. Gel kardeşim iş yapın desin. Söz ver yapın desin. Biz millete hizmet etmekten şeref duyuyoruz. Bakın bu millet bize seçim oldu oy verdi, ekonomik sorun oldu sabretti. Darbe girişimi oldu can verdi. O yüzden bizim vefa borcumuz var, can borcumuz var. Çalışacağız, üreteceğiz, bu millete borcumuzu ödeyeceğiz. 17 yıldır buradayız. Çalışmasak hiç kimse bizim boyumuza, posumuza oy vermez diye düşünüyorum. Mesele halka hizmet etmek beraber yolda yürümek. Kordon düzenlemesi gibi bağcılık müzesi gibi bu bölgede istediğimiz adanın süliyetini koruyan, kollayan çok önemli işler yapmak istiyoruz. Esas burada bir araya gelmemizin amacı Bozcaada’nın tarım destekli törenimiz.”
 
Tarım Orman İl Müdürü Erdem Karadağ ise programda yaptığı konuşmada, “Her yıl 350 ila 400 bin TL arasında hibe desteklemesi yapmışız. Bu destekleme genellikle ürüne verdiğimiz desteklemenin dışında, Bozcaada ve Gökçeada’ya özel olan desteklemelerden kaynaklanan bir hibe desteğimiz. İşletme sayımıza baktığımız zaman Bozcaada’mızda 200 tane işletmemiz var. 15 bin dekarlık bir alanda tarımsal faaliyet yapılmakta. Küçük baş hayvan sayısı bin 500 adet, 15 arıcılıkla uğraşan arıcımız var. Toplamda 800 kovanda bal üretimi gerçekleştirilmekte” dedi.
 
Proje kapsamında Bozcaada’da modern telli sistem için bağcılara 13 bin adet direk, küçükbaş hayvan işletmelerine yemlik-suluk gibi ekipman, zeytin üreticilerimize 5 bin adet fidan, arıcılara petek, organik üreticilere organik ilaç dağıtımı gerçekleştirildi.
 
İsmail ŞEN
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.