Nusret Mayın Gemisi 104 Yıl Sonra Çanakkale Boğazında Aynı Rotada

Çanakkale Boğazı'na döktüğü mayınlarla deniz savaşlarının kaderini değiştiren Nusret Mayın Gemisinin 8 Mart 1915 tarihinde gerçekleştirdiği tarihi mayın döküşü 104 yıl sonra aynı rotada gerçekleşen seyirde törenle anıldı.

548
Nusret Mayın Gemisi 104 Yıl Sonra Çanakkale Boğazında Aynı Rotada



Çanakkale Boğazı'na döktüğü mayınlarla deniz savaşlarının kaderini değiştiren Nusret Mayın Gemisinin 8 Mart 1915 tarihinde gerçekleştirdiği tarihi mayın döküşü 104 yıl sonra aynı rotada gerçekleşen seyirde törenle anıldı.

Gölcük'te aslına uygun olarak inşa edilen 'TCG Nusret' gemisi, sabahın erken saatlerinde Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı iskelesinden demir alıp, 104 yıl önceki rotasında seyretti.  Çanakkale Savaşları’nın kaderini değiştiren ve tarihe adını altın harflerle yazdıran Nusret Mayın Gemisi’nin 8 Mart 1915 tarihinde gerçekleştirdiği tarihi mayın döküşünü anmak amacıyla saat 08.15'da 104 yıl önce mayınların dökülmeye başladığı Erenköy Koyu’nda tören yapıldı.

Nusret Mayın Gemisi’nin 8 Mart 1915 tarihinde mayın döşediği hattın üzerinde yapılan törene; Vali Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Levent Kerim Uça, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Yemliha Karakoç, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Emrullah Büyük, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı Yarbay Alparslan Baysal ile askeri personel katıldı.

Törende, TCG Nusret Gemi Komutanı Üsteğmen Bora Öykü Baran tarafından 18 Mart Deniz Zaferi’nin kazanılmasında en büyük paya sahip Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayın hattının tarihin seyrini nasıl değiştirdiği ile ilgili bilgilendirmede bulunuldu. Üsteğmen Baran yaptığı konuşmada; “Çanakkale Savaşları’nın ilk aşamasını oluşturan 18 Mart Deniz Zaferi, dünya harp tarihine mal olmuş bir kahramanlık destanıdır. Bu zaferin kazanılmasında kuşkusuz en büyük pay, Kahraman Nusret Mayın Gemisi’ne aittir. Çanakkale Boğazı’nda ilk mayın hattının oluşturulduğu 4 Ağustos 1914 tarihinden 8 Mart 1915 sabahına kadar, boğazı yabancı savaş gemilerinin geçişine kapatmak maksadıyla, Çanakkale Mayın Grup Komutanlığı bağlısı Selanik, İntibah, Samsun Ve Nusret Mayın gemileri tarafından toplam 377 mayından oluşan 10 mayın hattı tesis edilmiştir. Çanakkale Boğazı girişinde bulunan tabyaların bombardıman edildiği 3 Kasım 1914 tarihinden itibaren, İtilaf Donanması’nın Çanakkale Boğazı’ndaki keşif, bombardıman ve mayın tarama faaliyetleri; personeli denizci olan Baykuş Bataryası’ndan gözlenmiş, bu gözlemler sonucunda düşman donanmasının manevra yapmak için boğazın en geniş yeri olan Erenköy Koyu’na yönelerek boğazı terk ettikleri tespit edilmiştir. Baykuş Bataryası’nın verdiği raporlar değerlendirildiğinde Erenköy Koyu’nda tesis edilecek bir mayın hattının düşman üzerinde sürpriz etkisi yaratacağı düşünülmüştür. 11’inci mayın hattının, diğer 10 mayın hattından farklı olarak kıyıya paralel, gemilerin manevra hattına dik olarak oluşturulmasına karar verilmiş ve bu hat için 26 mayının yeterli olduğu değerlendirilmiştir. Bu hatta kullanılacak mayınlar İstanbul’dan Selanik Mayın Gemisi ile 2 Mart 1915 tarihinde Çanakkale’ye getirilmiş ve gerekli bakımları yapılarak Nusret Mayın Gemisi’nin güvertesine yüklenmiştir. Hafif sisli ve yağışlı 8 Mart sabahı saat 05.00’te Yüzbaşı Hakkı Bey’in komutasında Nara’dan avara eden Nusret, Anadolu kıyısını izleyerek seyre başlamış ve boğazı kapatan mayın hatları arasından emniyetle geçerek şu anda bulunduğumuz noktaya varmıştır. Nusret Mayın Gemisi, tam 104 yıl önce bu an, güvertesinde bulunan 26 mayını, ilerlemekte olduğumuz rota üzerinde ve aralarında yüzer metre olacak şekilde, deniz seviyesinin 4,5 metre altına dökmüştür. Bacasından mümkün olduğunca az duman çıkartmak için önlem alan Nusret, hiçbir Müttefik karakol gemisi tarafından tespit edilmeden 08.00’de Çanakkale önlerine demirlemiştir. Saat 10.00’a kadar süren sis ve yağmur, geminin Çanakkale Boğazı girişinde bulunan düşman karakol gemileri tarafından görülmesini engellemiştir. Bunun üzerine itilaf Donanması’nın Çanakkale Boğazı’ndaki harekâtı 18 Mart 1915 sabahı başlamıştır. 11’inci hattı oluşturan bu 26 mayın, Kahraman Türk Topçusunun da desteğiyle; 18 Mart 1915 günü Bouvet, Irresıstıble Ve Ocean zırhlılarının batmasına; Galuoıs, Suffren Ve Inflexıble zırhlılarının ağır yara alarak savaş dışında kalmasına sebep olmuştur. 18 Mart 1915 günü; ağır yenilgi alan İtilaf Donanması için bir hezimet, Boğaz’ın kahraman savunucuları için bir deniz zaferi olarak tarihe geçmiş ve bu zafer Nusret’e dünyanın en ünlü mayın gemisi unvanını kazandırmıştır. Nusret Mayın Gemisi'nin Erenköy Koyu’na kurduğu bu engel, Çanakkale Deniz Savaşının ve tarihin akışını değiştirmiştir. Yüzbaşı Hakkı Bey’in komuta ettiği Nusret’in büyük katkısıyla kazanılan bu zafer; Türk askerine moral, Türk milletine sevinç kaynağı olmuştur. Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, bu zaferi şu sözlerle ifade etmiştir: ‘gittiler, geçemediler, geçemeyecekler...’ Çanakkale Boğazı girişine yığılmış İtilaf Devletleri armadasından gizlenip 18 Mart Zaferi’ni hazırlayan mayınları döken, efsaneleri öyküleştiren bu korkusuz denizcilerden Nusret Mayın Gemisi Komutanı Yüzbaşı Hakkı Bey, 14 Eylül 1915’te, bu harekâttan altı ay sonra kalp rahatsızlığı nedeniyle vefat etmiştir. Binbaşılık rütbesinden emekli olan Mayın Grup Komutanı Nazmı Bey de 5 Mayıs 1940 günü hakkın rahmetine kavuşmuştur. Bu muhteşem asker, şimdi Aşiyan Mezarlığı’nda huzur içerisinde yatmaktadır. Sözlerimi bitirirken, Türk Denizcileri olarak; başta Büyük Önder Atatürk ve Silah Arkadaşları olmak üzere, kahramanlıklarıyla gurur duyduğumuz, uğrunda canlarını verdikleri bu Cennet Vatanın toprağında ve mavi sularında yatan Aziz Şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden Gazilerimizi saygı, şükran ve rahmetle anıyorum” dedi.
Vali Orhan Tavlı ve Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Levent Kerim Uça’nın, Nusret Mayın Gemisi’nin 104 yıl önce mayın bırakılan noktaya çelenk bırakmasıyla devam eden törenin sonrasında, geminin boğaza döşediği mayınlara çarparak batan Ocean, Bouvet, Goliati, Irresistible batıklarının bulunduğu bölgelere intikal gerçekleştirildi. TCG Nusret anı defterini imzalayan Vali Orhan Tavlı’ya Gemi Komutanı Üsteğmen Bora Öykü Baran tarafından, günün anısına Nusret Mayın Gemisi'nin 1915'te gösterdiği kahramanlık için verilen sancağın bir örneği hediye olarak verildi. Gemi Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı iskelesi dönüşünde askeri bando ile karşılandı.

NUSRET MAYIN GEMİSİ’NİN HİKAYESİ
Çanakkale Zaferi deyince akla ilk gelen ve bu zaferin simgesi haline gelmiş şeylerden biri de Nusret Mayın Gemisi’dir. 18 Mart Deniz Savaşı'nda müttefik donanmasını bozguna uğratıp, düşmanları şaşkına çeviren, 26 mayınla bir milletin yazgısını değiştiren kahramanlığın hikâyesidir Nusret Mayın Gemisi. Almanya'da özel olarak inşa edilmiş olan Nusret Mayın Gemisi’nin, en önemli özelliği dar alanlarda kolayca manevra yapabiliyor olması ve az su çekerek mayın alanları üzerinde güvenle dolaşabiliyor olmasıydı. Geminin elverişli donanımı ve mayınların dahice boğaza yerleştirilmesiyle, tarihinin en kuvvetli donanması, büyük bir yenilgiye uğratıldı ve düşman gemilerinin Çanakkale Boğazı’na girmesi engellendi. Nusret Mayın Gemisi 3 Eylül 1914'te Çanakkale'ye gelmişti. Fakat Osmanlı Devleti'nin mali sorunları sebebiyle, boğazı mayınlayabilmek için yeterli miktarda mayın bulunamıyordu. Düşman gemilerinin hareketlerinin sürekli ve dikkatli bir şekilde incelenmesiyle Türk askerleri mükemmel bir analiz yaptı.

Cevat Bey 6 Mart gecesi, mayın grup komutanı Hafız Nazmi Bey'e “Sana çok önemli bir görev veriyorum. Vatanın selameti bu görevin başarıyla yerine getirilmesine bağlıdır. Yarın akşam, Nusret' le son 26 mayını şu gördüğün Erenköy Mevkii de kıyıya paralel olarak dökeceksin. Düşman hareketinizi seçer, size saldırıya kalkışırsa kıyı toplarımız önceden aldıkları talimata uygun olarak hareket edecek ve sizi himaye ateşiyle koruyacaklar. Kendinizi göstermemeye çaba harcayın. Allah yardımcınız olsun." Mayınların boğaza dik şekilde değil de kıyıya paralel olarak Erenköy Mevkii'ne dökülmesi fikri, mayın uzmanlarının ince bir çalışmayla ortaya çıkardıkları mükemmel bir fikirdi. Çünkü düşman gemileri Çanakkale Boğazı’na bölük bölük giriyor ve görevini tamamlayan grup geriye dönerken arkadaki grupların yollarını kesmemek amacıyla boğazın en geniş yerlerinden biri olan Erenköy Mevkii 'den dönüş yapıyordu. Verilen kararla mayınlar da bu manevra sahasına kıyıya paralel ancak manevra hattına dik olarak yerleştirilecekti. Nazmi Bey, bir sonraki gün Nusret Mayın Gemisi komutanlığını yapacak olan Tophaneli Yüzbaşı Hakkı'yı buldu. Nusret'in genç komutanı Yüzbaşı Hakkı Bey, bundan iki gün önce kalp krizi geçirmiş ve rahatsızlanmıştı. Buna rağmen, savaşın ve ülkenin sorumluluğunu omuzlayarak görevi kabul etti. 7 Mart tarihinde gece yarısı Nusret Mayın Gemisi demir alarak Çanakkale'den uzaklaştı. Gemi daha önceden döşenmiş olan mayın hatlarından geçiyor ve Erenköy Mevkii 'ne giriyordu. Uzaklarda dolaşan düşman devriye gemileri fenerlerle Çanakkale Boğazı’nı gözlüyorlardı. Bu sırada Nusret’te ilk mayın platforma alınmış ve atış anı beklenmeye başlamıştı. Vatanın selameti için bir zafer gerekliydi ve şimdi bu zaferin tek çaresi, Nusret'ti. Mayınları mutlaka yerine bırakmalıydı. Teker teker ve sessizce kalan son 26 mayını suya bırakmaya başladı. En sonunda tüm mayınlar belirlenen rota doğrultusunda dökülmüştü. Sırada en az mayınların dökülüşü kadar tehlikeli olan geri dönüş yolculuğu vardı. Daha önce dökülmüş olan mayınlar ve düşman kuvvetleri Nusret'in rotası üzerinde bulunuyordu. Neyse ki o karanlık gecede kimse Nusret’i görmemiş ve görev yerine getirilmişti. Fakat Yüzbaşı Hakkı’nın hasta kalbi bu heyecanı kaldıramamış ve oracıkta duruvermişti. Mayınların yerleştirilmesinden on gün sonra müttefik donanması saldırıya geçti. Savaş tam onların istediği şekilde, kontrollü olarak devam etmekteydi ki, birden geri dönen müttefik gemilerinde büyük patlamalar meydana geldi. Düşmana büyük bir şok yaşatan ve bozgun yaşatan bu patlama, 7–8 Mart gecesinde büyük bir cesaretle sulara dökülen Nusret'in mayınlarıyla gerçekleşti. Düşmanın yüzen kaleleri birer birer batmaya başlamıştı. İtilaf Devletlerinin bu olayla üç büyük savaş gemisini (Irrestable, Ocean, Bouvet)yok edildi, üç tanesi de (Inflexible, Golva, Suffen) büyük hasara uğratıldı. Nusret'in yaptığı bu görev tarihi değiştirdi ve ona dünyanın en ünlü mayın gemisi unvanını kazandırdı. Nusret Mayın Gemisi ile kazanılan zafer, bir vatanın selametini sağlamış ve düşman donanmasının Marmara'ya bayraklarını dalgalandırarak girmesine izin vermemişti.

Ersan KÜÇÜKKURU
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.