“Afetler, tüm toplumun birlikte yürüteceği sorumluluktur” (VİDEO)

Çanakkale AFAD, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde (ÇOMÜ) ‘Çanakkale ve Çevresinin Güncel Deprem Aktivitesi Yapılan Çalışmalar’ konulu panel gerçekleştirdi. Panele gelen katılımcılara, deprem ve depremin oluşumları hakkında detaylı bilgi verildi.

601
“Afetler, tüm toplumun birlikte yürüteceği sorumluluktur” (VİDEO)
VİDEO HABER


 
Çanakkale AFAD, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde (ÇOMÜ) ‘Çanakkale ve Çevresinin Güncel Deprem Aktivitesi Yapılan Çalışmalar’ konulu panel gerçekleştirdi. Panele gelen katılımcılara, deprem ve depremin oluşumları hakkında detaylı bilgi verildi.
 
ÇOMÜ Troia Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Jandarma Komutanı Emrullah Büyük, ÇOMÜ Rektörü Yücel Acer, Çanakkale AFAD Müdürü Levent Yılmaz, üniversite öğretim görevlileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Konuşmacı olarak ise, Doç. Dr. Tolga Bekler, AFAD- Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı Dr. Feyza Nur Bekler ve Prof. Dr. Süha Özden yer aldı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programın açılış konuşmasını Çanakkale AFAD Müdürü Levent Yılmaz gerçekleştirdi. Yılmaz, “Depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bununla ilgili insanoğlu doğa ilişkisine bakıldığında burada daha çok insanoğlundan ziyade doğanın belirleyici olduğunu hepimiz farkındayız. Bu nedenle depremleri ortadan kaldırmak mümkün değil. Bu anlamda deprem aktiviteleri ve hasarları nasıl en aza indiririz, buradaki riskimizi nasıl belirleriz, bu noktada çağdaş teknoloji ve bilimden nasıl yararlanılır, başka bir deyişle deprem riskini azaltarak onla birlikte yaşamak, buradaki sorunları ve risk azaltma çalışmalarımızı nasıl yaparız, bunlarla ilgili devamlı eğitimlerimizi sürdürüyoruz AFAD olarak” diyerek konuşmasına başladı.
 
ÇÖK-TUTUN-KAPAN
“Biz eğitimlerde bir tema belirledik; ‘Çök-tutun-kapan.’ En azından bunun bilinmesini istiyoruz. Afetlerinden kaçma şansımız yok ama depremlerde kendimizi korumak anlamında neler yapıp neler yapmamız gerektiğini biliyoruz” diyen Yılmaz, “ ‘Çök-tutun-kapan’ bilgisini herkese öğretebilirsek, bunun ne olduğunu biliyorsak inanın bir anlamda bireysel ve toplumsal anlamda yol kat etmiş olacağız. Burada tabi deprem bölgesindeki yerleşim alanları ivedilikle belirlenmeli. Buradaki yapı projelerine çok önem verilmeli. Biz bu anlamda, hakikatten üniversitemiz ve diğer kurumlarla işbirliği içinde bu anlamdaki yapı stokları ile alakalı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’de iki ya da üç tane derin kuyu deprem gözlem istasyonu var. Bunlardan ilki Çanakkale’de kurulmuştur 2016 yılında. Bunun haricinde sismik yer hareketlerini gözlemleyen AFAD olarak, kuvvetli yer hareketleri ve güçlü yer hareketlerini belirleyen istasyonlarımız var. Bölgenin aktivitesi, bölgenin hareketliliği devamlı takip edilebilir, ölçülebilir, gözlemlenebilir bir konu olmalı çünkü risklerimizi biz buna göre belirliyoruz. Bölgesel durumlarda riskleri belirleyip ona göre müdahale ediyoruz. Dolayısıyla buradaki çalışmalarımız fiziksel, sosyal, ekonomik ve çevresel etkileri büyük olduğu için biz risklerimizi çok iyi belirleyip buna istinaden de hızlı ve etkin şekilde önlemlerimizi almak için çabalıyoruz” ifadelerini kullandı.
 
“YAPI STOKLARIMIZIN SIKINTILI OLDUĞUNUN HEPİMİZ FARKINDAYIZ”
Yılmaz, konuşmasında ilimizin deprem kuşağı üzerinde yer aldığına dikkatleri çekerek, bu konuda her vatandaşın temel afet bilinci alması gerektiğini vurguladı. Müdür Yılmaz, “Her ne kadar afet konusunda kötümser baksak da, ilimizin deprem kuşağı üzerinde olduğumuzu biliyoruz. Ama bunun için neler yapıyoruz ya da neler yapmamız gerektiğini çok iyi anlayamıyoruz. Bunları anlatmak için de elimizden geldiğince Temel Afet Bilinci Eğitimlerini mümkün olduğunca veriyoruz. Bizden bu konuda talepte bulunduğunuz takdirde eğitimler konusunda destek veriyoruz. Hep birlikte hazırlıklı olmak için elimizden gelen her çabayı gösteriyoruz. Yapı stoklarımızın özellikle bölgede çok sıkıntılı olduğunun hepimiz farkındayız. 6 Şubat tarihinde 5.3 şiddetinde bir deprem yaşadık. 34 tane ağır hasarlı bina. 20 Şubat’ta da 5 şiddetinde deprem yaşadık. 81 tane ağır hasarlı bina. Bunlar yapı stoklarının kötü olmasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla en büyük tesellimiz can kaybımızın olmaması ama biz her daim yapı stokları da dahil olmak üzere hem bilinçli hem dirençli bir toplum oluşturabilmek için bir bütün olarak çalışmak zorundayız. Afetler, sadece devletin kurumlarının yürüttüğü değil tüm toplumun birlikte yürüteceği sorumluluktur. Bu anlamda ben hepinize duyarlı olduğunuz için teşekkür ediyorum” dedi.
 
“DEPREM, TÜRKİYE’NİN BİR GERÇEĞİ”
ÇOMÜ Rektörü Yücel Acer, “İnsanoğlu yaratılışı gereği kötü şeyleri unutmaya meyillidir. Bu aslında bizim hayatta huzurlu olmamamızın da önemli bir unsuru. Ancak bu kötü şeyleri unutma eğilimimizi aşırı noktalarda tutmamamız lazım. Bazı kötü şeyleri arada bir hatırlayıp bundan gerekli şeyleri çıkarmaya devam etmemiz lazım. Deprem, Türkiye’nin böyle bir gerçeği. Türkiye’de 1999 yılında çok büyük bir deprem oldu. Rakamları devlet kurumları daha iyi tespit etmişlerdir ama sanıyorum 15 bin civarında vatandaşımız hayatını kaybetti. Ben yurtdışındayken, ülkemizin böyle kötü bir duruma düşmüş olmasını uzaktan izlemenin verdiği sıkıntı ile yaşamıştım. O zaman Türkiye’nin imkânları çok kısıtlıydı. Devlet gerekeni yapamayacak durumdaydı. Bunu itiraf etmemiz lazım. Hatta öyle ki yurtdışında okuyan öğrenciler olarak bir araya gelip depremzedelere yardım toplamak ihtiyacı hissettik ve üç gün boyunca şehir merkezine stant kurup, depremzedeler için mütevazi de olsa bir para topladık ve Türkiye’ye gönderdik” diyerek yaşadığını anıyı katılımcılar ile paylaştı.
 
“DEVLETİMİZ HER TÜRLÜ İMKANI OLUŞTURMUŞ DURUMDA”
“Şimdi Türkiye’nin geldiği noktada, bunların hepsi bize çok geçmişte kalmış, hatırladığımızda bizim onurumuzu kıracak şeyler olarak kaldı şükürler olsun. Şimdi devletimiz her türlü imkanı, altyapıyı, hazırlığı oluşturmuş durumda” diyen Acer, “Sadece deprem için değil, AFAD’ ın açılımını biliyorsunuz; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı. Bu tür insani felaketlere devletimizin imkanları yeterli derecede müdahale etmek için hazır tutulur hale geldi. 2017’de Ayvacık’ da depremler yaşadık. Sayın valimiz o zamanda, bu olaya müdahale edilmesini günlerce gözeterek ama hiçbir aksama olmadan gerçekleştirmiş oldu. Ama bu iyi örnekler, bizim bu meseleye gereken önem vermeye devam etmememiz anlamına gelmiyor. Bütün sorunlar çözülmüş değil, çözülmemiş sorunlar özellikle bilinç meselesi. Depremin bilimsel yönünü üniversitemiz çalışacaktır. Bu konuda çok yetkin bir jeoloji mühendisliği bölümümüz var. Çanakkale’nin birçok ilçesine oradaki belediyelerle beraber deprem gözlem istasyonu kurduk. Kandilli Rasathanesi ile anlık olarak beraber çalışıyoruz ama işin sosyal kısmı, hazırlıklı olma kısmı için hala yapılması gereken çok şey olduğunu gösteriyor. Bu anlamda bu panellerin çok önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
 
Açılış konuşmaların ardından, Doç. Dr. Tolga Bekler, AFAD- Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı Dr. Feyza Nur Bekler ve Prof. Dr. Süha Özden ‘Çanakkale ve Çevresinin Güncel Deprem Aktivitesi Yapılan Çalışmalar’ konusu ile ilgili sunum gerçekleştirdi.
 
Gizem Tuğçe BAYHAN
 
 
 



Etiketler; #deprem paneli
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.