‘Hareket Amiri’ Dicle Doğan Çanakkale’deydi

Dünyayı yürüyerek dolaşan ve toplamda 2200 kilometre yürüyen, ‘Hareket Amiri’ lakabıyla tanınan 31 yaşındaki Dicle Doğan Çanakkale’ye geldi.

239
 ‘Hareket Amiri’ Dicle Doğan Çanakkale’deydi

Esra Yurttut Dans Atölyesi’nin Atölye Pazar kapsamında yapılan eğitimlerinde misafir olarak ağırlanan Dicle Doğan, Hareket ve Doğaçlama Odaklı Yürüme Atölyesi ile yürüme meraklıları ile buluştu. Çanakkale’yi çok sevdiğini söyleyen Dicle Doğan ile röportaj gerçekleştirerek, kendisi hakkında merak edilenleri konuştuk.
 
Merhaba Dicle Hanım, Çanakkale’ye hoş geldiniz. İlk önce kısaca kendinizden bahseder misiniz? 
31yaşındayım. Bağımsız koreograf ve performans sanatçısıyım. Büyükada'da kedim köpeğim çiçeklerim ile yaşıyorum. 


Dans ile ilgili eğitim görmeye ne zaman, nasıl karar verdiniz?
2005 yılında annemin beni yönlendirmesi ile modern dansı keşfettim. Bu yolculuğumun en özel kahramanı annemdir. 2006 yılında Mimar Sinan GSÜ Devlet Konservatuvarı Çağdaş Dans Anasanat Dalı'nı kazandım. 2011 yılında mezun oldum. Yüksek lisans eğitimim aynı bölümde devam ediyor. 

Yürüyerek birçok yeri gezdiniz, bu kararı ne zaman ve nasıl aldınız?
2015 yılında ait olmadığım bir hayatı yaşıyordum. Tüm bu kıyafetler, etiketler, sorunlar bana mı aitti? Yoksa böyle bir yaşamı öğrenmiş miydim? Hayatı sorguladığım bir dönemde hareket ve farkındalık ‘hocam gitmenin ve kalmanın kararını kim veriyor?’ diye sordu. Cevabım çok net oldu; ‘ben’ veriyorum. Böylelikle yürüyerek seyahat etmeye karar verdim.
 
Bugüne kadar toplam kaç kilometre yürüdünüz? Hangi ülkeleri gezdiniz?
2200 Km yürüdüm. İtalya'dan Fransa'ya 650 km, İspanya'dan Portekiz'e 850 km, Napoli'den Bari'ye 330km, Efes Mimas Karaburun Yarımadası kısmını 200 km ve son olarak Avusturya Alp Dağları'nı 110 km yürüdüm.
 
“GERÇEKLERLE HAYALLERİN FARKINA VARDIĞIM BİR YÜRÜYÜŞTÜ”
Seyahatiniz boyunca karşılaştığınız en üzücü ve en komik anınız hangileridir?
Bunu anlatması çok zor. Güney İtalya benim için en zor ve üzücü yolculuktu. Dağ gibi çöpler, katledilmiş bir doğa, mafyanın işsiz bıraktığı insanlar, tekinsiz bir rota, selde kaybettiğim telefonum. 
Ama en mutlu yürüyüşüm de Güney İtalya. Gerçeklerle hayallerin farkına vardığım bir yürüyüştü. Tüm bu tezatlık gündelik hayatımı kolaylaştıran bir süreç oldu. Sürecin kıymetini anladığım ve yapmak istediğin şeyi yaptığın sürece etraftaki pürüzlerin çok ta engel olamayacağına dair.
 
Sosyal medyada ve internette sizi takip eden birçok insan var, onlarla etkileşiminiz nasıl?
 Samimi. Birbirimizin halinden anladığımız ve hayata dair sohbet ettiğimiz bir etkileşim.
 
Birçok yeri yürüyerek geziyorsunuz ve bu büyük zamanlar gerektiren bir süreç. Bu süreçte geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz? 
Freelance çalışan koreograf ve eğitmenim. Böyle bir iş süreci zaman zaman çok zorlayıcı zaman zaman ise büyük rahatlık. Ama asla bir dengesi yok. Bu değirmenin suyu nereden geliyor sorusu çok soruluyor.  Bir yıldır üzerime kıyafet almadım. Makyaj malzemesi almadım. Basit bir hayatım var. 
 
“YOL GÖSTERİCİ GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE”
Eminim ki kazandığınız birçok tecrübe vardır. Lise ve üniversite öğrencilerine bulunmak istediğin öğütler var mı? 
Özellikle sosyal medyada, anlatılan deneyimlenen her eylem zorlayıcı ve özel bir tecrübe gibi gösteriliyor. Belki de anlatmaya değer bir hikayemiz bile yoktur. İlham kaynağının kendileri olduğunu bilsinler çok isterim. Yol gösterici gözümüzün önünde. Bazen gözümüzün önünde olamayacak kadar derin bir yerde. Farkında olunan bir hayat, gerçekleri görmezden gelmediğimiz bir hayat ve şu anın kıymetini bildiğimiz bir hayat, gayet güzel bir hayat.
 
“HERKES KENDİNİ KURTARMAYA ÇALIŞIRSA BARIŞ VE AŞK MÜMKÜN”
Yola çıkmadan önceki Dicle ve yollardan sonraki Dicle arasında bir fark var mı? Ruhsal ve mental olarak bunu kendinde gözlemleyebildin mi?
 Mesafeliyim, ısrarcı değilim, her şeye evet diyen biri değilim ama esneyebilirim, neyi istediğimi mutlaka sorarım, taşıyabileceğim kadar yük ve sorumluluk alırım, dünyayı kurtarmak gibi bir derdim yok. Dünyada kendimi kurtarırsam ve herkes kendini kurtarmaya çalışırsa barış ve aşk mümkün. Kendimizi sevdiğimiz bir hayatta ancak empatiyi konuşabiliriz.
 
“KENDİMİZE TAHAMMÜL ETMEKTEN KORKMAYALIM”
Senin yolundan gitmek isteyenlere önereceğin tavsiyeler nelerdir?
Ben bu yolda tavsiye verebilecek gibi hissetmiyorum. Herkesin kaldırabileceği koşullar var.
Anı deneyimlemekten kaçmayalım. Hayaller güzel ama ya gerçekler. Son zamanlarda gerçeklerle barışık çok az insan görüyorum. Şimdiyi kabul etmeye başladığımızda, dilediğimiz yol kendini gösterecektir. Kendimize tahammül etmekten korkmayalım. Sanırım en önemlisi bu.
 
Son olarak, Çanakkale’ye geliş amacın neydi? Şehrimizde neler yaptın ve şehrimizi nasıl buldun?
Çanakkale'de EsraYurttut Dans Stüdyosu'da  Hareket ve Doğaçlama odaklı Yürüme Atölyesi gerçekleştirdik .Sen ve ben algımıza yepyeni bir bakış getirerek derinleştik, empati kavramının içine girdik. Zamansız bir alanda adımlar atıp, birbirimizin varlığı ile desteklendik. Ben Çanakkale'yi çok sevdim. Hatta taşınmayı bile düşünüyorum.
 
Deneyimlerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Sizi tekrar Çanakkale’de görmek isteriz.
Ben çok teşekkür ederim.
 
Gizem Tuğçe BAYHAN
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.