Reklam

Çanakkaleli genç yazarın üçüncü kitabı raflarda yerini aldı

Çanakkaleli yazar Muhammed Yavaş, üçüncü kitabı olan ‘Bu Da Mı Gol Değil’ Eylül ayında raflarda yerini almasının ardından, kitapseverlerin olumlu geri dönüşlerinden mutlu olduğunu belirtti.

770
Çanakkaleli genç yazarın üçüncü kitabı raflarda yerini aldı

Yavaş, Çanakkale’nin kitaplarına olan ilgisinin düşük olduğunu söyleyerek, “İsterim ki Çanakkaleli bir yazar olarak Çanakkale’nin öğrencilerinin ruhlarına dokunayım, örnek teşkil edeyim” dedi.
 
‘Ben Dünyaya Kanka Olarak Gelmişim’, ‘Enişte Bey Diyeceksiniz’ isimli kitaplarının yazarı Muhammed Yavaş’ın üçüncü kitabı ‘Bu Da Mı Gol Değil’ kitapseverlerle buluştu. 25 yaşındaki genç yazar, kitap yazma sürecinin hikayesini paylaştı. Öncellikle kendisi hakkında bilgi veren Çanakkaleli yazar Muhammed Yavaş, “7 Mayıs 1994 tarihinde Biga'da doğdum. İlk ve orta öğrenimini Çanakkale'nin Çan ilçesinde tamamladıktan sonra 2012 yılında Gazi Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünü kazandım. İlk kitabım ‘Ben Dünyaya Kanka Olarak Gelmişim’ i 2017 yılında çıkarttım. İkinci kitabım ‘Enişte Bey Diyeceksiniz’ i de 2018 yılında okurlarımın beğenisini sundum. Üçüncü kitabım ‘Bu Da Mı Gol Değil’ de daha dumanı üstünde. 2019’un Eylül ayında çıktı. Çeşitli kısa film, belgesel ve reklam filmlerinin yönetmenliğini, senaristliğini ve oyunculuğunu da üstlendim. İletişim fakültesindeyken ders kapsamında çektiğimiz projeler oldu. Bu projelerin bazılarıyla ödüller aldım. Şu anda Çan’da yerel gazetede muhabirlik yapıyorum. Aynı zamanda da ek iş olarak freelance şekilde kitap editörlüğü yapıyorum. 2018 yılında BCA Times Gazetesi'nin düzenlediği yarışmada mizah dalında Altın Kalem ödülü aldım. Aslen Çanakkale Yeniceli’yim. Yenice ilçesine bağlı Örencik Köyü nüfusuna kayıtlıyım. Yani ben Biga doğumlu, Çan’da yaşayan, Ankara’da okumuş, Yeniceli bir yazarım. Genel manasıyla Çanakkaleli yazarım” dedi.
 
Yazarlığın dışında Çan ilçesinde yerel bir gazetede muhabirlik yaptığını belirten Yavaş, kendisi hakkında şunları anlattı: “Yani asıl mesleğim gazetecilik benim. Aslında o da bir nevi yazarlık o da haber yazarlığı sonuçta. Yazarlık dışında tabii yine gazetecilikten dolayı fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi çok severim. Gezdiğim yerlerde beğendiğim yerleri fotoğraflayıp haberini yaparım. Kitap okumak en büyük zevkim. Bir de ben iyi bir futbol izleyicisiyim, maç izlemekten büyük zevk alırım. Ara sıra halı saha maçı yaparım. İşten arta kalan zamanlarımı ya evimde yazarak ya okuyarak ya da dışarıda arkadaşlarımla değerlendiririm. Siyasetle de ilgiliyim, seviyorum konuşmayı da takip etmeyi de… Zaten meslekten dolayı takip etmek şart oluyor. İleride siyaseten de hedeflerim var da çok çok ileride, artık Türkiye çapında tanınan bir yazar olduktan herkes tarafından bilinirliğim arttıktan sonra.”
 
“İLKOKULDA YAPILAN TÜM YARIŞMALARA KATILIRDIM”
Çok küçük yaştan beri şiirler, kompozisyonlar yazdığını söyleyen Yavaş, “İlkokulda yapılan tüm yarışmalara katılırdım ve genelde milli duygular üzerine yazılan eserlerden hep ben ödül alırdım. Aldığım her ödül de kitap olurdu. Kazandığım kitapları okuya okuya kendimi geliştirdim. Herhangi bir yazarlık eğitimi almadım. Lisede yazarlık kulübümüz vardı, orada yazılar yazardım. Kitap yazmadan önce de haber sitelerinde köşe yazarlığı yaptım. O dönem yazılarımı her hafta bekleyen bir kitlem oluşunca ben de kendimi geliştirmek amaçlı çeşitli yazarlar ve kitaplar okumaya başladım. Edebiyata olan ilgim nedeniyle dil bilgisi kurallarında da çok zorlanmadan yazılarımı yazdım ve bugünlere kadar geldim” diye anlattı.
 
“İLK BAŞLADIĞIM ZAMAN SENİN HAYATINI OKUYUP KİM NE YAPSIN DİYORDUM…”
Yavaş, kitapları hakkında bilgi vererek, “Üç kitabım var, üçünde de kendi yaşantımı mizahla harmanlayarak anlatı türünde yazdım. Anı mizah diye geçiyor. ‘Ben Dünyaya Kanka Olarak Gelmişim’ kitabımda lisenin ilk yıllarından başlayıp üniversitenin bir dönemine kadar anlattım. ‘Enişte Bey Diyeceksiniz’ kitabımda da üniversite yıllarımı, mezuniyetimi askerliğe kadar anlattım. ‘Bu Da Mı Gol Değil’ kitabımda da askerlikten başladım günümüze kadar yaşadığım olayları abartarak biraz da komiklik katarak anlattım. Absürt bir komedi çıktı ortaya. Her okuyan beğeniyor ve kitaplarımın merak uyandırdığını, sürükleyici olduğunu söylüyor bu beni mutlu ediyor. İlk başladığım zaman senin hayatını okuyup kim ne yapsın diyordum ama şimdi geriye dönüp bakınca ciddi bir okur kitlem olduğunu görüyorum” şeklinde konuştu.
 
Sıradaki kitap projelerinden bahseden Yavaş, mizah dışında bir konuyu ele alacağını dile getirdi. Yavaş, “Şu anda kadına şiddet temalı bir kitap hazırlığı içindeyim. 2020 yılının bahar aylarında raflarda olur diye tahmin ediyorum. Onun dışında tabii farklı projelerim de var. Yaşadığım müddetçe mizah da devam edecek çünkü artık hayatımı merak eden ciddi bir okur kitlem var. Yarın bir gün evlendiğimde bunu da o bana has olan komik yazım dilimle anlatmam lazım ve bu yüzden bunu ve geçmişte yazdıklarımı kabul edecek, yazarlığıma saygı duyacak birisiyle evlenmem gerekiyor” dedi.
 
“CİDDİ TAKİPÇİLERİM VE OKUYUCULARIM VAR”
“Genelde nitelikli edebiyat kitapları okumayı sevdiğini söyleyen okurlardan bile çok olumlu tepkiler aldım” diyen Yavaş, “İlk başlarken hitap ettiğim kitle genelde ilkokul, lise grubuydu ama şimdi üniversitelerde çok ciddi bir okur kitlem var. Akademisyen, diş doktoru gibi okurlarım var. Orta yaşlı kesimden ciddi takipçilerim ve okuyucularım var. Zaten sosyal medya hesaplarımda beni takip edenler de gittiğim fuarlardaki muhteşem ilgiyi görüyordur” ifadelerini kullandı.
 
“FUARDA EN GENÇ YAZAR OLDUĞUM İÇİN BÜYÜK İLGİ GÖRÜYORUM”
Yavaş, fuarlara katılmaktan çok mutlu olduğunu belirterek, “Çalışmıyorken her fuara gitmeye çalışıyordum ancak işe girdikten sonra bu pek mümkün olmadı en son geçen hafta Edirne kitap fuarına gittim. Öylesine büyük bir ilgi vardı ki ben bana bu gösterilen bu ilgi ve sevgiden dolayı Edirne’yi fahri memleketim ilan ettim. Bunu da Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a deklare ettim. O da çok sevindiğini belirterek beni Edirne’ye tekrar davet etti. İlk fırsatta tekrar gitmeyi düşünüyorum. En büyük fuara TÜYAP İstanbul Fuarına da katılıyorum orada da büyük ilgi oluşuyor. Denizli’ye gittim, orada da başta öğrenciler olmak üzere pek çok okur elde ettim. İmkanım olsa üşenmem Van’a bile fuara giderim, çünkü fuarlar bana yeni insanlar yeni okurlar kazandırıyor ve ben genelde her katıldığım fuarda en genç yazar olduğum için büyük ilgi görüyorum” dedi.
 
“BEN İSTERİM Kİ KAFELERDE PARKLARDA İNSANLARI OKURKEN GÖREYİM”
Türkiye’nin kitap okuma durumunu değerlendiren Yavaş, “Türkiye’de fena değil aslında. Çünkü son zamanlarda özellikle beğenmesek de Wattpad sayesinde lise grubunda ciddi bir okuyucu kitlesi oluştu ama yeterli seviyede değil. Çünkü pek çok ünlü romancımızın kitapları maalesef ki hala okunmuyor. Özellikle benim yaşadığım memleket kitap konusunda çok zayıf, ben isterim ki kafelerde parklarda insanları okurken göreyim ama olmuyor” şeklinde düşüncelerini dile getirdi.
 
“EDEBİYATA TİCARETHANE GÖZÜYLE BAKIYORLAR”
Genç yazar, kitaplarının basılma sürecinde yayınevleri ile yaşadıklarını dile getirerek, bazı noktalara dikkat çekti. Yavaş, “Pek çok yayınevi edebiyat taciri olmuş durumda ve edebiyata ticarethane gözüyle bakıyorlar. Yazdığının önemi yok. Sosyal medyada kaç takipçin var diye soruyorlar. Sırf bu yüzden, takipçisi var diye geçenlerde hayattaki tek başarısı bir televizyoncuyla evlenmek olan birisine bile kitap yapıldı. Bakın yazdı demiyorum çünkü kitabını kendisi yazmadı, bir başkasına yazdırıldı. Nice kalemi güçlü isimler kitap bastıracak paraları olmadığı için yeteneklerini gösteremeden çürüyüp gidiyor. Bu konunun en büyük çözümü, edebiyat tacirliğinin önüne geçerek gerçek yetenekleri keşfetmek ve maddiyattan önce edebi düşünmek. Kaliteli eserler ancak bu şekilde ortaya çıkar. Kimsenin Instagram’da 500 bin takipçisi var diye ya da Wattpad programında yazdığı 1 milyon okundu diye kitabı çıkmamalı” diye konuştu.
 
“ÇANAKKALE’DE BENİ TANIMIYORLAR Kİ ÇANAKKALE’NİN KİTAPLARIMA İLGİSİ OLSUN”
Çanakkaleli bir yazar olarak, Çanakkale’nin kitaplarına ilgisi olmadığını üzülerek belirten yazar Yavaş, “Çanakkale’de beni tanımıyorlar ki Çanakkale’nin kitaplarıma ilgisi olsun. Ne kendi memleketim Çan’da ne de Çanakkale’de beklediğim ilgi yok. İsterim ki Çanakkaleli bir yazar olarak Çanakkale’nin öğrencilerinin ruhlarına dokunayım, örnek teşkil edeyim, okullara gideyim söyleşi düzenleyeyim. Ama bunların hiçbirisi ne yazık ki gerçekleşmiyor” diyerek, bu konuda destek beklediğini söyledi.
 
Gizem Tuğçe BAYHAN
 
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.