Reklam

Gazilerin kahramanlık ve şeref günü

Çanakkale’de 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi.

310
Gazilerin kahramanlık ve şeref günü

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çanakkale Şube Başkanı Necdet Erdinç törende yaptığı konuşmada; “19 Eylül Gaziler Günü, Kurtuluş Savaşında, 1950’de Kore'de, 1974’de Kıbrıs'ta savaşan muharip gaziler ile Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimi, üniter yapısı ve toprak bütünlüğü uğrunda vatan hainlerine karşı kahramanca mücadele eden asker, polis güvenlik korucusu ve vatandaşların, tüm malül gazilerin kahramanlık ve şeref günüdür” dedi.
 
Cumhuriyet Meydanı’ndaki 19 Eylül Gaziler Günü törenine Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuamiral Levent Kerem Uça, Belediyesi Başkanvekili Süleyman Canpolat,
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çanakkale Şube Başkanı Necdet Erdinç, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluş temsilcileri, askeri erkan, gazi yakınları ve öğrenciler katılım sağladı.
 
Tören Çanakkale Valiliği, Boğaz ve Garnizon Komutanlığı, Çanakkale Belediyesi ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çanakkale Şubesi çelenk koyması ile başladı. Ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti.  Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gaziler Günü mesajının okundu ve ardından Merkez Çanakkale Anadolu Lisesi öğrencisi Yağmur Kahraman ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sosyal Bilimler Lisesi öğrencisi Halil Özdemir şiir okudu.
 
“CENNET VATANIMIZ, ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN KAHRAMANLIKLARI SAYESİNDE BİZLERE MİRAS KALMIŞTIR”
Günün anlam ve önemine ilişkin Deniz İstikham Binbaşı Anıl Yeşilyurt bir konuşma yaptı. Binbaşı Yeşilyurt, konuşmasında şunları söyledi:  “Bugün asil Türk milletinin bağımsızlığını ve vatan topraklarının bölünmez bütünlüğünü korumak için üstün bir cesaret ve feragat ile canları pahasına mücadele eden kahraman gazilerimizin şan ve şeref günüdür. Bu müstesna tarih aynı zamanda Sakarya Meydan Muharebesi’nde yaralandığı halde zafer kazanılacağına kadar ayrılmayarak milletimiz ve ordumuz için örnek fedakarlık sergileyen Mustafa Kemal Atatürk’e 19 Eylül 1921 Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gazilik unvanı ve mareşal rütbesinin verilişinin 98’nci yıldönümüdür. Aziz milletimiz tarih boyunca şehitlerimizin ve gazilerimizin aştığı kutlu yoldan ilerleyerek, nice zaferler kazanmış, bayrağına ve istiklaline sahip çıkmış, üzerinde huzur ve güvenlik içinde yaşadığımız cennet vatanımız, şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları sayesinde bizlere miras kalmıştır. Birlik ve bütünlüğümüzün, yurt sevgimizin bağımsızlık ve özgürlüğümüzün ölümsüzleşen abideleri olan kahraman gazilerimiz, yüksek bir sorumluluk duygusuyla ülkemiz, milletimiz, bayrağımız ve aydınlık geleceğimiz için canla başla mücadele ettiniz. Mücadeleye devam ediyorsunuz. İstiklalimizi ve istikbalimizi savunmak için gösterdiğiniz benzersiz mücadele ve kahramanlık asla unutulmayacak, aslarınız şanlı tarihimizde sonsuza dek yaşayacaktır. Evlatlarını, milletimizin köklü değerleriyle en şuurlu biçimde eğiten, gözbebekleri gibi yetiştirdikleri kınalı kuzularını vatan, millet ve bayrak vazifeye gönderen fedakâr şehit ve gazi aileleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve asil milletimizin gurur kaynağıdır. Değerli ailelerimizin, vakur ve metin duruşları vatanımıza, egemenliğimize ve birliğimize daima sahip çıkmaları, bizlere güç ve cesaret veren en önemli destek, dosta düşmana ne kadar kudretli ve inançlı olduğumuzu gösteren en kıymetli işarettir. Kahraman gazilerimiz, sizler kutsal vatan görevinin en yücesini yaptınız. Sizlerle gurur duyuyoruz. Asil Türk milleti daime yanınızdadır ve yanınızda olacaktır. Başta büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere ebediyete intikal eden gazilerimizi minnet ve şükran duyguları ile anarken, hayattaki gazilerimize sağlık ve sıhhatler diliyor, saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. “
 
ERDİNÇ’TEN DUYGU YÜKLÜ KONUŞMA
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çanakkale Şube Başkanı Kıbrıs Gazisi Emekli Astsubay Necdet Erdinç’te törende konuşmada duygu dolu anlar yaşattı. Erdinç, “1.Dünya Savaşı sonrasında vatanımızı bölerek parçalamak isteyen yedi düvele mensup düşman dört bir yandan topraklarımızı işgal etti. Amaçları Anadolu’daki Türk varlığını tamamen ortadan kaldırmaktı. Emperyalist küresel düşman bu işgali kolaylaştırmak ve Sevr Anlaşması'nı milletimize zorla kabul ettirmek üzere yunan ordusunu Anadolu içlerine sürdü. Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış, esarete alışık olmayan Türk milletinin bu işgale dur diyeceği şüphesizdi. Yunan ordusunun Anadolu'daki ilerleyişi Polatlı önlerinde başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasındaki kahraman Türk ordusu tarafından durdurulmuştur. Türk ordusu, 13 Eylül 1921, 22 gün 22 gece süren, dünyanın en uzun ve en kanlı muharebelerinden birisi olan, Sakarya Meydan Muharebesinde mağrur yunan ordusunu tarihinin en büyük bozgununa uğratmıştır. Yunan ordusu, kurtuluş muharebe meydanından kaçmakta bulmuştur. Yunan ordusu bir sene sonra başkomutanlık meydan muharebesinde birliklerinin birçoğu imha edilmiş olarak hezimete uğratılmış ve topraklarımızdan tamamen atılmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi son savunma muharebesi olup, Türk ordusunun 1683 İkinci Viyana Kuşatmasından beri süren geri çekilişine de son vermiştir” dedi.
 
“19 EYLÜL GAZİLERİN KAHRAMANLIK VE ŞEREF GÜNÜDÜR”
Erdinç, konuşmasının devamında, “Anadolu'da çakan milli mücadele kıvılcımları Sakarya'da, Dumlupınar'da alev topuna dönüşerek bir volkan gibi patlamıştır. Anadolu halkının ölüm- kalım mücadelesi olan ve yokluktan var edilen bir ordu ile gerçekleştirilen Sakarya meydan muharebesi, Anadolu'nun karanlık günlerini aydınlığa dönüştürerek bugünün hür ve bağımsız Türk Cumhuriyeti'nin yolunu açmıştır. Sakarya meydan muharebesinin mimarı, muzaffer ve ebedi başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'e 19 Eylül 1921 tarihinde TBMM tarafından mareşal rütbesi ile gazilik unvanı verildi.
Bugün bu unvanın verilişinin 98'nci yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnet ve şükranlarımızı ifade ediyoruz. Gaziler Günü olarak kutladığımız 19 Eylül aynı zamanda Türkiye Muharip Gaziler Derneğinin de kuruluş günüdür. 19 Eylül Gaziler Günü, Kurtuluş Savaşında, 1950’de Kore'de, 1974’de Kıbrıs'ta savaşan muharip gaziler ile Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimi, üniter yapısı ve toprak bütünlüğü uğrunda vatan hainlerine karşı kahramanca mücadele eden asker, polis güvenlik korucusu ve vatandaşların, tüm malül gazilerin kahramanlık ve şeref günüdür. 19 Eylül Gaziler Günü, Türk kahramanlığının, cesaret ve fedakarlığının en büyük Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında taçlandığı bir gündür” ifadelerine yer verdi.
 
“GAZİ UNVANI ATA'MIZDAN BİZ GAZİLERE İNTİKAL EDEN EN BÜYÜK MİRASTIR”
Törede katılan gazilerin günlerini de kutlayan Erdin şöyle devam etti; “Kahraman gaziler, sizler en büyük gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşayan birer temsilcilerisiniz. Sizler, şehitlerimiz ile birlikte Cumhuriyetimizin teminatı ve temel taşlarısınız. Gururla taşıdığımız gazi unvanı Ata'mızdan biz gazilere intikal eden en büyük mirastır. Üzerinde yaşadığımız toprakların bir vatana dönüşmesi ve bekasının sağlanması, bayrağımızın özgürce dalgalanması şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanlık ve fedakarlıkları sayesindedir. Bu kahramanlık ve fedakarlığın şifresi; ‘ölürsem şehit kalırsam gazi’ anlayışıdır. Türkiye Cumhuriyeti bugün, dünden daha fazla olmak üzere iç ve dış kaynaklı terör örgütlerinin tehdidi altındadır. Ortadoğu'da güçlü ve kuvvetli bir Türkiye emperyalist güçler tarafından istenmemektedir. Bu kapsamda terör örgütlerinin hedefi; ülkede karışıklık çıkartmak, Türk ordusunu yıpratmak, Türkiye Cumhuriyeti'ni ekonomik ve iktisadi alanda zayıf bir ülke haline getirmek, dolayısıyla, emperyalist güçlerin menfaatleri doğrultusunda sömürü planı olan Sevr'in gerçekleşmesini sağlamaktır. Aziz Türk milleti ve onun kahraman ordusu bu hainlere hiçbir zaman fırsat vermeyecektir. Her geçen gün daha da güçlenen, şan ve şeref timsali Türk ordusu dün olduğu gibi yarın da vatanımızın hürriyet ve bağımsızlığımızın en büyük güvencesi ve dayanağıdır. Topraklarımızın bir daha istila edilmesine, bölünmesine, hürriyet ve bağımsızlığımıza göz dikilmesine ne biz, ne de bizden sonraki nesiller hiçbir zaman müsaade etmeyecektir. İnanıyoruz ki kan dökülerek vatan olan bu topraklar, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk milleti tarafından en kutsal emanet olarak korunacaktır. Sevgili gençler, Atatürk Cumhuriyetimizi sizlere emanet etmiştir. Sizlerin de atamıza ve Türk gençliğine yaraşır bir şekilde durmadan çalışarak, ilim ve irfanla bu yüce devleti layık olduğu seviyeye getireceğinize ve gerektiğinde canınız pahasına koruyacağınıza inanıyoruz. Şehitlerin ve gazilerin emaneti olan bu güzel vatanı teslim ederken Türk gençliğinden beklentimiz budur.”

“ŞEHİT VE GAZİ TÜRK TOPLUMUNUN ORTAK DEĞERLERİDİR”
Madalyasını alamayan gazilere en kısa zamanda madalyalarının verilmesini talep ettiklerini bildiren Erdinç, “Kore ve Kıbrıs'ta savaşarak gazi olanların genel sayısı 59 bindir. Halen hayatta olan ve yaşları 66-90 olan Kore ve Kıbrıs gazilerinin sayısı bugün 28 bin civarındadır. Madalyasını alamayan gazilerimizin en kısa sürede madalyalarının verilmesi gaziler arasında şerefiye maaşının eşitlenmesini talep ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu konuda şunları söylemektedir; ‘milli bağımsızlığımızı, vatanın milleti ile bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek maksadıyla vatanımızın her karış toprağına kanlarını akıtan, Türk tarihine altın sayfalar yazdıran gazilerimizin, can veren şehitlerimizin hatıralarını yüceltmek, onlara olan minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek milli görevimizdir. Gazilere sahip çıkmak ve saygılı olmak milletimizin tarihine ve mazisine bağlılığının bir ifadesidir’. Şanlı tarihimizin zaferleri hiçbir zaman unutulmamalıdır. Zafer günlerine ve bu zaferlerin kahramanlarına layık oldukları değer, her zaman her yerde verilmelidir. İlgisizlik, şanlı tarihimizle olan bağı koparır. aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz her zaman, her yerde hatırlanmalıdır. Şehit ve gazi Türk toplumunun ortak değerleridir.
 
Gizem Tuğçe BAYHAN
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.