“Son Günlerde Veliler Öğrencilere Destek Olmalı”

Lise öğrencilerinin, üniversiteye girmek için bir sene boyunca hazırlandıkları YTY, AYT ve YDT sınavları bu hafta sonu gerçekleşecek. Sınavlara iki gün kala Çanakkale Campus Akademi Rehber Öğretmeni Ayşe Türker, öğrenciler ve velilerin yapması gerekenleri anlatarak tavsiyelerde bulundu.

562
“Son Günlerde Veliler Öğrencilere Destek Olmalı”

Çanakkale Campus Akademi Rehber Öğretmeni Ayşe Türker, bu hafta sonu gerçekleşecek üniversite sınavı için öğrencilerin artık çalışmalarını tamamlaması gerektiğini söyledi. Son iki gün kala, yoğun tempoda ders çalışmaya devam etmeleri önerilmediğini söyleyen Türker, bu sınavda öğrencileri 4 yıllık birikimlerinden faydalanacaklarını belirtti. Sınav tarihine son iki gün kala ders çalışmaktan ziyade formülleri veya konuları gözden geçirmenin faydası olacağını söyledi.
 
“SON İKİ GÜN BİLGİSAYARA DEĞİL, SOSYAL ORTAMLARINIZA YÖNELİN”
Türker, “Daha önceki sistemlerde sınav mart ve haziran olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Hazirandaki sınav ileri seviye olduğu için son günlere kadar çalışılabileceği, formüllerin ezberlenmesi için son iki güne kadar çalışılabileceği söyleniyordu. Şuanda da öğrencilerime söylediğim, son iki güne kadar çalışın fakat son iki gün belki birkaç formüle bakabilirler. Hatırlamakta zorlandıkları bazı alanlarda göz gezdirebilir sonrasında kapatabilirler. Tabi bu şu anlama gelmiyor, öğrenci kitabı bıraktı hemen bilgisayara oyununa, hemen televizyona yönelmemeli. Öğrenci kafasını boşaltabilmek adına biraz daha sosyal alanlara ve aileyle, arkadaşlarla vakit geçirmeye yönelmeli. Çünkü bilgisayar ortamı dediğimiz bu elektronik alem öğrencinin beynini çok daha fazla yorduğu için son iki günde hiç tavsiye etmediğimiz bir yöntem. Bu yüzden son iki günde öğrenci sadece biraz formüllere bakabilir cuma itibariyle çalışmasını bitirebilir” tavsiyelerinde bulundu.
 
“SINAVDAN ÖNCEKİ GECE HER ZAMANKİ SAATTE UYUYUN”
Sınavdan önceki gece, öğrencilerin heyecan yapmasından dolayı uyku problemi çekmesinin çok normal olduğunu söyleyen Öğretmen Türker, bu sorunu aşmak için önerilerde bulundu. Türker, “ Öğrenciler, erken uyumak için kendilerini zorlamasınlar. Normal olağan uyku düzenleri nasılsa öyle olmalı ama tabii bu 12’yi aşmayacak şekilde olmalı.  Sınav sabah erken saatlerde. Bu yüzden öğrencinin 8-8buçukta kalkıp kahvaltısını yapması gerekiyor. Normal saatlerinin dışında erken uyumayı çalışması öğrenciyi yoracaktır. Bu yüzden olağan düzenleri devam ettirmeliler. Akşamda ağır bir şeyler yememeli, uykularını kaçıracak şeyleri yapmamalıdır. Uykuya dalma açısından rahatlatıcı müzikler dinleyebilirler. Yağmur sesi, rüzgâr sesinden hoşlanıyorlarsa bunları dinleyebilirler. Aynı zamanda meditasyon tekniğini uygulamayı deneyebilirler. Bu uygulamalar uykuya geçişi kolaylaştıran şeylerdendir” şeklinde konuştu.
 
“SON İKİ GÜN ÇALIŞMAYI BIRAKIN”
Bazı velilerin, öğrencilerden daha fazla stres yaptığını fakat bu durumun öğrenciyi olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Türker, bu konuda velileri uyardı. Ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Türker, “Ailelerimiz öğrencilerimizin küçük yaşlarından itibaren ilk eğitimi aldığı yer. Ebeveynlerimiz bizi her zaman en iyi seviyede, en iyi yerlerde görmek istiyorlar. Bunun için bazen bir tık abartabiliyorlar. Öğrenciyi strese sokma yönünde bazı şeyler yapabiliyorlar. Bu yüzden bu son iki günde olumsuz hiç bir cümle kullanmayarak öğrenciye olumluya yönlendirerek ve stresini azaltıcı şeylere yönlendirebilirler” dedi. Türker, öğrencilerin sınavdan önceki son iki günde rahatlatıcı aktivitelerine onay vermelerinin önemli olduğunu söyleyerek, “Öğrenci eğer Cuma günü arkadaşları ile 1 saat dışarıda vakit geçirmek istediğini söylerse ‘hayır, gidemezsin yarın senin sınavın var’ gibi bir tepki verilmemeli. Öğrenciye ‘tamam git,1 saate gelirsin’ gibi destekleyiciyi sözler söylenmeli. Ebeveynler kendileri de öğrenciye ‘bugün senin sınavdan önceki son günün, istersen beraber vakit geçirebiliriz’ gibi sorular sorarak, onunla tartışmaya girmeden bu dönemi atlatmaya yardımcı olabilir” ifadelerinde bulundu.
 
“VELİLER ÇOCUKLARINA OLUMLU YAKLAŞMALI”
“Son iki gün öğrencinin ve velinin çok daha stresli olduğu bir dönem” diyen Türker, “Bu yüzden iki ucun birbirine çarpıp elektrik yaratmaması için bir tarafın alttan alması gerekiyor. Bu noktada öğrenciden bunu bekleyemeyiz. Bu yüzden veliler biraz daha alttan almalı, olumlayıcı konuşmalıdır. Öğrenci mutlaka içini dökmek için ebeveyne gelecektir. Öğrenciye ‘sen kötü alırsın, çalıştın mı ki’ denirse o anda öğrenci için bütün çalışma biter. Bir yılın birikimini çöpe atar. Bu yüzden öğrenciye her ‘her şey olabilir, bu sınav senin hayatının sonu değil’ denmelidir. Gerçekten de öyle. Öğrenciler için bu sınav hiçbir zaman hayatın sonu değil. Asıl mesela üniversiteyi bitirdikten sonra işe başlama evresinde kendini göstermede başlıyor. Şuan bu evrede öğrencilere bunu anlatabilmek daha zor oluyor. Benim tavsiyem ebeveynlerden biraz daha sakin ve olumlayıcı olmalılar” diye vurguladı.
Türker, sınav günü çocuklarına eşlik etmek isteyen aile üyelerinin dikkat etmesi gerekenlerden birinin de kalabalık gidilmemesi olduğunu söyleyerek, ”Öğrencilerin sınava giden anne ve babası dışında diğer akrabalarında dahil olması yanlış bir durum. Öğrenci sınav kapısından çıktıktan sonra ona en iyi gelen kişiyi görmek isteyecektir. Bu kişilerde genel olarak anne, baba, kardeş belki yakın arkadaş veya öğretmeni olacaktır. Bunu dışında kalabalık bir şekilde gitmek öğrenciyi daha fazla strese sokma adına olumsuz olacaktır. Daha küçük gruplar halinde gitmek daha doğru olacaktır” dedi.
 
“PAZAR GÜNÜ OLAN SINAV DAHA ÖNEMLİ”
Cumartesi yapılan ilk sınav oturumunun ardından öğrencilerin, sınavı kötü geçmesi halinde morallerini düşürmemesi gerektiğini belirten Türker, aynı şekilde velilerinde sınavdan çıkan çocuklara, sınavı hakkında çok soru yöneltilmesinin yanlış olduğuna dikkat çektir. Türker, “Öğrencilere cumartesi günü sınav bittikten sonra, arkadaşları da dahil olmak üzere ‘nasıl geçti’ sorusu yöneltilecektir. Tavsiyemiz, hiçbir ebeveyn çocuklarına sınavın nasıl geçtiğini sormamalı. ‘Geçmiş olsun, nasıl geçtiği önemli değil, bir adımı atlattın yarına odaklanmalısın’ şeklinde konuşursa öğrenci bir o kadar rahatlayacaktır. ‘Nasıl geçti, kaç tane işaretledin, kaç doğru yaptın’ gibi sorular üzerine öğrenci, bütün akşam onu düşünecek. Ertesi gün ise ileri dediğimiz sınava gireceği için ve bu sınavda da daha fazla hafızasına formüllere ihtiyacı olacağı için bu sorular onu olumsuz etkileyebilir.. Öğrenci biraz daha rahatlamak adına bu sorulardan uzaklaştırılmalı” ifadelerini kullandı.
İlk oturum sınavı kötü geçen öğrencilere ise, morallerini bozmamaları gerektiğini, Pazar günü yapılan sınavın daha önemli olduğuna odaklanmaları gerektiğini söyleyen Türker, “Birinci sınav dediğimiz temel yeterlilik sınavıdır. Temel yeterlilik sınavını dört senelik lisans üniversitesi düşünenler için şuanda baraj dışında ehemmiyeti yok. Yani öğrenci kendini ne kadar ileriye atarsa o kadar iyi diyoruz. Fakat öğrencinin yüzde 60 oranda etkileyecek olan sınava ertesi gün girecek. Yani öğrenci Cumartesi günkü sınavda iyi de kötü geçse bir sonraki sınavda onu daha iyi yapabilir. Öğrenciler cumartesi günü sınavı kötü geçmesi halinde, ilk önce kendine onun öneminin daha az olduğunu söylemeli. Düşündüğü anda diğer sınavı aklına getirmeli ve motive etmelidir. Birinci sınavda öğrencilerin daha çok yaşayabileceği sıkıntı süre sıkıntısı. İkinci sınavda süre sıkıntısı yok. Bu yüzden birinci sınavda kötü geçtiyse bile öğrenci ikinci sınavda daha iyi yapmalıyım odaklanıp kendini ne kadar ileriye attığını görmeli. Bir net bile öğrenciyi o kadar çok ileriye götürüyor ki, öğrenci sınav sonucunda bunları çok net görecek” şeklinde konuştu.
 
“20 SORUDA BİR SAATE BAKIN, TAKİP EDİN”
Öğretmen Ayşe Türker, sınav günü için öğrencilerin dikkat etmesi gereken bazı noktaları belirterek, şunları söyledi: ”Öğrenciler sınav günlerinde sınav yerlerine giderken kendilerini olabildiğince rahatlatmaya çalışsınlar. Olabildiğince rahat giyilsinler. Öğrenciler için koyulmuş bazı kurallar var. Su taşıyacaklarsa su şişesinin kağıdını söküp gitsinler, su şişesini sınav kâğıtlarının yakınına koymasınlar. Olası bir durumda sınav kağıdının üzerine dökülmemesi için. Süre kontrolü yapsınlar. Her branşın 20. sorusunda öğrenci saate baksın, kendini o şekilde kontrol etsin. Süre konusunda öğrenciler bu şekilde kendilerini planlayabilirler.”
 
Gizem Tuğçe BAYHAN
 


Etiketler; #Ayşe Türker
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.