“Troya medeniyetini dünyaya tanıtacak”

Troya Antik Kenti'nin UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'ne girişinin 20. yılı nedeniyle ilan edilen 2018 Troya Yılı, dünya çapında etki yaratacak müzenin de açılışına sahne olacak.

606 0
“Troya medeniyetini dünyaya tanıtacak”

Troya Antik Kenti'nin UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'ne girişinin 20. yılı nedeniyle ilan edilen 2018 Troya Yılı, dünya çapında etki yaratacak müzenin de açılışına sahne olacak. Troia Yılı ilan edilmesi sonrasında, Çanakkale Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliklerle ziyaretçi sayısını geçen yılın ilk üç ayında oranla şimdiden 3’e katlayan antik kentte, Troya Müzenin açılmasıyla bu oranın çok daha artması bekleniyor. Müzenin açılışı ayrıca, antik kentten kaçırılan hazinelerin eve dönüşüne de yol açacak.
 
Çanakkale merkezine bağlı Tevfikiye Köyü sınırları içindeki Troya Antik Kenti girişinde inşaatı deve eden Troya Müzesi, Haziran ayında devrinin yapılması ardından hizmete açılacak. 3 bin metrekaresi sergi salonu olmak üzere toplam 10 bin metrekarelik kapalı alana sahip olacak müze Türkiye’nin yanı sıra dünya çapında da ses getirecek. Yaklaşık 5000 yıllık geçmişi Troya, müze tamamlandığında filmler, rekonstrüksiyonlar ve animasyonlar gibi modern müzecilik teknikleriyle mitolojisinden buluntularına kadar detaylı şekilde ziyaretçilere anlatılacak.
 
PROJE YARIŞMAYLA BELİRLENDİ
Troia Ören Yeri'nden çıkarılan arkeolojik eserlerin korunmasına ve sergilenmesine yönelik yapılacak Troia Müzesi için mimari proje elde edilmesi amacıyla 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce açılan Troya Ulusal Mimari Proje Yarışmasında 1’ncilik ödül sahibi tasarım ekibi Yalın Mimarlık'ın kurucu ortaklarından Ömer Selçuk Baz’ın projesi uygulamaya konuldu. 2012 yılı Mart ayında Yalın Mimarlık ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında proje sözleşmesi imzalandı. Projeler ve ihale dosyaları 2012 Eylül ayında tamamlanarak Bakanlığa teslim edildi ve akabinde ihale süreci başlatıldı. İhaleleri 2013 Ağustos ayında tamamlanan müzenin inşaatına 2013 Eylül ayında başlandı. 2015 yılı sonuna kadar süren inşaat bütçe aşımı sebebiyle durmuştu. 2017 yılında yapılan ikmal ihalesi ile birlikte tekrar başlayan şantiye sürecinin 2018 ortasında tamamlanması ve Troya Müzesinin açılması planlanıyor.
 
VAKİ TAVLI TİTİZLİKLE ÜZERİNDE DURUYOR
Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, inşaası devam eden Troya Müzesi projesi üzerinde titizlikle duruyor. 2018 Troya Tılı’na ayrı bir önem veren Tavlı, haftada en az bir kez Troya Antik Kentine giderek müzede süren çalışmaları yerinde inceliyor. Şantiyede mimar ve yetkililerle bir araya gelen Vali Tavlı, sürekli bilgi alışverişinde bulunarak konuya olan hassasiyetini de ayrıca gösteriyor. Vali Orhan Tavlı son olarak geçtiğimiz günlerde incelemelerde bulunduğu Troya Müzesi’ne ilişkin Vali Yardımcısı İl Özel İdare Genel Sekreter Vekili Abdullah Köklü, Genel Sekreter Yardımcısı Celil Sezgin’den bilgi aldı.
 
“TROYA MEDENİYETİNİ DÜNYAYA TANITACAK”
Troya’yı sadece kalıntılarıyla değil, turizmin tüm unsurlarına hitap edecek altyapısıyla dünya çapında bir cazibe merkezi haline getirmek için çalıştıklarını ifade eden Vali Orhan Tavlı, 2018 Troya Yılı’nı Çanakkale ve ülkemizin kültür ve turizmine büyük katkılar sağlayacağını, Türkiye’nin dünya turizmindeki yükselişine güç katan uluslararası bir kültür ve turizm hamlesi olarak gördüğünü ifade etti. Troya Müzesi’nin ülkemiz ve dünya kültür mirası için çok önemli olduğuna dikkat çeken Vali Tavlı; “Troya Müzesi hem ülkemiz turizmini hareketlendirecek, hem de doğu ve batı kültürlerini Çanakkale'de buluşturarak, Troya medeniyetini dünyaya tanıtacak. 2018’i Troya Yılı ilan edilmesi ve Anadolu'nun kadim değeri Troya'yı dünya ve insanlıkla buluşturacak olan Troya Müzesi'ni ilimize, ülkemize ve insanlığa kazandırdıklarından dolayı basta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım'a, Kültür ve Turizm Bakanımız Prof. Dr. Numan Kurtulmuş'a, bakanlar kurulumuzun saygı değer üyelerimize şükranlarımızı sunuyorum” dedi.
 
KAÇIRILAN HAZİNELERİN EVE DÖNÜŞÜNE YOL AÇACAK
Yaz aylarında hizmete girmesi planlanan Troya Müzesi ile birlikte, dünyanın 44 müze ve koleksiyonuna dağılmış eserlere de eve dönüş yolu açılacak. 125 yıl aradan sonra ABD’deki Pennsylvania Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi’nden (Penn Müzesi) Türkiye’ye getirilen ve 24 parçadan oluşan eserler de bu müzede sergilenecek. Ayrıca Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarafından 1873 yılında antik kentten kaçırılan ve Troyalı hükümdarlara ait olduğu tahmin edilen, şuan Rusya’nın Moskova kentindeki Puşkin müzesinde sergilenen yaklaşık 8 bin parçadan oluşan hazinelerin Türkiye’ye iadesi yine müze sayesinde gündeme gelecek.


KÜLTÜR VE KONGRE MEKANI HALİNE GELECEK
2018 yılının Ağustos ayı içinde açılması planlanan Troia Müzesi, dış cephesi eskitilmiş mimariyle günümüz mimarisine uygun olarak yapılacak. Müze 3 bin metrekaresi sergi salonu olmak üzere toplam 11 bin 200 metrekare kapalı alana sahip olacak. Müzede; Troia Ören Yeri ve Çanakkale’de yapılan kazılarda bulunan arkeolojik eserler, çağdaş müzecilik anlayışına uygun olarak sergilenecek. Müze hizmete girdiğinde çevresindeki büyük alan ile birlikte bir kültür ve kongre mekanı haline gelecek.
 
“ARKEOLOJİ Ve YİTİP GİDEN BİR UYGARLIK ÜZERİNE BİR YAPI YAPMAK”
 
Troya Ulusal Mimari Proje Yarışmasında 1’ncilik ödül sahibi tasarım ekibi Yalın Mimarlık'ın kurucu ortaklarından Ömer Selçuk Baz ise projeyle ilgili düşüncelerine şu sözleri kullandı; “Her tasarım elbette ait olduğu yer üzerinden, bu yerin mimari program ile kurduğu ilişki üzerinden az ya da çok şekillenir. Kimi tasarım kurguları yer ile zıtlaşarak, kimi daha sakin ve uyumlu davranarak, kimi ona yabancılaşarak bir sonuca ulaşmayı hedefler. Aslında yersiz bir mimarlığın bile akıllarda görünmez bir yeri vardır. Yer ve onun getirdiği bugüne ait tüm bilgi bütününü biz bağlam olarak algılıyoruz. Bağlam aslında tasarımcıyı, tasarımı, düşünceyi yere bağlayan esas kavramdır. Bağlam, yerin tüm fiziki koşullarını kapsadığı gibi bölgenin sosyokütürel yapısını, coğrafyasını, havayı, rüzgarı, ağaçları kuşları da kapsar, ‘yer’ üzerine geliştirilmiş ve üretilmiş bir düşünce biçimidir belki de bağlam. Bir de bağlamdan bağımsız olarak yerin zaman ile ilişkisi geçmişi vardır. Geçmişle ve gelecekle. Troya MÖ. 3000’li yıllara tarihlenmiş bir uygarlığı tarif ediyor. Bağlam ve yer kavramlarıyla düşündüğünüzde, böyle bir müze yapısını bu kavramlardan hangisine oturtacağınızı bilemediğiniz bir an oluşuyor kaçınılmaz olarak. Eninde sonunda üreteceğiniz tasarımın düşüncelerde bile olsa maddeleşeceği anı ötelemek istiyorsunuz. Baş etmek zorunda olduğunuz, bağlam ve yer ile yeterince açıklayamayacağınız bir durum söz konusu. Bağlam, özünde bir anı ve o ana ilişkin bilgileri temsil ediyor. Yer ise konumu ve çevreyi. Zaman geçtikçe o da değişiyor, başka bir yer oluyor ve sorun başka zamanda başkalaşan yerler ile ilgili bir sorun olmaya başlıyor. Durum, aslında bir yere ilişkin değişmiş, dönüşmüş birden çok bağlamı ve o yerin geçmişteki ve gelecekteki hallerini ve başka muhtemel yerlerin bilgisini de içeren bir üst başlık olarak tanımlanabilir, bu konu özelinde. İnşa edildiğinde oluşmasını umduğumuz müze için söylenebilecek en doğrudan söz; Troya’nın silik anısını ve çevrede dolanan belirsiz hüzün duygusunu incitmeden var olmaya çalışan bir yapı iddiasıdır.”
 
Ersan KÜÇÜKKURU
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.